- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Hep birlikte Ankara'ya... Lütfen!...

Bugün Cuma, benim için heyecanlı, coşkulu geçeceğini düşündüğüm ve tepkimi büyük bir kitleyle paylaşıp, dile getirmeyi düşündüğüm Cumartesi gününün öncesi … Ankara’ya gidiyorum, Ata’ma ve Cumhuriyet’imize sahip çıkmaya… Şöyle bir geriye bakıp düşünüyorum, nasıl geldik bu günlere, aklım almıyor anlamakta zorlanıyorum… Kendimce yorumlar yapıyorum, neler sebep oldu diye, en başında gelen sebeplerden birisi solun böyle aptalca bölünmesi diyorum, peşinden ülkemizde çoğunluğu teşkil eden kırsal kesim ve eğitimsiz ya da az eğitimli çoğunluğun din sömürüsüyle aklının çelinmesi geliyor… Üzülüyorum…
Günlerdir Ankara’ya gitme olayı konuşuluyor çevremde, dikkatimi çeken bazı tespitlerim oldu… Bu tepki, bizim tepkili olduğumuz diğer taraf tarafından düzenlenseydi, örneğin liderlerinin cumhurbaşkanı olması için insanları alanlara çekmek isteselerdi ne olurdu… Eminim ki yarınki halk kitlesinden mislilerce kişi daha fazla toplanırdı. İşte bu yüzden üzülüyorum, onlar daha fazla sahip çıkıyorlar benimsedikleri bu düzene…
Çevremdeki kişilerle konuşuyorum, her duyan hareketin güzel olduğunu ve aslında herkesin gitmesi gerektiğini söylüyor, söylüyor da icraat yok, niye gelmiyorsunuz diyorum, bir sürü bahane… (Sözlerim gelebilecek olup da gelmeyen kişilere) Hayal kırıklığına uğruyorum haliyle, dilerim katılım düşündüğümden çok daha fazla olur da o gün bu duygumda yanılırım… Bir de hangi dernekle, kimlerle katıldığı konusu tartışılıyor. Yok o dernek şöyle, yok bu dernek böyle diye yorumlar geliyor, yine üzülüyorum… Bırakalım aramızda hizipleşmeleri, artık farkına varmadık mı bu yüzden neler kaybettiğimizin…
Yazılacak çok şey var ama ben bir tek noktaya değinmek istiyorum kısaca… Ata’mıza böyle düşmanca tavır sergilemeleri, hakkında hakarete varan sözler söylemelerine karşı elimiz kolumuz bağlı hiçbir şey yapamıyoruz… İlkokulda Atatürk sevgisiyle büyüdük, yurdumuzu düşmanlardan nasıl kurtardığını, sonrasında yaptığı devrimleri, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmak için nasıl uğraştığını, asil liderlik vasfını, sarf ettiği sözlerin ne kadar anlamlı, her birinin başlı başına bir değer olduğunu öğrendik… Şimdi ise bu yüce insanı okul kitaplarından çıkarma, resmi dairelerdeki fotoğraflarını indirme çabasındalar. Yaparlar mı yaparlar, bunlardan her şey beklenir, daha kim bilir neler planlıyorlardır bilmediğimiz…
Bazı yabancı ülkeler dahi O’nu takdirle anıp, kendilerine idol seçerken bunlar kafir damgası vurup, yaptığı devrimleri ise dinsizlik olarak nitelendiriyorlar… Ülkemiz büyük bir kaosa sürükleniyor, “cumhurbaşkanı olsun mu, olmasın mı, olursa şöyle olur, yok olmamalı, ama demokrasi var, bal gibi olur,” bu gibi söylemler konuşulup duruyor aylardır… Ben Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı aydın bir Türk kadını olarak istemiyorum, şu an bulundukları makamlara da yakıştırmıyorum hiçbirini ve yeter artık gitsinler diyorum… Elimizden almak istedikleri Cumhuriyetimize sahip çıkmak adına da bu harekete katılmayı görev sayıyorum. Benim gibi düşünenler lütfen birlik olalım, haydi hep birlikte Ankara’da buluşalım…
Sevgiyle kalın, Cumhuriyet’le kalın….