​ Henüz teknoloji bu kadar canımızı yakmamışken... / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Temmuz '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Henüz teknoloji bu kadar canımızı yakmamışken...

Henüz teknoloji bu kadar canımızı yakmamışken...
 

Henüz hiçbir şeyi bilmez iken, istediğimiz her şey bu kadar yoğun değil ve hatta kolay ulaşamazken bile nasılda güzelmiş, nasılda keyif vericiymiş her şey. Soluduğumuz havadan, yediğimiz içtiğimize kadar, yaşadığımız dostluklardan, aile kavramlarımızdan, değerlerimizden, saygılarımızdan tutun, yaşadığımız aşklarımıza sevgilerimize kadar her şey ne kadar saf ve temizmiş.Ellerinde çamaşır çitileyen, bulaşık yıkayan, affedersiniz popoları oturak yüzü görmeyen kadınlarımız bile o dönemlerde hallerinden şikayet etmezlermiş.

Bunun böyle olduğunu şuan kolaylık devri olan teknoloji çağında yaşadıklarımızdan daha açık ve net anlayabiliyorum.

Teknoloji çağı geldi, mertlik bozuldu.

Aşklar bozuldu...

Sevgiler bozuldu...

Evlilikler bozuldu...

Yiyecekler bozuldu...

Sağlıklar bozuldu...

Oysa her şeyin daha kolay, daha düzenli, daha güvenilir, daha rahat ve tüm bu kolaylıkların akabinde de biz insanların daha mutlu olması gerekmiyor mu?

Gerekiyor....

Fakat gelişen teknoloji ile biz insanlar eskiye göre daha mutsuzuz.

Henüz aşklarda, aldatmaların, güvensizliklerin, yalanların, sahte sevdaların olduğunu, yaşandığını, bilmediğimiz zamanlarda, nasılda dünya sade ve sadece bizim eksenimizde döndüğünü düşünürmüşüz.

Düşünürdüm, bir kere birini sevdi mi insan, bir daha bir başkasını sevemez, o sevgi ömür boyu sürer.

Henüz kalbimi birileri bu kadar acıtmamışken sanırdım ki; sevgi namus demek, sevgi şeref demek, sevgi en kutsal hazine demek, o korunup kollanır ömür boyu sürmesi için, diye düşünürdüm.

Maalesef hep yanlış düşünmüşüz teknoloji, aşkları da, sevgileri de, evlilikleri de çirkinleştirdi günümüzde.Güven kalktı, sadakat kalktı, bağlılık kalktı.Herkes istediği tarz kişiye, ilişkiye, istediği an ulaşabilir hale geldi.

Teknoloji ruhen ve fiziken her şeyimizi bozdu..

Yediklerimizle henüz bu kadar oynanmamışken, ‘’ sebzelerde hormon var’’, ‘’genleriyle oynanıyor’’ diye bir şey bilmez iken, hatta ve hatta domatesleri, biberleri türlü zorluklarla kendi bahçene, kendi ellerinle dikip, çapalayıp sulayıp sonra yine kendi ellerinle topladığın zamanlar da bile ne kadar mutlu ve sağlıklıydı insanlar değil mi?

Ne zaman ki teknoloji çağına geldik, ne zaman ki, ticari çıkarlar, insani değerleri yok edip, bu değerlerin önüne geçti, işte o zaman ölümler, adı sanı duyulmamış hastalıklar yaşantımızın birer parçası oldular..Eskiden genç ölümü olmazdı diyor yaşı ilerlemiş muhteremler..Ölümler sıralıydı diyorlar sohbet esnalarında..Ama şimdi öylemi ölümler ve hastalıklar ne gencine ne yaşlısına, ne sırasına bakıyor.Alıp alıp gidiyor hayatımızın bir parçalarını her gün..

Keşke teknolojiyi, henüz kalpleri acıtmadığı, sağlıkların bozulmadığı zamanlarda yaşayabilseydik..

 
Toplam blog
: 529
: 3765
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

İstanbul'da doğmuşum... Dünyalar tatlısı bir kızım var... Herkesi kolay kolay sevemem... ..