- Kategori
- Doğal Hayat
Her güzelliğin bir bedeli vardır.

Son bir haftadır Adamızda sıcaklık tavan yaptı sanki. Ülkemin diğer sahil yörelerinde daha sıcak olduğunu duyuıyorum televizyon ve basından ama Adamız Marmara Bölgesinde olduğundan diğer yörelere göre daha serindi her zaman. Biz Ada sakinleri yaklaşan 17 Ağustos'un korkusu ile sıcak ve aşırı nemli havaya bir anlam vermeye çalışıyorduk. Taki dün öğleden sonraya kadar. Meteorolojiden Marma Bölgesinde aşırı yağmur, sel baskını haberleri almıştık ama deniz kıyısında güneşin altında oturuken bize fazla ciddi gelmemişti bu ikazlar. Adamız her yaz bu tarihlerde aşırı rüzgarlar yaşardı zaten. Hatta bundan yıllar önce ilk adaya taşındığımız gün ki tarih 8 Ağustostu. Eşyalarımızın yüklü olduğu Ömer Kaptan gemisi batma tehlikesi atlatmıştı. Kurt denizci Ömer Kaptan yılların verdiği deneyim ile bu olayı çok güzel idare etmişti.
Dün birden hava karardı ve hafif bir rüzgar çıktı. Deniz kıyısında oturanlar önce nühimsemedi , rüzgar şiddetini arttırınca herkes kaçışmaya başladı. Biz Adalılar alışkındık. Ne fırtınlar görmüştük. Ağaçları koparan, çatıları uçuran fırtınalar geçirmiştik yıllar içinde. Ada havasında bunlar normaldı. Sanırım sıcak havanın ada üzerindeki sirkülasyonundan kaynaklanıyordu bu rüzgarlar.
Yılarca bu aşırı rüzgarlı havalarda, hatta fırtınlarda motor ve deniz otobüsü ile ne yolculuklar yaptık. Hepimiz havayı ve denizi tanıdığımız için alışıktık fırtınaya. Baktık fırtına var, binmeden önce fazla bir şey yemez. teknede oturuken beyinciğimizi fazla hareket ettirmemek için yerimizden kıpırdamazdık. Daha denize dayanamayacak durumda olanlar Dramamin adlı ilacı yutardı. Çocuklarımıza da yarım doz yutttururduk aynı haptan. Çoluk çocuk sallana, yuvarlana arada uyuklayarak yolculuğu bitiridik.
Hatta Ömer Kaptanin tavsiyesi ile siyah zeytin de yerdik denize çıkmadan önce. Rahmetli, Ömer Kaptan Karadeniz'de denize çıkanların siyah zeytinle deniz tutmasını bastırdıklarını söylemişti bir kaç kez.
İşte dün akşam da fırtına şiddetini iyice arttırdı. Deniz otobüslerinin iptal edildiğini duyduk belediye hoperlöründen. Hafta sonu idi ve bir çok kişi başlayan hafta için işe gitmek zorunda idi.
Eşim de bu Sabah ilk deniz otobüsü ile İstanbul'a gitmek zorundaydı. Sanırım dün geceyi epey heyecanlı geçirdi ya otobüs kalkmazsa diye. Dün gece haberlerde Adadan kalkan son deniz otobüsünde halkın paniklediği ve zor bir yolculuk olduğunu duydum. Zaten ondan sonraki seferleri de iptal ettiler.
Bu sabah da eşimin gittiği seferden sonrakileri iptal etmişler. Oysa ki fırtına şiddetini yitirdi. Eşimle yaptığım görüşmede dalgalı ama tehlikesiz bir yolculuk yaptıklarını öğrendim. Deniz otobüslerinin iptal sebebini de halkın panığı, deniz tutmassı sebebiyle hastalanması olarak gösterdi yetkililer.
Adaya gelmenin bir bedeli olacak tabii. Denize alışık olmayan, binerken önlemini almayan, deniz ve uçak fobisi ve tutması olan kişilerin bence bu vasıtaları tercih etmemesi gerek.
Adaya gelmek, tatil geçirmek, denize girmek çok güzel ama herşeyin bir bedeli var. Yaşamında ilk defa Adaya gelen kişiler gördüm . Hem de çok sayıda. İskelede Bandırmaya otobüs nereden kalkıyor diye soranlar bile oldu.
Burası Amerika mı? Florida'da St. George Adası kıyıya uzun bir yol ile bağlı ki bu ada bizim Adadan daha uzak kıyıya.
Adaya gelecek olanların bütün bunları bilerek ve düşünerek gelmesi gerek bence.
Her güzel şeyin bir bedeli var değil mi?