- Kategori
- Felsefe
Haydi gel seninle aşk hakkında kelam edelim

Şimdi gel seninle, aşk hakkında bir iki kelam edelim. ‘’Aşk nedir?’’ diye soralım önce birbirimize. Cevabını verince sırtımızı yaslayalım koltuğa. Aşkı çok güzel tarif etmenin nefsani hazzıyla, gerim gerim gerilelim. Sonra devam edelim kaldığımız yerden… Aşka dair sorular soralım yeniden…Aşkı konuşalım bugün sadece…Aşk günü ilan edelim.
Her ne hikmetse ikimizinde en iyi bildiği konu olsun aşk. Büyük sözler sarfedelim cesaretle. Aşığın masalını anlatalım dilimiz döndüğünce…
Biz konuşadururken bir bilge zat, bir arif konuk olsun bize. Sevgiyle buyur edelim. Saygıyla selam edelim. Bize susmak düşsün edeple. Aşkı ustadan dinleyelim . Hakiki aşka kulak verelim.
‘’İçime bir ateş düştü de, bir gün yollara düştüm. Yürüdükçe yürüdüm. Yürüdükçe öğrendim . Yolda özlemim katlandı. Ateşimin harı arttı. Kıvrandıkça kıvrandım. Aşığım yüzünü açmadı bana.
Yürüdükçe yürüdüm. Çulumu çaputumu yollara serdim. Kendimde ne varsa verdim. Sağım solum boş , kalbimde kor ateş, yola devam ettim. Aşığım yüz sürmedi bana.
Dürüldüm de büküldüm . Kıvrım kıvrım kıvrandım. Secdeye kapaklandım. Karanlıklara daldım da ses vermedi bana.
Susuz kaldım kurudum. Kavruldukça kavruldum. Ateşin içinde yandım. Kül oldum, savruldum. Sonra bir de ne göreyim? Küllerimin içinde aradığım gizliymiş.’’
Ayperi Ferda Oral / Eğitimci Yazar
instagram/ayperiferdaoral