- Kategori
- Gündelik Yaşam
Hayatımızda ‘Herhangi’ bir alet olan, Sayaçlar…

Diyelim ki, hayatınızın günlerini sayan bir alet olsa ve yanlış saysa; o zaman bu durum mühimdir; değil mi? Peki yaşam kaynağınız olan suyu yanlış sayan sayaç; neden önemli değildir?
Ömrünüzün sayfaları her gün birer birer yırtılırken ve yapraklardan düşerken ömür sayacınız fazladan düşme yapsa ve yaşamadığınız sayfaları düşmüş gösterse… Suyumuzu kullanamadan çöpe atıyorsak şayet ya da bedeli dönmüyorsa; yanlış hesap yapılıyorsa ve yirmi yıl sonra suyumuz kalmayacaksa bu durum son derece hayatidir. Ekonomik yanı dışında hayati bir öneme sahiptir.
Neden bahsediyorum, daha ayrıntılı bakalım: Sayaçlar. Sayaçlar acaba herhangi bir alet midir? Önemsenmemesi doğal mıdır? Ne internet ne de biz sayacın farkında değiliz…
Google’da sayaç bulmak kolay değil. Google dahi sayacın farkında değil. Sayaçtan daha çok ziyaretçi sayaçlarını daha çok önemsiyor. Google’da sayaç kelimesini tarattığınızda karşılaştığınız şu olacak: Site ziyaretçi sayacı (counter) denilen online web sayacı. İlk sayfa, ardındaki, daha sonraki dahi sayacı, sayaç olarak algılamıyor. Ta ki, on birinci sayfaya gelene dek ne yazık ki, ziyaretçi sayacının; sayaçtan epey popüler olduğunu görüyorsunuz.
Oysa savaşların çıkma nedeni olan enerjiyi ölçen alettir; sayaç. Türk Dil Kurumu sözlüğünde de, sayaç yirmi yıl öncesinin tanımıyla duruyor ne var ki: ‘Hava gazı, elektrik, su vb.nin kullanılan miktarını veya mekanik etkilenmeleri ölçen alet.’
Üçüncü bir örnek olarak, internet ansiklopedisi olarak geçen; www.wikipedia.com adresinde sayaca nasıl ve ne kadar değinilmiş?: ‘Web siteleri üzerinde bulunan ve o web sitesine gelen ziyaretçilerin sayısını kaydeden; elektrik (elektrik sayacı ile), su (su sayacı ile), doğal gaz (doğalgaz sayacı ile) abonelerinin kullandıkları miktarları; seri üretim yapan tezgahların veya gazete baskısı yapan web ofsetlerin ürün sayısını göstermeye yarayan düzeneklerdir.’ Sayacın bu denli karışık ve tüm sayaç tanımlarının bir arada ele alınması; sayacın tanımdan çok tanımsızlık olmuş.
SİZ SAYACINIZI TANIYOR MUSUNUZ?
Gelip geçtiğimiz, hiç önemsemediğimiz sayaçlar; evimizde, binamızda nerde bulunduğunu dahi bilmediğimiz sayaçlar… Hayatımızda ‘herhangi’ bir alet olan, sayaçlar… Sıradan bir aletmiş gibi, hele sayacınız mekanikse bu durum daha da önemli: Elektronik sayaçta hesabınızı -kartlı sistem varsa- yine tahmin edebilirsiniz. Mekanikte ise böyle bir şansınız bulunmuyor. Siz hiç elektrik doğalgaz ve su sayacının nerede olduğunu hemen söyleyebilecek birine rastladınız mı? Kartınızı takmak zorunda olduğunuz için de nerede olduğunu bilmeniz normaldir.
Elektrik, doğalgaz ve su sayacınızın neye benzediği, renginin ne olduğu, teknolojik görünüme sahip olup olmadığı, bildiğiniz bir markaya sahip olup olmadığı, göz aşinalığı taşıyıp taşımaması, üzerinde yazan yazıların doğru olup olmadığını kontrol edip etmemeniz; bunlardan kaçına ‘evet’ diyebildiniz?
