- Kategori
- Siyaset
Hayır için 41 neden...

Söze Prof. Dr. Tolga YARMAN’ın şu sözleri ile başlamakta fayda var.
“12 Eylül’de ‘Evet’ demek ‘12 Eylül’e evet’ demektir...
Hayır’da hayır vardır kampanyasına aklımın erdiği dilimin döndüğü kadarıyla katkı yapmaya çalışırken, hayır’a kimlerin karşı olduğunu, evet’i kimlerin desteklediğine bir bakalım.
Kemal Kılıçdaroğlu Genel Başkan seçildiği günden beri yurdun dört bir köşesini, il, ilçe, belde demeden gezip, “Recep Bey”in marifetlerini anlatıyor. Ancak bu geziyi halk televizyonlardan izleyemiyor. Sadece o yörenin insanı, her hangi bir taşıma olmadan bu gezilere katılarak Kemal Kılıçdaroğlu’nu izleme imkânı buluyor. Tabi evlerinde uydu anteni olan veya Diji Türk abonesi olanların “Halk TV.”den bu gezileri izleme imkânı var. Yakında Halk Televizyonunu kapatırlarsa, lisansını iptal ederlerse hiç şaşırmam.
Gelelim “Evet” kampanyasına destek verenlere: Tüm yandaş televizyonlar, ulusal bazda yayın yapan haber kanalları yayınlarını keserek, Başbakan Erdoğan’ın Bingöl gezisinden tutuverin, Elazığ’a kadarki ‘sinek kovalama’ hareketini bile canlı yayınlıyorlar. Bağımsız medyamızın(!) yayın ilkesi böyle. Ancak Devlet Bahçeli’nin sesini yükseltmesine haber kanalları birkaç saniye zaman ayırıyor. Günün geri kalan zamanını da iktidara yağ çekmek, Başbakan’ın nefes alışını izlemekle geçiriyorlar!
İşte biz hayırcılar olarak, kullandığımız bu pencereden, AKP’nin evet için 40 nedenine, hayır için 41 neden gösterelim. Aslında Hayır için binlerce neden var! Örnek mi? Sadece yolsuzluklar yeter…
Evet, çok değerli hayırseverler! Demokrasi mücadelesini hayırlarımızla güçlendirmek için nedenleri şöyle sıralayabiliriz:
Anayasa değişiklik paketine niye hayır diyelim?
1. Küresel sermayenin istediği yargı-yürütme organizasyonunu amaçladığı için,
2. Demokratik müzakereyle değil kapalı kapılar ardında hazırlandığı için, hatta tek bir adreste hazırlandığı için,
3. Hukukun gereklerini değil sermayenin çıkarlarını gözettiği için,
4. Sivillik postunda otoriterliği amaçladığı için, tıpkı 1930 yılların Almanya’sında olduğu gibi…
5. Çoğulcu demokrasiyi değil, çoğunluk diktatörlüğünü yansıttığı için,
6. Evrensel ilkeleri değil özel çıkarları öne aldığı için,
7. 12 Eylül Anayasası’nın öz çocuğu olduğu için,
8. 24 Ocak kararları kutsanarak 12 Eylül Darbesiyle hesaplaşılamayacağı için,
9. Statüko yıkılıyor haykırışlarıyla piyasanın Protestanlaştırıldığı için,
10. Halkın gerçek değişim taleplerini boğmak için geliştirilen statükocu bir değişim programı olduğu için,
11. Yürütmeye denetlenemeyecek bir güç verdiği, toplumu değil devleti güçlendirdiği için,
12. Kadın, çocuk ve engelli haklarına ilişkin zaten yürürlükte olan uluslararası mevzuat reform diye yutturulduğu için,
13. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin zaten yürürlükte olan uluslararası mevzuat ile yerleşmiş mahkeme içtihatları reform diye sunulduğu için,
14. Öncelikle vergi borçlularının yurt dışına çıkma hürriyeti gözetildiği için,
15. Sadece sendikaların aidat gelirlerini artırmaya yarayan düzenleme reform olarak sunulduğu için,
16. Sendikaların üyeleri adına yargı mercilerine başvurmalarının anayasal dayanağı kaldırıldığı için,
