​ Hayatımızdaki başarıda Yaşam Koçu'na duyulan yadsınamaz gereksinimimiz. / Mizah / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '11

 
Kategori
Mizah
 

Hayatımızdaki başarıda Yaşam Koçu'na duyulan yadsınamaz gereksinimimiz.

Hayatımızdaki başarıda Yaşam Koçu'na duyulan yadsınamaz gereksinimimiz.
 

Koç.


Şimdilerde yeni bir kavram çıktı 'Yaşam Koçu ve Yaşam Koçluğu'. Hani Yılmaz Erdoğan'ın bir filminde köyün delisine 'Köye televizyonun geldiği ve ne olduğu' anlatıldığında ''Yemin ederim ki benim aklıma gelmişti, vallahi de billahi de'' diyordu ya, inan olsun ben o 'Hayatta başarının sırları', 'Zenginlerin gizli şifreleri', 'İstediklerini nasıl elde edersin?' falan diye 5-10 yıldır ortada dolaşan kitaplardan başımıza böyle bir şeylerin geleceğini hissetmiştim. 

Bu kadar kitap yazıyorlar da bizim millet acaba bunları okur mu? Tablet şeklinde olanı yok mu? O tarihteki taştan tabletler değil canım, yani hap falan gibi yemeklerden sonra tok karnına alınan ufak şeylerden. Kısacası tembel milletiz azizim okumakla falan kimse uğraşmaz, bize birisi ya da birileri gelip şunu sözlü olarak anlatsa biz de başarıya aç bünyelerimizi doyursak olmaz mı? diyeceklerini adım gibi biliyordum. 

İşte şu an o an. Yaşam Koçunuz Abdurrahman Özbaşarı. Her şeyin sırrını bilen ve sizinle paylaşacak olan adam. Kardeşim adam madem olayı çözmüş, niye işi gücü olmayan aptal salak adamlarla uğraşıp millete de iş bitirmeyi öğretiyor. Nasıl bir misyonu var bu adamların? Şahsen bende böyle bir özellik olsa çoluğuma çocuğuma birer daire alırım bir de kendi işlerini kursunlar diye sermaye verir, sonra alır başımı giderim buralardan. Niye harcayayım biricik ömrümü boşu boşuna? Hazır bekleyen insanlara bir şeyler öğretmek için değer mi bunca çaba? 

Adam rahata alışmış, başarının yolunu göstersen ''Abi sen de oraya gidiyorsan beni de sırtına alır mısın?'' demezse ne olayım. Hem günah kardeşim milleti hazıra alıştırmak, hazıra dağ bile dayanmaz dememiş mi atalarımız.? Peygamber Efendimiz dilenciye önce para vermemiş de dönüşte yere bir şeyler çizdiğini görünce bu sefer para vermiş, soranlara da böyle böyle başlar en azından bir şeylerle uğraşıyordu dememiş mi? Balık vermeyeceksin balık tutmayı öğreteceksin diye söylenmedi mi bugüne kadar bizlere? O zaman ne bu rahatlık, birine yüklü miktarda ödeme yapacaksın o da sana diyetisyenin gibi onu ye bunu yeme misali, ''Eveeeet şimdi şurada şöyle yaparsak başarıya yaklaşmış oluyoruz'' falan diye bir sürü hikaye anlatacak. Sen de robot statüsünden talimatları yerine getireceksin başarıya ulaşmak umuduyla. 

İyi günler ben yaşam koçunuz, vallahi dostum bana güvenme, çalış kazan, kazandığından az harca yani para biriktir, birikimlerini çarçur etme akıllı yatırımlar yap, sağlığını ihmal etme, yağlı yeme, spor yap hadi kolay gelsin vıııınnnn. 

Yahu başka ne denebilir. Deneyimlerimi hikaye tadında anlatsam ne olacak? Eğer ağzım laf yapıyorsa millet en fazla Cem Yılmaz dinler gibi dinler, yok başarıyı bulmuş ama iki lafı bir araya getirip doğru düzgün konuşamıyorsam da ya uyuklamaya başlarlar ya da kalkıp giderler arkalarına bile bakmadan. 

Uzun lafın kısası ben o kitaplardan buralara geleceğimizi önceden biliyordum ama inanın buradan nereye gideriz onu bilemiyorum. 

Yaşam koçuymuş, yahu biz zaten koyun gibi milletiz kim ne derse inanıp peşine takılıyoruz bir koç mu eksikti de sanki onun için şimdi bu adamlar piyasaya çıktılar. Bende keçi inadı var kardeşim, kitaplarını da okumamıştım zamanında zaten şimdi de televizyona çıktıklarında kanal değiştiriyorum. Peşinen söyleyeyim hele kurban bayramına yakın yanıma yaşam koçu falan yanaşmasın sonra karışmam. 

Hadi koçum hadi güle güle, Allah'a yakın bana uzak olun. Kalın sağlıcakla. 

 
Toplam blog
: 344
: 1122
Kayıt tarihi
: 22.07.09
 
 

Okur yazarım. Okur yazarlıktan kastım, okuduklarımı yazmamdır ki, bu yazılarımı genellikle 'kitap..