- Kategori
- Spor
Helal olsun haltercilerimize...

Helal olsun haltercilerimize…
“Avrupa Halter Şampiyonası” 6-16 tarihleri arasında Antalya’da yapıldı. Gençlerimiz, sporcularımız son derece güzel müsabakalar çıkardılar; bana göre gurur duyulacak sonuçlar aldılar. Bu gün itibariyle (14.4.12) takımımız Avrupa İkinciliğini koruyordu. Son günde de durum değişmezse, bu Türkiye Halteri için son derece gurur verici bir sonuç olur.
Bu sonuç için, özellikle Halter Federasyonu Başkanı Sayın Dr.Hasan Akkuş’u ve onun ekibini içten kutlamak gerekir. Özellikle Antrenörleri ve Teknik adamlarımızı candan kutlamak gerekir.
Bu müsabakalarda Bayanlarda 48.Kg. Nurdan Karagöz (2.) ; 53.Kg.Aylin Taşdelen (2.) ; 63.Kg. Sibel Şimşek (1.) ; 63.Kg.Neslihan Okumuş (3.) ; 75. Hatice Yılmaz (3.) iki bronzla Avrupa 3.cüsü oldu. Erkeklerde : 56.Kg.Gökhan Kılıç(3.) ; 62.Kg.Bünyamin Sezer(1.) ; 85.Kg. Fatih Baydar (2.) ; 94.Kg.İbrahim Arat (2 Bronz) Avrupa üçüncüsü oldu.
Milli takımımız toplam 20 madalya kazandı...
Milli takımımızda madalya kazanan sporcularımız şunlar:
Sibel Şimşek 3 altın madalya,
Aylin Daşdelen 2 gümüş, 1 bronz madalya,
Nurdan Karagöz 2 gümüş madalya,
Neslihan Okumuş 2 bronz madalya,
Hatice Yılmaz 2 bronz madalya,
Bünyamin Sezer 2 altın, 1 bronz madalya,
Fatih Baydar 1 altın, 1 gümüş madalya,
Gökhan Kılıç 1 gümüş, 1 bronz madalya,
İbrahim Arat 1 bronz madalya
İbrahim Arat ile birlikte Büyükler Avrupa şampiyonasındaki yarışmalarını tamamlayan Milli takımımız toplamda 6 Altın, 7 gümüş ve 7 bronz madalya kazanmış oldu. Milli takımımız erkeklerde 3 altın, 3 gümüş ve 2 bronz madalya elde ederken toplamda 466 puana ulaştı. Bayanlarda ise 3 altın, 4 gümüş ve 5 bronz madalya kazanan milli takımımız 441 puana ulaştı.
Müsabakaları büyük bir heyecan ve gurur içinde seyrettim. Ve Halterde nerelere geldiğimizi gördüm. Takımımız çok ciddi çalışıyor ve beklenilen sonuçları alıyor.
Özellikle Bayanlarda , Hatice Yılmaz’ın (75 Kg) da yaptığı müsabakada , taktik kilo değişimlerinin nasıl sonuçlanabileceğini gördük. Hatice , genç takımdan büyükler takımına yükselmiş bir isimdi. Kendisine gösterilen güveni yerine getirebilmek için kendisini nasıl zorladığını; Antrenörüyle nasıl sıkı irtibat kurduğunu; Antrenörün desteğinin ne kadar önemli olduğunu hissettik ve açıkça gördük… O güzel insan, Hatice Yılmaz , hem Türkün ,Anadolu insanının temiz yüzünü gösterdi hem de çok iyi bir performansla, ilk kez girdiği büyükler müsabakasında bir Avrupa Üçüncülüğü kazandı. Bu hiç de küçümsenecek bir sonuç değildi. Çok iyi bir sonuçtur. Bu başarılarda emeği geçen bütün sporcularımızı candan kutlarız.
Belli ki, Halter çok ağır bir spor; ve halter çalışan sporcular her an vücutlarına bir zarar verebileceği endişesini göstermeden; Ay-Yıldızlı bayrağı gönderde dalgalandırabilmek için ellerinden geleni yapıyorlar.
Aslında Haltercilerimizin aldığı bu sonuçların diğer spor dallarına da örnek olması gerekir. Sporda en büyük beklentimiz olan Dal kuşkusuz “Güreş”tir ; belki de bir çok ülkeye güreşi biz öğrettik… bir çok antrenörümüz, sayısız ülkede Hocalık yaptılar… Ama , ne yazık ki, bana göre Türkiye ne Dünya Şampiyonalarında, ne de Olimpiyatlarda istenilen sonuçları alamamıştır.
Bana göre bunun nedenleri.
1.Güreş, istenildiği kadar tabana yayılamamıştır. Oysa daha çok çocuğumuzun ve gencimizin güreş sporuna ilgisi olması gerekir. Gençleri kazanmak için gereken her şey yapılmalıdır.
2.Eğitim yeterli değildir. Özellikle okullarda , güreş hiç kaale alınmamaktadır. Bu yanlıştır. Bu yanlıştan bir an önce geri dönülmelidir. Yeni hesaplar yapılmalıdır.
3.Okullu antrenör ve teknik adam yetiştirmeye önem verilmelidir. Hala güreş minderlerine alaydan veya daha iyisi çayırdan, diyelim ,yetişmiş antenörler hakimdir. Oysa; mutlaka “Güreş” bilimsel düzeyde analiz edilmeli.. her türlü oyunları; teknikleri; kuralları tasnif edilmeli ve buna göre teknik adamlar ve güreşçiler yetiştirmelidir… Yoksa ala ala hey… bu işler olmuyor bunu gördük… Bu konuda Azerbaycan bile bizi geçmeye başladı. Biz bu konuda da oyalanıyoruz.
Halter Dalı ve alınan başarılar; genelde sporda çalışmaların nasıl yapılması gerektiğini gösteriyor. Kaba gücün yerine; akıl ve teknik hakim olduğu zaman her şey yoluna giriyor. Ve başarılar birer birer geliyor. Sporda da akıllı olmak gerekir. Ve tabii güçlü… Görünen tablo bir gurur tablosudur; bütün ilgilileri kutlamak gerekir.