17. Kamu emekçilerinin grev hakkı mevcut düzenlemenin aksine engellendiği için,
18. Toplu görüşme toplu sözleşme diye yutturulduğu için,
19. Toplu görüşmede uyuşmazlık çıkması durumunda son karar merciinin kararlarına karşı yargı yolu kapatıldığı için,
20. Grevde oluşan zararlardan sorumluluk sendikalardan alınıp işçinin sırtına yüklendiği için,
21. Emekçilerin kendi mücadelesiyle kaldırdığı grev yasakları yeni kaldırılıyormuş gibi sunulduğu için,
22. Emekçilerin hakları göz ardı edilip, onları denetim altında tutacak sendika bürokrasisi tavlanmaya çalışıldığı için,
23. Kamu denetçiliğini talep edenlerin karşısına işlevsizliği ve tarafgirliği anayasal güvenceye bağlanmış bir kamu denetçisi çıkarıldığı için,
24. Kanunlarda zaten var olan mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacağına ilişkin hükmün anayasaya konulup, özelleştirme, deregülasyon ( Reformu devletin geleneksel rolü ve görevlerini önemli ölçüde ortadan kaldırmaktadır) ve kamu harcamalarının kısıtlanmasına ilişkin düzenlemeler yargı denetiminden çıkarılmak istendiği için,
25. Orman arazilerinin, kıyıların, akarsuların satılması ve kiralanmasına, iş güvencesi ve kıdem tazminatının kaldırılmasına ilişkin düzenlemeler bu paketin kabulünü beklediği için,
26. Özel yetkili mahkemeler hukuku katlederken askeri mahkemelerin yetkilerinin azaltılmasına reform dendiği için,
27. Anayasa Mahkemesi üyelerinin çoğunluğunu belirleyebilme ayrıcalığı yürütmeye verildiği için,
28. Anayasa Mahkemesinde hukukçu bile olmayanların çoğunluğa ulaşması öngörüldüğü için,
29. YÖK’ün kaldırılması büyük çoğunluğun talebi iken Anayasa Mahkemesine gönderdiği üyeler artırılarak güçlendirildiği için,
30. Sayıştay bir mahkeme bile değilken Anayasa Mahkemesine gönderdiği üyeler artırıldığı için,
31. “Anayasa şikayeti yolu” talep edenlerin karşısına işlevsizliği anayasal güvenceye bağlanmış bir “anayasa şikayeti yolu” çıkarıldığı için,
32. “Anayasa şikayeti yolu”, insanların haklarına kavuşması amacıyla değil, davalarının sürüncemede kalması ve devletin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde mahkum olmaması amacıyla getirildiği için,
33. Bir yandan “askeri vesayet” denilip Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları ve Jandarma Genel Komutanı’na Yüce Divan ayrıcalığı tanındığı için,
34. HSYK’da Adalet Bakanının yetkileri artırıldığı için,
35. Karar yetkisi idareye verilip, hâkimler ve savcılar temsil ile avutulduğu için,
36. Adalet Bakanlığı Müsteşarının HSYK’yı bloke etme ayrıcalığı kıskançlıkla korunduğu için,
37. Terör ve güvenlik konsepti Adalet Bakanlığı Müsteşarı aracılığıyla HSYK’ya, hâkim ve savcılara dayatıldığı için,
38. Yargı bağımsızlığı olmadan hak ve özgürlükler korunamayacağı için,
39. “Hâkimlerin İktidarı” var denilip “İktidarın Hakimleri” ihya edildiği için,
40. Özgürlük getirmeyip sadece özgürlüksüzlüğün uygulayıcıları değiştirilmek istendiği için,
41. Hayır diyenler Ergenekoncu ilan edildiği için.
Bu nedenlerden binlerce yazılabilir. Şimdilik
Son sözü Erich Fromm’un şu çok güzel ve önemli sözü ile bitirmekte fayda var.
Direnme gücü; dünya “evet” sözcüğünü duymak istediğinde “hayır” diyebilme yetisidir.