​ Hayatımdan enstantaneler-1 / İş Yaşamı - Kariyer / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mart '15

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
 

Hayatımdan enstantaneler-1

Karşıma çıkan her insanı küçük-büyük fark etmeksizin can kulağıyla dinlerim, ne düşünüyor ve hayata bakışı ne yönde bu benim için önemlidir. Çünkü karşıma çıkan insanlar evrenin bana sunduğu “mesajlar”  dır, mutlaka bana iyi ya da kötü deneyimler kazandırmıştır ve kazandıracaktır. Hayata karşı negatifken karşıma çıktı İbrahim Geçgil. Finans departmanı müdürüdür. 4 yıllık üniversite hayatımın bitmesi ve oradan oraya bir koşuşturmanın içine girmem ile tanıdım kendisini. İnternette onunla ilgili hiçbir içerik olmaması beni üzdü. Böyle birinin üniversitelerde olması gerektiğini düşünüyorum. 2 dönem derslerime şirketten gelen yöneticiler, ajans sahipleri katıldı. Misafir okutman olarak geldi ve gittiler. Geldi ve gittiler diyorum, alt mesaj gayet açık. İbrahim Bey, hatalardan korkmamayı öğretti 3 saatlik bir süreçte. Çünkü karşısında korkak biri vardı. Evet, korkak biri. Ve bu korkaklığım çok istediğim ve bana çok ama çok şey katabilecek bir iş hayatı sürecine girmeme mani oldu. Bana sunulan bir fırsat vardı, birinci görüşme de çok saçmalamıştım ve olumsuz olacağına o kadar çok inanmıştım ki ikinci görüşme bir fırsattı. Fırsatı değerlendiremedim çünkü olumsuz sonuçlanacağı düşüncesine kendimi o kadar çok inandırmıştım ki. Fırsatı değerlendirme düşüncesine gir(e)medim, denemedim -ki bu zamana kadar o kadar çok şeyi denemiş, çabalamış sonu hüsran olsa bile kimi zaman kendiyle dalga geçmiş ayağa kalkmış biriyken- bu üzücü bir durum oldu. Ama yine de çok şey kattı. Teşekkür ediyorum kendisine. Hatalarından ders çıkarmasını bilen biriyim. Bu işi almam da çok şey katacaktı, almamam da bir o kadar şey kattı. Pekii neler öğrendim?

 • “Hayatta ya tozu dumana katarsın ya da tozu dumanı yutarsın.” sözüne inancım sonsuz. Tozu dumanı yutmak pahasına denemek, denemek, denemek…


 •Öğrenilen şeyler uygulanabildiği kadardır. Öğrendiğini uygulayamadığın takdirde hayatında hiçbir şey değişmez.

 •“Ya bir yol bul, ya bir yol aç ya da yoldan çekil.” demiş bir bilge. Yoldan çekilmek yok! Yolu bulmak var.

•İbrahim Geçgil; “Hiçbir zaman pişman olma, pişman olursan eğer hem geçmişinle hem de geleceğinle savaşmak zorunda kalırsın.”  demişti. Mükemmeliyetçiliğin kimi zaman pişmanlığa da neden olabileceğini söylemiştim. Aslında bu mükemmeliyetçilik kavramını biraz daha irdelemem gerektiğini düşünüyorum.

 Filiz Nahirci; İş hayatında nabza göre şerbet vermesini öğreneceksin, demişti. Bu tabir İbrahim Bey’in savaşçı ruhunu karşılamıyor ama o da nabza göre şerbet vermenin bir ustalık olduğunu düşünüyor.


Dip Not: İbrahim Geçgil’e bazı konularda katılmakla birlikte bazı konularda katılmıyorum. Kendisine göre haklı olabilir, yaşadığı şeyler, deneyimler tabii ki çok fakat kendisi gereğinden fazla dominant diye düşünüyorum.

Yazımın bir kısmını sizinle paylaşıyor, özetleyebildiğim kadar 3 saatlik bir görüşmeden edindiğim tecrübeleri paylaşıyorum.

Diğer görüşmelerden edindiğim tecrübeleri de en kısa zamanda yazacağım.

Öğrenim sürecimde bana her zaman kapılarını sonuna kadar açan değerli hocalarım ve hayata yön verirken tecrübelerini ve önerilerini her zaman dinlediğim değerli ailemin, özellikle annem Gülseren Çakır ve teyzem Sultan Aydın’a çok teşekkür ederim

İlkokul hocam Gülten Kocagöz; 1. Sınıftayken bize bir şey söylemişti: Yerde bir kağıt parçası bile görseniz üzerinde ne yazıyor diye durup bir okuyun. Okumak, okumak, okumak. Merak etmek. Felseye ve psikolojiye olan merakım, halkla ilişkiler ve tanıtım okuma nedenim. İnsanları analiz etme ve gözlemleme isteği… İşte bunları hep ilkokul hocama borçluyum.

Gülten Kocagöz’e de teşekkür ediyor, ellerinden öpüyorum.


05.09.2014/Cuma


 

 
Toplam blog
: 40
: 372
Kayıt tarihi
: 09.09.14
 
 

Balıkesirliyim. Kocaeli Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünde lisansımı, Marmara Üni..