- Kategori
- Gündelik Yaşam
Hep erteleriz hayatı

Hiç düşündünüz mü? Neyi tam gününde ya da aklınıza gelen o anda yapılması gerekilen şeyi eksiksiz yaptığınız oldu mu?
Ertelediniz mi hayatı, bugünü, dünü, yarını.. Sonraya bıraktınız mı en önemli işlerinizi ve sonucunda yine yalan oldu mu?
Hani deriz ya ‘of aman moralim bozuk sonra yaparım’ ya da ‘canım hiçbir şey yapmak istemiyor’ ya da ‘içimden gelmiyor’ deriz çoğu zaman.
Hayatı erteleriz, yaşamayı erteleriz günü gününe yaşamayı,sanki yarına çıkabileceğimiz kesin gibi.. Gülmeyi erteleriz ardımıza dönünce bir palyaço bulabileceğimizi düşünerek, en değerli tebessümümüzü saklayarak hayata asık surat ile bakarız..
Sevmeyi erteleriz en kıymetli olan bu duyguyu, etrafta sevilecek binlerce kişi varmışçasına erteleriz o en güzel duyguda kaybolmak yerine biz ertelemeyi seçeriz..
Aşkın büyüsüne kapılmadan zamanı değil diyerekten sevmeyi ertelediğimiz gibi onu da erteleriz karanlık günlerin baş ucuna..
Dolu dolu yaşamayı erteleriz mesela her anı deli gibi yaşamak varken yarın yaparız deriz hep. Yarınları yarınlara erteleyerek yaşarız..
Bir dost muhabbetini onun sıcaklığındaki verdiği huzuru erteleriz. Hani bir dost eli sarınca tüm her şey toz pembe olurcasına o güzel sihirli bir varlığın sıcaklığı ile buluşmayı erteleriz..
Halbuki ne kadar büyük bir kayıptır erteleyerek yaşadığımız hayat, günü gününe, saati saatine yaşamak varken hep yarınlara yüklemişiz umutlarımızı..
Dün ölmüşken ve bugün can çekişiyorken yarınlarımız henüz doğmamışken ertelemeyelim hayatımızı..