Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mart '12

 
Kategori
Deneme
 

Hazreti Mevlana

Hazreti Mevlana
 

Hazreti Mevlana


Muhammed Celaleddin-i rumi

Mevlânâ Celaleddin-i Belhi Rumi

30 Eylül 1207 – 17 Aralık 1273

Nasıl anlatılır, nasıl söz edilir senden bilmiyorum ki.

Sen dedim diye içim sızlarda başka bir şekil bulamadım. Siz demek daha layıkıyla olur da, nedense diyemedim. Ben babama da hiç siz demedim. Benim canlarım, uzaktakilermi ki siz olsunlar.

İçimdeki ruhani varlıklarım tabiki ben’imdir! Tabiki sensindir!

Hazreti Mevlana…

Çocukken tanıdığım için şanslıyım onu.

Bizden biri olduğu için şanslıyım.

Yabancıların gıpta ettiği bir âlimimiz olduğu için şanslıyım.

Türbesinin Konya’da olduğundan şanslıyım.

En çokda onun nasihatlarından feyz aldığım için, anladığım için, anlamaya çalıştığım için şanslıyım.

Nur içinde yatsın, rahmetli babamın bana hazreti mevlana aşkını aşıladığı için şanslıyım.

Kim, nasıl, bu kadar güzellikteki sözleri edebilir.

Asırlar geçtiği halde, onun sözleri anama, babama, bana ve kardeşlerime, çocuklarıma ve doğacak torunlarıma yol gösterecek.

Dünya durdukça duracak…

Karanlık gecelerimde hep onunla aydınlandım.

Sıkıntılı ruh hallerimde onunla ferahladım.

Daraldığımda onun hoşgörüsüne sığındım.

Onun sözlerini kendime yol haritası yaptım.

Ondan kin duymamayı öğrendim.

Ondan çok çalışmayı öğrendim.

Ondan hoşgörüyü öğrendim.

Ondan AŞK’ı öğrendim.

Bu aşkımın:

Allah’a olduğunu öğrendim.

Çocuklarıma, eşime, kardeşlerime, yeğenlerime, akrabalarıma, dostlarıma, arkadaşlarıma, tabiata, dünyaya, insanlığa olduğunu öğrendim.

Bu yaşa geldim. Her gün öğreniyorum.

Onunla ilgili yeni bir nasihat okuyorum.

Onunla ilgili yeni bir güzelliğe şahit oluyorum.

Onunla yenileri bulup, eskileri kalbime gömüyorum.

Ben onun sayesinde insan olmayı, yapabildiğim kadar iyi olmayı öğrendim.

Nur içinde yatsın…

Onun hangi sözlerini yazsam ki, onu dünya tanıyor, onu İslam Âlemi tanıyor, onu Türkiyem tanıyor, onu sizler tanıyorsunuz.

Hergün yeni bir sözü diyeceğim. Yeni bulduklarımı buradan sizlere aktaracağım…

·         Mecnun değilim dost; lakin çağırırsan çöllere gelirim. Sana yalan halde gelmem, toplarım özümü yalın halde gelirim. Kapıyı çaldığında "kim o?"dersen; ben olmam kapında sen olur gelirim. Sen gel de yeter ki, yola yük olmam, yol olur gelirim...

·         Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.

·         Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış kişi. Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler.

·         Gaflet uykusuna dalmış bir bilgisize öğüt vermek, çorak bir yere tohum ekmektir!

·         Nefis üç köşeli dikendir, ne türlü koysan batar.

·         Güneş duvardan da yansır, fakat sudan yansıdığı gibi görünmez, parlamaz. Su gibi olun.

·         Madem ki rızkı taksim eden O’dur, o halde şikâyet küfürdür. Sabır gerekir. Sabır, genişliğe ulaşmanın anahtarıdır. Allah’tan başka herkes düşmandır. Sen asıl dostu düşmanlara şikâyet eder, halinden sızlanırsın öyle mi? Padişah köleye şikâyet edilir mi? Akıllı ol…

·         Aşka yanmalı can dediğin... Ya canan olmalı ya da canını almalı, Yar diyemezsin ki herkese; içindeki yaran olmalı... Herkesin de bir yüreği vardır ama yürek dediğin bir başka yanmalı!