Tabii, bu özellikler sayacınızın türüne de bağlı. Örneğin elektronik ‘elektrik’ sayacında, aynı mekanik sayaçta olduğu gibi tüketiminizi kontrol etmeniz ve hesabınızı bilmeniz bilmemiz mümkün değil çünkü çoğu elektronik elektrik sayaçlarında (1) kart bulunmaz. Bu yüzden gidip, ‘Sayacım hangi markaymış, sayacım nerde duruyor acaba, üzerinde sayılar doğru mu?’ diye gidip baktınız mı? İstatistiksel sonuçlar ve röportajlar büyük çoğunluğumuzun sadece sayacını kartlı sistem sayesinde gördüğünü vurguluyor.
‘YILLARDIR SUYU HARCARIM SONRA FATURA GELİR’
Ön ödemeli sistemler hem aboneler, hem de kurumlar için önemli yer teşkil etmektedir. Kurumlar sayaçlarını kontrol altında tutarak, abonelerinin su tüketimleri hakkında daha kolay, daha doğru ve sürekli bir takibasyon içinde olacaktır. Böylelikle denge sağlanarak, suyun önemi artacak israf azalacak, ayrıca kolay takibasyondan dolayı kaçak kullanımların önüne geçilmiş olacaktır. Aboneler açısından bakıldığında ise fazla tüketim oluştuğunda, tüketimi abonenin kendi dengeleyecek ve kendi bütçesine göre tüketimini belirleyerek fuzuli tüketimlerden kaçmış olacaktır.
‘NEDEN SAYACIMI DURUP DURURKEN KONTROL ETTİRMELİYİM? NE BÜYÜK SAÇMALIK!’
Devam edelim, evindeki sayaçların teker teker hangi marka olduğunu bilene rastladınız mı? Sayacının doğru sayıp saymadığını bilene rastladınız mı? Hadi sayacının doğru sayıp saymadığını bilmeyi geçelim; bunu merak edene rastladınız mı? Diyelim bu hususu merak eden birini bulduk, sayacının doğru saydığından emin olmak için -durup dururken- test ettirene rastladınız mı? Tabii ki, hayır.
İÇİNİZ RAHAT OLSUN. FATURANIZ GELİYORSA, SAYACINIZ SAĞLAMDIR
Evet, zaten ne önemi var ki? ‘Sayaçta bir sorun olsa çalışmaz zaten. Sayaçta sorun yok ki, çalışıyor. Tıkır tıkır işliyor ki, her ay faturam geliyor’ diyorsunuz… Acaba? Öyle mi? Değil mi? Soru işareti mi oluştu aklınızda? Nihayet bir soru işareti yaratabildiysem ne mutlu.
YANLIŞ SAYSIN, DAHA AZ ÖDERİM
Gelelim konuya, sayaç durduğu yerde duruyor ve saymaya devam ediyor, diyelim. Bu, sayacınızın sağlam olduğunun ispatı değil. Ne yazık ki… Sayacınız sayabilir, her ay faturalarınız düzenli gelebilir ve siz her ay faturanızı ödeyebilirsiniz ama tüm bunlar sayacınızın ilk aldığınız günkü gibi olduğunu göstermez. ‘Daha iyi, yanlış saysın, daha az fatura öderim’ seslerinizi duyar gibiyim.
Durum yine sandığınız gibi değil. Faturanızı düşürecek bir önerim var: -Böyle bir öneri kimin hoşuna gitmez ki.- Sayacınızı kontrol ettirin. Neden mi? Cebinizden fazla para gidiyor olabilir. Siz, sayacınızın eksiksiz saydığını düşünüyor olabilirsiniz ya da ‘Sayacım eksik sayıyorsa dahi bu benim yararımadır, daha iyi.’ deseniz de, şayet sayacınız eksik değil de; ya fazla sayıyor ve siz de olabileceğinden daha yüksek bir fatura ödüyorsanız? Hiç bunları düşündünüz mü?
