​ Hem kel hem fodul (Yakında olacakları bilmek için alim olmaya gerek yok) / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Erdoğan Özgenç DOST MECLİSİ

http://blog.milliyet.com.tr/erdoganozgenc

03 Ağustos '13

 
Kategori
Siyaset
 

Hem kel hem fodul (Yakında olacakları bilmek için alim olmaya gerek yok)

Mısır’daki olaylara ve iktidardan düşürülmüş birinin yanlılarının eylemlerine bakıp ve Suriye’de olan bitenlere, çatışmalara “yanlı” bir şekilde bakıp ülkemizdeki son yılların en güzel demokratik tepkisinin ortaya konduğu;

Taksim Meydanı ve Gezi Parkı eylemleri hakkında ahkâm kesenleri görünce aklıma: 

“Kelin merhemi olsa kafasına sürermiş” deyişimiz geliyor nedense…

Erkeklerin korkulu rüyası “Kellik” konusunda ne çok laf vardır; Hem kel hem fodul gibi…

***

Geçenlerde yazdığım “İstihbarat almışlar” başlıklı yazıma sayısız tepki geldi, iyisi de var kötüsü de, sandılar ki İstihbarat örgütümüzle alay ediyorum, alay falan etmiyorum sadece “acıyorum…”

Aynı yazı içerisinde “eylemlerin süreceğini düşünüyorum” diye bir kelam etmişim ya, nereden biliyorsun yoksa sen de mi “hükümet yıkılsın darbe olsun” isteyenlerden misin, diyen diyene…

Hâlbuki ne güzeldir “Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir” deyişi…

Gerçi anlamak için son yılların modası “hacı hoca-üfürükçü” olmanız lazım ama eylemlerin devam etme olasılığını anlamak için “âlim” olmaya gerek yok, bana göre…

Birkaç tespiti sıralamak yeterlidir diye düşünüyorum, ayrıca ağlayan adamı bu “istihbaratı” veren adamı kutluyorum. Ne büyük adammış…

***

-Önümüzde bir yerel seçim var, şu anda kazan kaynıyor, hemen akabinde de Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak, seçimlerin adil olacağına inanan var mı?

-Yeni Anayasa değişikliği safsatası altında “muhalefetin itirazlarına rağmen” çıkarılacak yasalarla Başkanlık sistemi, yarı başkanlık sistemi hazırlıkları tamamlanmak üzere, dayatmalar aynen devam ediyor. Aslında yapılması gereken “Partili Cumhurbaşkanı” uyarlamasından başka bir şey değil; hem Müslüman hem Partili…(?)

-Laiklik kavramı artık ayaklar altında, laik kesim diye adlandırılanlar hala yaşam biçimlerine sorumsuzca müdahale edildiğinde ısrar ediyorlar, edecekler amma velakin İslami kesim de “şeriat” diyecek…

-Din istismarları sömürüleri her zamankinden daha fazla artacak.  Alevilerin “Cem evleri” konusu netlik kazanacak gibi olsa da kafalar da hala kuşkular var. Zira diyanet Camilerin dışında hiçbir yerin ibadethane sayılmayacağına ilişkin açıklamaları var.

Başta Hatay Antakya olmak üzere bazı il ve yerleşkelerden Alevi Sünni çatışmalarının kokusu geliyor…

***

-Kürtlerin temsilcisi olduğunu söylemekte ısrar eden PKK’lı örgütler ülkede Doğu ve Güneydoğuda özerlik taleplerinde ısrarcılar. Anılan örgütlerin hem meclisteki uzantıları hem Irak ve Suriye’deki uzantıları tarih bile vererek gereğinin yapılmasını istiyorlar.

Milliyetçi kesimin bu konuya bakışını anlamak ve verecekleri tepkisi anlamak için falcı olmaya gerek var mı? Bu kesim şimdiye kadar eylemlerden uzak durdu ama bundan sonra duracağını hiç sanmıyorum.

Buna rağmen; PKK geri dönecek deniyor sanki gitmiş gibi. PKK ve BDP milletin ve iktidarının gözünün içine baka baka, kendi birliklerinin oluşumlarının hazırlığını yapıyor…

***

-Enflasyon rakamları, fiyat artışları, maaş düzenlemelerindeki haksızlıklar, ekonomideki daralmalar, bütçe açıklarında en ufak bir azalmamanın olmaması, fon akımlarının azalması borçlanmaların artma olasılığının ortaya çıkması hatta yabancı sermayenin kaçmaya başladığını görülmesi, halkın aleyhine sonuçlar doğurmasına tepkiler hafife alınacak şeyler mi?

-İşsizlik artmaya devam edecek bu arada “ithalat” rakamları da son elli yılın en üst düzeyine çıkacak, örneğin sadece belirli kesimlerin elinde olan “altın ithalatı” sınırları zorlamaya devam edecek…

-Küçük esnaf ise “destek” yalanları ile uzun vadeli kredileri kullanmak zorunda bırakılacak, Siddin sene ödese borcu bitmeyecek…

-Memur işçi ve emekli kredi kartları ve Bankaların tüketici kredileriyle ayakta kalmaya devam edecek…

-İktidar dünyanın bilmem kaçıncı ekonomisine sahip ülke olduk, demeye devam edecek, yani;

“Hem kel hem de fodul…”

***

-Ülkenin artık boğazını sıkan “İslami kesim” yani dinciler, dinimizi sömürenler hükümete özellikle de Başbakan’a karşı komplolar düzenlendiğini faiz lobisinin tezgâhlar düzenlendiğini öne sürerek Menderes’i astınız Özal’ı zehirlediniz “Tayyib’i astırmayacağız” sloganı atacakları da kesinleşti…

-Ve siz bu arada komşularda yana ateşe körükle dalmaya taraf olmamanız gerektiği halde taraf olmaya devam edeceksiniz…

***

Yani ülke batısından doğusuna kuzeyinden güneyine kadar her yerde kaynar kazana düşmüş vaziyette ve ülkede yaşayan herkes; Alevisi Sünni’si, Laz’ı Çerkez’i Arap’ı Türk’ü Kürdü ile öğrencisi, İslamcısı, muhafazakârı kindar dindar gençliği ile birlikte kazanın içinde fokurdayıp duruyor…

Sadece yüzde birini bile teşkil etmeyen bu kısacık(?)açıklamalarımın varlığında eylem yapmamak mümkün müdür?

Bunlara tepki koymayan halk ya “köle” dir ya da salak…

Hayırlısı olsun nasıl olsa alıştık;

1-Emir büyük yerden

2-Büyüklerimizden iyi mi bileceğiz? Demeye…

Erdoğan ÖZGENÇ

 
Toplam blog
: 846
: 425
Kayıt tarihi
: 26.06.12
 
 

Emekli banka müdürüyüm ama kart vizitimde "insan" yazıyor. Adana'da ikamet ediyorum. Herk..