HDP yağmur olmayı değil, benzin olmayı tercih etti... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

ALİ GALİP AKYILDIRIM

http://blog.milliyet.com.tr/aligalip

20 Aralık '15

 
Kategori
Güncel
 

HDP yağmur olmayı değil, benzin olmayı tercih etti...

HDP yağmur olmayı değil, benzin olmayı tercih etti...
 

HDP isteseydi bu yangının üzerine yağmur olup yağabilirdi. Oysaki benzin olmayı tercih etti, kaybetti.


Siyaset tarihini incelediğimizde, siyasi parti liderleri ve partilerinin halk tarafından yüceltildiğini görmüşüzdür.

Bununla ilgili siyasi tarihimizde halk tarafından liderliği kabul edilen, sevilen, sayılan siyasi parti liderleri olduğunu hep gördük.

Yakın siyasi tarihimiz de, Adnan Menderes, Süleyman Demirel, Turgut Özal, Recep Tayyip Erdoğan bunların en somut örnekleridir.

Zaman içerisinde siyasetin en yüksek tepesine kadar çıkarılan liderlerin en ufak bir hatasında yine halk tarafından indirildiğini de görmüşüzdür.

Kısacası liderleri de partileri de halk getirir halk götürür.

Demokrasinin kuralı budur.

Bunun bir örneğini de 7 Haziran seçiminden önce HDP Genel Başkanında gördük.

Konuşmaları ile sempatik tavırları ile her kesimden insanımızı etkiliyordu.

Çünkü o tarihler de HDP’nin bir Türkiye partisi olduğunu, bu ülkede ezilen, yok sayılan, hakkı ve hukuku elinden alınanların, garibanların partisi olduğu mesajını veriyor, demokrasinin güzelliklerini savunuyor, Türk-Kürt kardeşliğinin ve bölünmez bütünlüğümüzden bahsediyordu.

Herkesin görmek istediği muhalefeti çok doğal bir şekilde yapıyordu.

7 Haziran seçiminden önce farklı görüşlerden olup da, Demirtaş’ın “adam gibi adam olduğunu, çok güzel konuştuğunu, konuştuklarının hepsinin doğru olduğunu hatta oyumu bile vermeyi düşünüyorum” diyen vatandaşlarımızı biliyorum.

Aslında olan şey, HDP Genel Başkanı Demirtaş’ın verdiği güvendi. Sözlerinde ki samimi ifadelerdi. Çünkü kendisi gibi ve halkın görmek istediği gibi davranıyordu.

Yıllardır akan kanın durdurulmasının Demirtaş başkanlığında ki HDP’nin başaracağına vatandaş müthiş bir şekilde inanıyordu.

Bundan dolayı da hayal bile edemeyecekleri oy almışlardı.

Bu resmenTürkiye partisi olmaya aday HDP’nin ve Genel Başkanının Türk ve Kürt halkı tarafından ödüllendirilmesiydi.

Barışın umudu olan Demirtaş’lı HDP birden bire Türkiye partisi olmaktan vaz geçip “Kandil’in Partisi” olmayı tercih etti.

Bu ülkede kendisine en çok ihtiyaç duyulan bu günlerde konuşmaları ile tavırları ile verdiği üstü örtülü mesajlarla yangının üzerine benzinle gidiyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygın bir üyesi olduğunu unutup HDP’li diğer milletvekilleri ve terör örgütü ile birlikte devlete meydan okuyor.

Her konuşması ile bölge halkını “iç savaşa” davet ediyor, yönlendiriyor.

“Bölünmemekten” bahsederken şimdi, “bölgedeki yönetim modelinin, özerklik olduğunu, özyönetim olduğunu “haykırarak söylüyor. Ayrıca  “bölgeden devletin güvenlik güçlerinin çekilmesini, yönetimin tamamen PKK terör örgütüne devredilmesini” talep ediyor.

7 Hazirandan öncesine kadar halkın önemli bir kesimi tarafından sevilen, takdir edilen Demirtaş’lı HDP bu gün Kürt ve Türk halkının gözünden düşmüş durumdadır.

Ayağına kadar gelen Türkiye partisi olma fırsatını ve şansını “Kandil’e” biat ederek kaçırmış ve halkın gözünde kaybetmiştir.

Bu partiye inanan Kürt halkı bile HDP’ye ve politikalarına, Genel Başkanlarına inanmıyor ve güvenmiyorlar.

Çünkü terörle mücadele en çok onlara zarar vermektedir.

Bölge halkı evini, işini, iş yerini terk edip başka yerlere göç etmek zorunda kalmışlardır.

HDP isteseydi bu yangının üzerine yağmur olup yağabilirdi.

Oysaki benzin olmayı tercih etti, kaybetti.

Ali Galip AKYILDIRIM

Eğitimci/Yazar

 
Toplam blog
: 264
: 396
Kayıt tarihi
: 28.07.14
 
 

1959'da doğdu. Sınıf Öğretmenliği okudu.1979'da Öğretmenlik görevine başladı. Hayatın; okumak, ya..