​ Her 24 Ocakta yüreğim sızlar / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '08

 
Kategori
Güncel
 

Her 24 Ocakta yüreğim sızlar

Her 24 Ocakta yüreğim sızlar
 

Bu gün 24 Ocak 2008

-1993 yılının Ocak ayının, 24. günü İstanbul’daydım.

-Soğuk ve kasvetli bir hava.

-Sıkıcı ve iç karartıcı bir sabah.

-Evden çıktım, ağır, aksak yürüyorum.

-Her zaman gitmiş olduğumuz kenar mahalle kahvesine gidip çay içeceğim.

-Belki birkaç tanıdık yüzle havadan sudan konuşuruz.

-Belki birkaç gazeteye göz atarım.

* * * * *

-Kahvehanenin önüne geldim ve kapının aralığından içeriye göz attım.

-İçerde arkadaşlar oturmuş sohbet ediyorlar.

-Günaydın dedikten sonra oturdum bir kenara.

-Boşta olan bir gazeteyi aldım, başladım okumaya.

* * * * *

-Yorgun ve bitkinim.

-Sağlık durumumda pek iyi değildi zaten.

-Açık olan televizyona arada bir gözüm takılıyor.

-Öğlen olsada bir an önce, okuldan arkadaşlarla buluşsak diyorum kendi kendime.

* * * * *

-Açık olan televizyondan bir alt yazı geçiyor.

-Bir an için şaşkınlığa düşüyorum.

-Tekrar geçiyor alt yazı ve tekrar inanamıyorum.

-Bir kez daha geçiyor ve kendimi topluyorum.

-Çocukluk arkadaşlarımdan birisine dönüyorum ve “Uğur Mumcu’yu öldürmüşler” diyorum.

-Hepsi birden sohbeti kesiyor ve bana dönüyorlar.

-Garipseyerek ve alaycı bir şekilde “Ne diyorsun sen.” Diyorlar.

-Evet diyorum “Uğur Mumcu’yu öldürmüşler, şimi alt yazı geçti.” Diyorum.

* * * * *

-Dışarı çıktım.

-Yutkunuyorum.

-Bir tuhaf oluyorum.

-Bir başka arkadaş yanıma geldi, şaşkın bir halde.

-Hadi Cağaloğluna gidelim dedi.

-Hadi gidelim dedim.

-Başka gelen var mıdır, diye sorduk.

-Dört arkadaş, Güngören’den çıktık yola ve soluğu aldık Cağaloğlu’nda.

* * * * *

-Dondurucu bir soğuk.

-Hepimizin yüzünde yansıyan derin bir üzüntü.

-Aksaray’da indik otobüsten.

-Kimse konuşmuyor.

-Bir başka belediye otobüsüne bindik ve Beyazıt’ta inip, başladık yürümeye.

-Gruplar halinde insanlar Cumhuriyet gazetesine doğru yürüyor.

-Gruplar bağırıyor “Türkiye laiktir laik kalacak.” Diye.

-Adeta bir öfke seli.

-Herkeste feci bir öfkenin iz düşümü var.

-Herkes alabildiğine dolu.

* * * * *

-Karanfil bıraktık gazetenin önüne.

-Üzüntülü bir şekilde ayrıldık gazetenin önünden.

-Yürüdük Eminönü’ne.

-Oradan geçtik Karaköy’e.

-Çıktık Beyoğlu’na

-Kimi kalabalıklar slogan atıyor.

-Gidiyoruz bir Kafeye ve oturup sıcak çay içiyoruz.

* * * * *

-Aradan geçti 15 yıl.

-Dile kolay.

-15 yılda bir arpa boyu yol alınamadı.

-15 yılda sır perdesine bezendi cinayet.

-Ölen öldüğü ile kaldı.

-Sloganlar havada gezdi.

-Sel olan öfke denizi, bıraktı yerini umutsuzluğa.

-Umutsuzluk ruhumuza işledi.

* * * * *

-Bu gün umutsuzluğumuz daha derin bir hal aldı.

-Ve sanki her şey bitmiş gibi.

-Her şey elimizden kayıp gitmiş gibi.

-Geleceğe dair endişeliyiz.

-Endişe ve kaygılarımızı, içimize gömmüşüz.

-Ne yapılır, nasıl yapılır, onuda bilemiyoruz.

-Gücümüz kalmamış gibi.

* * * * *

-Kötü olanda, umudumuzun kalmamış olması.

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..