- Kategori
- Gündelik Yaşam
Hep günlük e-günlük

linda...
Merhaba sevgili günlük;
Yarın ilk cemre düşüyor. Bu demektir ki kış bitti. Bir daha ki sene daha da yumuşak bir kış yaşayacağız. Bu yaz ise pek sıcak olmayacak. Yani geçen seneye göre daha serin geçecek. Bunu bana babaannem öğretmişti. Bir kış sert, bir kış yumuşak, Bir yaz sıcak, bir yaz serin. Senelerdir takip ederim hiç değişmez.
Bu aralar sürekli gündemden düşmeyen susuzluk çığlıkları devam ediyor. Anlamıyorum. Bütün binaların arkasında kuyular var ve hepsi de gürül gürül su veriyor. Etrafımız sularla çevrili ve altımız su kaynıyor. Sadece Sakarya civarında onlarca su kaynağına kurulmuş tesis var. Adapazarı ve sakarya nın altı olduğu gibi su. Acaba diyorum barajlarımızda mı bir sorun var. Topladığı suyu tutamıyor da bu yüzden mi susuzluk çekmemiz bekleniyor. Yoksa kiralayıp da kiralarını bile alamadığı kaynak suyu tesisleri birilerine mi hizmet ediyor? Belediyenin elinde onca tesis ve kaynak varken neden Melen'den su getirtiliyor ve milyonlarca lira para harcanıyor? İran, Irak gibi ülkelerde bile susuzluktan söz edilmezken neden bizde ve sadece İstanbul'da böyle bir endişe ve tedirginlik yaşanıyor, yaşatılıyor? Ardında yine rant mı var? Büyük birileri (abiler)su işine mi soyundu? Neyse günlüğümü işgal ediyor:) Eninde sonunda su işinin de suyu çıkar.
Bugün de dün gibi işim açısından hareketli bir gündü. Öğlen saatlerine kadar aracımdan zincirlerimi çıkarmadım. İnsanların aptalmışım gibi bakışları karşısında inatla zincirle dolaştım. (doğrusu da bu) Hatta ara sokaklarda ki karların parçalanmasın da faydam bile olmuştur:) "amma uzattın yahu. kısa kes de gün içinde neler oldu onları yaz" Diye bir ses çınladı beynimde...
Ama her şeyi yazamam ki. Ben sıradan ve yazılabilecek şeyleri yazıyorum. Sabah işe geliyorum. Yerleri temizliyorum, çay demliyor ve dükkanın demirlerini açıyorum. Daha sonra çay içip işime hazır bir şekilde beklemeye koyuluyorum. Saat 08:30 gibi mesai başlıyor. Günde üç kez köpeğimi (linda) dışarı çıkarıyorum ve akşamlarıda benimle aynı saatte yemeğini hazırlayıp veriyorum. Akşam 19:30 da mesai bitiyor ve eve gidiyorum. Evde de bir sürü yapacak işlerim oluyor ve onları yapıyorum. Diğer köpeğimin (boss) yemeğini hazırlıyor ve veriyorum. Ardından uzun bir yürüyüş ve dönüşte bahçede nefes nefese bir oynamaca gerçekleştirip, eve dönüyorum. Ardından, cnbc-e kanalında ki dizilerimin başına oturup iki duble rakımı içerek günü uğurluyorum:) Aralar da çok şey oluyor ama üzgünüm günlük. Diğer günlüğümle tanışınca paylaşırsın... (bu yazdıklarım her gün periyodik olarak gerçekleşiyor.) Çok ender değişiklikler oluyor ama benim için en büyük değişiklik her gün köpeklerimle yaptığım pozitif enerji alışverişi. Günlerimin güzel ve huzurlu geçmesini sağlıyor. Örneğin, bugün elektrik idaresinde işim vardı ve normal olarak görevliyi öldürüp parçalara ayırmam gerekirken, çok sakin bir ses tonuyla sohbetvari konuşarak işimi çözdüm:)
Başka neler oldu? Buraya sık sık yazmadığım, yorumlamadığım haberleri gazeteden okudum. Boş zamanlarımda iş yerinde okuduğum bir kitabım var. Onu bitirdim. (ne çok şey yapmışım) Ay yeter:)
Sevgili e-günlük bugün çok sevdiğim bir söz le sana hoşçakal diyorum.
Umarım yarın görüşürüz.
"Tilki kümesi iyi tanıyor diye, kümese bekçi yapılmaz"