- Kategori
- Aşk - Evlilik
Hayatımız yaptığımız tercihlerin toplamıdır.

Gençliğimizde kurduğumuz hayallerimiz vardır hepimizin. Orta yaşlara gelince ise hem adımlarımız hem de düşüncelerimiz çok farklı yerlerde oluyor. Pembe panjurlu evimiz, yerini kirasını vermeye çalıştığımız, faturalatını kimi zaman ödemekte zorlandığımız bir yük haline gelince, kabus olup çöküyor üstümüze. Hele bir de huzurun kaçınca hadi dayan da göreyim. Bir çok insana sordum, para mı? Huzur mu? diye cevapları genelde huzur oldu. Parayı isteyenler de var elbette. Zaten hiç huzurum olmadı bari param olsun da bir nebze nefes alayım diyenlerde vardı. Koca sürekli dışarda, hayatını sadece kendine adamış. Ne yerim, nasıl gezerim, nasıl eğlenirim, bunlardan başka birşey düşünmez olmuş. Kadın evde ekonomi mi yapsın, çocuk mu büyütsün, ha bir de kafayı yeme durumu da var kadıncağızın. Koca eve ne zaman isterse o zaman gelir, şikayet kabul etmez, surat asarsan zaten hiç şansın yok. Alternatifin var tabi ki, adamın ikinci adresi zevk yuvası fantazilerini karşılayabileceği sığınağı kapının dışında duruyor. Kadın yine susuyor, sorgulamak içinin yandığını söylemek istiyor fakat adam duvar gibi sadece kızıyor ve neyin eksik senin diye dövüyor. Dayak yiyen kadın yaralarını kendi kendine sarmaya çalışıyor, yalnızlığı ve hayat mücadelesi ile beraber.