- Kategori
- İnançlar
Hayvanlar insanlardan önce yaratılmış

Görsel alıntı
Yaratılışta önce toprak, dağlar, bitkiler, hayvanlar ve daha sonra insanlar yaratılmıştır.
Hayvanlar da topraklardan yaratılmıştır.
Hayvanların bedenlerinde yer alan –topraktan- unsurlar, insanların bedeninde de yer almaktadır.
Bu da bu her iki tür varlığın da topraktan yaratıldığını gösterir.
Ancak bitkilerin, hayvan ve insan gibi canlıların yaratıldığı kaynak toprak olmakla beraber, bunların varlıkları ve devamlılıkları suya bağlıdır.
Kur’an’da bütün canlıların sudan yaratıldığı açıkça ifade edilmiştir:
Hayatı olan/canlı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmayacaklar mı? (Enbiya, 21/30)
Allah her canlıyı sudan yarattı” Kimi karnı üstünde sürünür, kimi iki ayaküstünde yürür, kimi dört ayaküstünde yürür. Allah dilediğini yaratır. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.”(Nur, 24/45)
İlk yaratılan Peygamberimizin nurudur.
Bu nurdan diğer varlıklar yaratılmış ve en sonunda da insan yaratılmıştır. Dünya ve içindekilerin yaratılması konusunda Peygamber efendimiz şu sırayı bildirmektedir: Toprak, dağlar, ağaçlar, hayvanlar, mekruhlar, nur ve Hz. Âdem (as) (Müslim, Sıfatu'l-Kıyâme 27, (2789).
Mekruhtan maksat, zahire göre şerdir. Bir kısım âlimler ise buna madenler demişlerdir. Eşyanın yaratılışında mantıkî bir sıralama vardır.
Sırayla toprak, dağlar, bitkiler, hayvanlar ve en son olarak insan yaratılmıştır. Burada asıl hedefin, yani kâinatı yaratmaktan maksadın insan olduğu görülmektedir.
Bir meyve ağacı meyvesi için dikilir. Meyve ise, ağacın en son mahsulüdür. Çekirdek, filiz, fidan ağaç, yaprak, çiçek safhalarından geçtikten sonra meyveye ulaşılır. Şu halde her şeyi insan için yarattı.
Ayet-i kerimedeki arzın insanlar için bir beşik kılınması (Tâhâ 53) benzetmesini bu hadisin açıkladığını söyleyebiliriz. Zira beşik önceden bebek için, onun büyümesine uygun şekilde hazırlanır.
Dağların yaratılması ağaç ve bitkilere zemin hazırlamıştır. Bitkilerin yaratılması da hayvanların yaratılmasına, Bitki ve hayvanların varlığı insanların gelmesine zemin hazırlamıştır. İnsan hayatı bunların varlığına bağlıdır.
Bazı âlimler, Allah'ın her şeyi bir anda yaratabilecek güçte olmasına rağmen kademeli olarak yaratmış olması, mahlûkatına itinalı ve sağlam adım atma dersini vermek içindir" diye yorumlamışlardır. (Prof. Dr. İbrahim Canan Kütübi Sitte 6/383)
İlk yaratılan hayvanlarla ilgili dini kaynaklarda bir açıklama bulamazken, ilmi araştırmalara göre bazı tahminler yapılmaktadır:
Bu araştırmalara göre, günümüzden yaklaşık 3 milyar yıl öncesine kadar yeryüzünde canlı hiç bir varlığın mevcut olmadığı söyleniyor.
Hayatın ilk izlerine ise "Fig-Tree"serisi dediğimiz tortul kayalarda rastlanmıştır. Bunlar, fosil olarak kabul edilen organizmalar olup ortalama 20 mikron çapında çok küçük kürecikler veya lif şeklinde tanelerdir.
Hayatın başladığını bize kesin olarak gösteren ilk gerçek 2 milyar yaşında olduğu kabul edilen "Gunt-flint" bitki fosilleridir.
Bu fosil organizmaların morfolojik hususiyetleri, günümüzdeki benzer bitkilerin hemen hemen aynısıdır. Gerçek hayvan fosili olarak bilinen ilk fosil topluluğu, 700 milyon yıl yaşındaki "Ediacara faunası"dır.
Bitkilerden sonra hayvanlar yaratıldı. Hadise göre hayvanlar önce yumurta olarak değil direkt yaratılmıştır.
Yeryüzünde, bitkilerden hemen sonra ortaya çıkan hayvanların cins ve nevilerinde, "çeşit ve fark" olarak, birden bire çok büyük bir artışın olduğu, ilim adamları tarafından belirtilmektedir.
Paleontolojik bilgilere göre, kabaca bazı bitki ve hayvanların yaratılış sırasının şöyle olduğu tahmin ediliyor:
Prekambriyen öncesinde (565 milyon yıldan önceki zaman) bitkilerden ilk olarak "Mavi - Yeşil algler, bir başka ayrı grup ise bakteriler ve mantarlar", yaratılmıştır.
İlk yaratılan hayvanlar:
Süngerler, solucanlar, yumuşakçalar, halkalı solucanlar ve eklembacaklılar gibi oldukça karmaşık canlılar yaratılmıştır.
Allah'ın sonsuz kudreti ve ilmi de bunu gerektirir. Bilimsel araştırmalar da yeryüzündeki hayvan cinslerinin birden bire çok büyük artış gösterdiğini belirtmektedir. Şüphesiz en doğrusunu Allah bilir.
Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.
Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN