- Kategori
- Güncel
Hayvan pazarının hali içler acısı...

Arife günü kurbanlık almak üzere, hayvan pazarına gittim. Karşılaştığım manzara beni hayal kırıklığına uğrattı.
Çünkü gittiğim yer pazardan ziyade, depreme maruz kalarak, terk edilmiş bir harabeyi andırıyordu.
Üstelik her yanı pislik içinde; ne arasan vardı! İnşaat atıklarından tutun da, hayvan dışkısına ve çöplere kadar; her şey…
Bu manzara, bana kurbanlık almayı unutturdu. Bütün ilgi ve dikkatim hayvan pazarına ve oradaki içler acısı görüntüye yoğunlaştı.
Nedense, o an içimden “yazıklar olsun” demek geçti. Evet, evet yazıklar olsun; hem de binlerce defa…
Her ortamda temizlikten ve sağlığa uygun şartlardan dem vuranlar, nedense sorumluluğundaki hayvan pazarını unutmuşlardı!
İnandırıcı mı, bu? Yani sağlık kurallarını idaresindeki yerlerde uygulamayı unutmak gibi bir dalgınlık mümkün mü?
Hele, hele bir hayvan pazarında; Temizliğin, tertip ve düzenin olmazsa, olmaz olduğu bir yerde…
Unutkanlıktan ziyade, bu bir ihmaldir. Dahası belki de “bir temizlik anlayışının dışa yansımasıdır” demek, daha doğru olur!
Eminim ki, kurbanlık alan her Adıyamanlı, bu bayram arifesinde en az bir defa hayvan pazarına uğramıştır.
Anlayacağınız yukarıda belirttiğim manzarayı çoğu kişi biliyor. Ve hiçbiri gördüğü o manzaradan memnun değildir.
Bırakın memnun olmayı, belki de kimileri karşılaştığı manzaradan dolayı, o an Adıyamanlı olmaktan utanç duymuştur!
Böyle durumlarda insan kendine sormadan edemiyor. “Neden bizim hayvan pazarımız, pazarı güzel diğer illerinkine benzemesin ki!”
Yani etrafı çevrilmiş, küçük ve büyük baş hayvanlara yerler ayrılmış; temizlik, tertip ve düzeninden sorumluları olan bir pazar…
Böyle bir yeri inşa etmek çok mu zor?
Zaten buraya yapılacak masraflar, zaman içinde pazardan faydalanacak hayvan sahiplerince karşılanacaktır.
Ondan sonra ilgililere düşen görev; giderek böyle örnek bir tesisin koşullarını daha da iyileştirmek olacaktır.
Bu anlamda çevre düzenlemesi yapılabilir. Hayvan sağlığını kontrol ve acil durumlara müdahale için bir hayvan kliniği açılabilir, vs.
Güzel işlerin sonu mu gelir? Yeter ki hizmet vermek isteyelim!