·         Can emanetini her an teslim edecek kadar emin, lakin inandıkların uğruna mücadele edecek kadar gözü kara olmalısın... Gönlü, aşk ateşinde yakabilmeli...

·         Olduğum gibi kim görebilir beni, ne rengim var benim, ne nişanım. Benim de bildiğim sırlar var, diyeceksin ama hem o sırlarım ben, hem o sırları saklayanım. Bu gönül ne vakit durulacak, bilmem. Ama şu anda hiç kımıldamadan duran da benim, yürüyüp giden de ben...

·         Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği gizli bi patika açar. Sen şu anda göremesen de, dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var. Şükret! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır. Sufi, dileği gerçekleşmediğinde de şükredendir.

·         Gülüş bir yansımadır bir öbür kişiye. Birden iki kişiyi döndürür bir kişiye. Anılarından kale yapıp sığınsa bile, yetmez yalnız başına bir ömür bir kişiye…

·         Bir canım, gel gör ki var yüz bin tenim... Neyleyip, n'etsem ki ağzım sır benim... Bunca insan var, "benim" hep "ben"diyen... Yok ki bir er, söylesin tek " ben, senim..."

Hepimiz ezbere biliyoruz ama ben yinede mevlana Celaleddin-i Rumi’nin hayatını anatan bir yazıyı da aktaracağım sizlere…

İslam ve tasavvuf dünyasında tanınmış bir şair, düşünce adamı ve Mevlevi yolunun öncüsüdür. Prenses Gürcü Hatun ile yakın dosttur. Hatta Mevlana portresini ve Mevlana Türbesini ilk Gürcü Hatun yaptırmıştır. Bu sayede Bilinen tek bir Mevlana portresi ve yaygınlaşan Mevlana türbeleri bu şekilde ortaya çıkmıştır.

Mevlânâ bugünkü Afganistan'da bulunan Belh'te doğmuştur. Annesi, Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun; babaannesi, Harzemşahlar hanedanından Türk prensesi, Melîke-i Cihan Emetullah Sultan'dır. Babası, Sultânü'l-Ulemâ (Âlimlerin Sultânı) unvanı ile tanınmış, Muhammed Bahâeddin Veled; büyükbabası, Ahmed Hatîbî oğlu Hüseyin Hatîbî'dir. Babasına Sultânü'l-Ulemâ (Âlimlerin Sultânı) unvanının verilmesini kaynaklar Türk gelenekleri ile açıklamaktadır.

Mevlânâ Celaleddin-i Rumi (Rumi adı, Anadolu'ya yerleşip orada yaşadığı için (o dönemde Anadolu'ya Diyarı-ı Rum deniliyordu); "Efendimiz" manasına gelen Mevlânâ ise, kendisine karşı duyulan büyük saygının belirtisi olarak verilmiştir), dönemin İslam kültür merkezlerinden Belh kentinde hocalık yapan ve Sultan-ül Ulema (Bilginler Sultanı) lakabıyla anılan Bahaeddin Veled'in oğludur…

Mevlânâ, babası Bahaeddin Veled'in ölümünden bir yıl sonra, 1232 yılında Konya'ya gelen Seyyid Burhaneddin'in manevi terbiyesi altına girmiş ve dokuz yıl O'na hizmet etmiştir.

MEVLANA DİYOR Kİ...

Dostluklara mesken bu yürek aşklara değil, sevgilinin gözlerine değil dostun sözlerine, selamına, merhabasına muhtaç bu yürek. Merhaba ey dost bu gece de yürektesin...

 

Nazan Şara Şatana

http:// http://www.facebook.com/#!/profile.php?id=100002892442552

https://twitter.com/#!/nazansarasatana

 

 

 

 
Toplam blog
: 1731
: 4678
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....