- Kategori
- Deneme
Hepsi Biz
Her nesnenin bir bitimi vardı...
Biz çocukken ne güzel çocuklardık. Her mevsim yazdık, hiç gelemeyecek birinin yokluğuna sarılmak oldu hayallerin en büyüğü, gidenlerin döneceğine inanır bir de kavuşma resimleri çizerdik. Şimdi ise, hayallerimizin toz pembesi bile kalmadı. İçimiz kış olunca sevmeye başladık mevsim soğuklarını. İçimizin soğuğunu bir fincan kahveyle ısıtıp, avuçlarımızı bir bardak çayın sıcağına gebe kılar olduk.
Sonunu değişitiremeyeceğimiz filmlerimiz vardır hepimizin hayatında. Çabuk büyüdük vesselam. Küçücük bedenlerin kocaman hayallerini toprak altına uğurlarken, kadere gülümsemeyi öğrenirken sanırım çabuk büyüdük. Şiirlerimizi okumayacak kahramanlarımıza şair olup; çabuk büyüttük yüreklerimizi. Sustuklarımızı konuşurken kendimizle, öfkeyi hal eyledik, ruhumuza sarmaşık edip. Sevdikçe yüzümüzü eskitmeyen sevinçler edinmeyi hangimiz istemedik. Dünyaya hiçbir faydası olmayan insanlardan uzak durmayı istedik mi gerçekten? İki satırlık sözleri laf kalabalığına kurban etmedik mi? Yaşımızdan büyük yorgunluklar edinip, küçücük çocukları, ellerini ayaz kaplayana dek ayak numaralarından büyük telaşlar verip; çabuk büyümedik mi, büyütmedik mi?
Sonra; hayaller kuruyoruz hepsi birbirinden uzak... Soluksuz kalmış gibi, iz sürüyoruz yalnızlığa. Zamanların dertlere çare olabileceği fikrine tahammüller kaldı mı? Düşündük mü hiç, neydi bizi bu kadar çabuk büyüten, ruhumuza hoyratça kulaç açtıran? Düşündük mü kendimizi, bakıyoruz da görebiliyor muyuz aynada yüzümüze yansıyan o kalabalık iç benliğimizi?
Demem o ki;
Örselendi yüzümüz, hüzünleri yumak yapıp oynayarak...