​ Hayvan kaçakçılığının perde arkası! / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '11

 
Kategori
Güncel
 

Hayvan kaçakçılığının perde arkası!

Hayvan kaçakçılığının perde arkası!
 

Hayvan Kaçakçılığının Perde Arkası


2010 Nisan ayında canlı hayvan, kesilmiş taze et, dondurulmuş et ithalatına devletçe izin verildi. Son yirmi yılın Hayvancılığımızın miladı olarak 2010 Nisan Ayını kabul ediyoruz.

Biz üreticiler olarak hayvan kaçakçılığını iki bölümde inceleyeceğiz.

1-    2010 Nisan ayı öncesi hayvan kaçakçılığı

2-    2010 Nisan ayı sonrası hayvan kaçakçılığı 

2010 Nisan ayı öncesi hayvan kaçakçılığı:  Bu bölümü ikiye ayırmak gerekir.

2002 yılı öncesi hayvan kaçakçılığı:

1999 yılında iktidarının yeni gelen Tarım Bakanı’a Besiciler  hayvan kaçakçılığı ile ilgili bir rapor sunmuştu. Sunulan raporda canlı hayvan kaçakçılığının Hatay, Hakkari, Van, Kars, Artvin’e sınır komşularımızdan nasıl ve ne şekilde gerçekleştirildiği ayrıntıları ile açıklandı. Problemin ana etkenlerinin  sırası ile sınır jandarma, il tarım müdürlükleri, hayvan pazarları ve bu sıralama aşıldıktan sonra kaçak gelen hayvanların diğer illerine sevklerini takip eden yollardaki kontrol noktaları nezdinde ve tüm aşamalarda siyasi ve bürokratik irade konulması istendi. Tarım Bakanı Hüsnü Ziya Gökalp  besiciler ile birlikte bu konuda proğramlı bir toplantı için Van’a hareket ettiler. Toplantıya, sınır illerin jandarma il Komutanları, İl Tarım Müdürlükleri, Polis Müdürleri katıldılar. Toplantıda o zamanın Tarım bakanı Hüsnü Ziya Gökalp özetle ‘’sınırdan kaçak hayvan geçişi var ise sorumlu buradaki Jandarma komutanıdır. Kaçak hayvan  küpelenmiş, sahte yerli menşei belgesi almış ise sorumlu İl tarım Müdürü’dür.  Ve Validir. Kaçak hayvan hangi güzergahlardan geçiyor ise geçilen ilin Valisidir, Emniyet Müdürü’dür, Trafik Müdürü’dür! Hayvan Kaçakçılığı hangi noktarda gerçekleşiyor ve önlenmiyor ise o noktanın alt ve üst sorumluları hakkında soruşturma açtırarak görevden alırım.

Ve sınır illerimizden hayvan kaçakçılığı durdu.

2002 Yılı sonrası hayvan kaçakçılığı:

Kadrolar değişti. Sınırdan Hayvan kaçakçılığı eski haline döndü. Halen günümüze kadar sınırdan canlı hayvan kaçakçılığı devam ediyor.  

2010 Nisan ayı sonrası hayvan kaçakçılığı:

Bu dönemde ve halen sınırlardan canlı hayvan kaçakçılığı devam etmektedir. 2009 yılı Eylül ayı sonlarında çiğ süt, et, canlı hayvan fiyatları artmaya başladı. 2010 Mart ayına kadar kamuoyunda yükselen et, canlı hayvan fiyatları karşısında et, canlı hayvan ithalatı konuşulur hale geldi. 2010 Nisan Ayında kesilmiş taze et, canlı hayvan, dondurulmuş et ithalatında tonaj ve tarih sınırlaması ile Et balık Kurumu’na yetki verildi.

2009 Nisan ayında kıymanın kilosu 11 TL olarak marketlerin kasap reyonlarında satılmakta idi.

Müsiad eski kurucu başkanı Erol Yarar bir açıklama yaparak Et Balık Kurumu’nun fiyatları indiremeyeceğini, kesilmiş et, canlı hayvan ithalatında özel sektörün önünün açılması isteğini duyurdu. 2010 Agustos ayında et ve canlı hayvan ithalatında özel sektörün önünü açan kararname yayınlandı.

Özel sektüre de canlı hayvan ithalat izni verildiğinde Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda’da deli dana hayvan hastalığı riskinden ülkemize hayvan ithalatı da yasak olduğundan serbest olan Litvanya ve Macaristan’a özel sektörümüz çantayı kapıp giden bu ülkelerde büro açtılar. Litvanya kendisi de hayvan sayısı da küçük bir ülke. Macaristan’da hayvan fiyatları ahım, şahım yüksek olmayınca bunun da çaresini özel sektörümüz buldu:

Resmi hayvan kaçakçılığı:

Ülkemize girişi yasak olan AB ülkelerinden Macaristan ve Litvanya’ya ithal edilen hayvanlar burada havyaların küpelerini ve menşei belgeleri değiştirerek Türkiye’ye göndermeye başladılar. Bunu yapan Macarlı veya Litvanya’lı tüccarlar değil yerli tüccarlarımız.

Şu anda hem sınır illerimizden hem de resmi ithalat yolu ile hayvan kaçakçılığı sürdürülüyor.

Hem ülkemiz vergi kaybına uğruyor, üreticilerimiz gelir kaybına uğruyor, köyler boşalıyor, hem de tüketicilerimizin sağlığı tehdit altında!

Ülkemizde tarım ve hayvancılıktaki sorunlar sadece üreticilerin değil tüm Türkiye’nin sorunudur. Tüketicilerin de sorunudur. İşçi, kamu sendikalarının da sorunudur.

2010 Nisan ayında et, canlı hayvan ithalatı başlatılmasa idi ne olurdu?

Et, canlı hayvan ithalatının başlaması için medyaya at, eşek eti satılıyor haberleri pompalandı.  İthalat yapılmaz ise et fiyatları 50 TL’ ye tırmanır denildi.

Halbuki 2009 yılı nisan ayında kıymanın kilosu 11 TL’iken ithalat ile 20’TL’lerde tutulabilindi. 11 TL’ye geri döndürülemedi. Tüm Dünya’yı et, canlı hayvan ihracatı yapan ülkeler besleyemez. Et fiyatlarının yükselmesi karşısında siyasi endişeler ile et, canlı hayvan ithalatı yerine üretim odaklı politikalar geliştirilmelidir.

Üretim odaklı politikaları gerçekleştirmek için hayvancılıkta sıfır faizli kredi furyası başlatıldı. Bir sektörde ithalatın kapısı açık iken o sektörü sıfır faizli kredi ile pompalamak demek kredileri batırmak demektir. Ekonomi ilmine terstir. Sıfır faiz sektöre teşvik, ithalat ise köstektir.

Ülkemiz canlı hayvan üretiminde kendine yeterli hale gelene kadar sınırlarımızdan gayri resmi hayvan kaçakçılığı, sınır kapılarımızdan da kamyonlar ile resmi hayvan kaçakçılığı devam edecektir. Kah tonajlarda, kah menşei belgelerinde oynanarak. Bu oynama oranlarını  siyasetçilerin bürokrasi üzerindeki iradeleri belirleyecektir.

https://groups.google.com/group/cigsutureticileri?hl=tr

 
Toplam blog
: 133
: 1992
Kayıt tarihi
: 21.02.10
 
 

Dünya'da ekmekten sonra ikinci ÖNEME sahip gıda olan SÜT ve SÜT Ürünlerinin; 1-Her türlü pake..