Evet, sayaçlar hassas aletlerdir ve tüm hassas aletler gibi hassaslıklarını kaybedebilir. O zaman da eksik ölçüm yapabilecekleri gibi yüksek ölçüm de yapabilirler. (2)
Sektörde şimdiye dek sayaç hatalarına genellikle işletme gözüyle bakıldı. Periyodik muayenesi yapılmayan sayaçlar, hassasiyetlerini kaybedip eksik ya da fazla sayabilir. Eksik saydıkları takdirde işletmelerin büyük zararı olacaktır. Çıkan sonuçlara göre de eskiyen sayaçlar, ilk halleri gibi hatasız saymamakta ve işletmeler büyük zarara uğramaktadır.
Burada söz konusu olan karşılığı alınamayan hem hizmet hem mühim bir enerji kaynağıdır. Bir yanıyla tüketicinin diğer yanıyla işletmenin zararına olan sayacın ölçüm hassasiyet kaybı, kabul edersiniz ki; ithalatımızın yüzde yetmişini enerjiye yaptığımız günümüzde, enerji kaynağının karşılığını almanın önemini tırmandırmaktadır.
İşte tüm bunları düşünmek, -hem kendimiz hem ülkemizin yararına- düşündürtmek de lazım. Artık abonenin – kendisinin- sayacının farkına varması ve bu durumun bilincine sahip olması gerektiği sınırlı kaynaklar çağında yaşıyoruz. Ülkemizin yarınına bugünden artı katabilmek ve üretmek adına bunların enerji sektörümüzde önemli olduğunu düşünüyorum.
Sevgilerimle...
Dip Not:
1- Bu arada önemli husus elektronik elektrik sayaçlarında saatlerin doğru yazıp yazmadığına dikkat edilmesi gereklidir. T3 kullanıp tasarruf yapacağını planlayan abone, sayacının saati yanlış olduğundan ekonomik tarife yerine zamlı tarifede tüketimi yazılabilir. Böyle bir durumda tüketicinin elektronik elektrik sayacı yerine mekanik sayaç kullanması daha yerinde ve ekonomik olacaktır. Tabii tüketicinin bu tercihi yapabilmesi için elektrik sayacının hangi elektronik elektrik sayacı olup olmadığını ve tarifeli sistemde kullanıp kullanmadığını bilmesi ve tarifeli sistemde de saatinin doğru yazdığını bilmesi gerekmektedir. Diyelim, sayacın saati 22.00 yerine 20.00 gösteriyorsa, sayaç yanlış tarifeden fatura yazacak ve tüketicinin zararına olacaktır. Çünkü tüketici saat 22.00’den sonra indirimli tarifeden kullandığını düşünerek tüketim yapacak, fakat gerçek bu olmayacaktır. Sebebiyse sayacının üzerinde saat 20.00 gösteriyor olmasıdır. Sonuçta fatura geldiğinde ya tüketici şaşkınlığa uğrayacak ve sayacını kontrol ettirecek ya da sayacına bakmadığından, elektrik fiyatları epey yüksek diyecek ve sebebi buna bağlayacaktır.
2- Yapılan araştırmalar, istatistiksel veriler ve deneyimlere göre; yetkililer sayacın hassasiyetinin bozulduğunda eksik ölçüm yerine tam tersine varolandan yüksek ölçüm yaptığını vurguluyor ve ekliyor: ‘Halkımız bunlara dikkat etmeli. Hesap yapayım, ekonomimi koruyayım derken daha kötü de olabilir. Asıl önemli olan bu zaten. Dimyat'a giderken evdeki bulgurdan olmamak.’
Özlem ÖZ
Editör, enerji uzmanı, gazeteci- yazar