Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
5188
 

Her şeye eyvallahta; bu biraz ağır oldu Başbakanım (!)

Her şeye eyvallahta; bu biraz ağır oldu Başbakanım (!)
 

Recep Tayyip Erdoğan


AK Parti iktidarının özellikle son dönemlerinde en çok tartışılan konusu elbette ki “özel hayata müdahale” başlığıdır. Hatta CHP’de son seçim reklamını “Herkes Rahat Bir Nefes Alacak” üzerine kurgulamıştı buradan oy devşirme adına.

Ben kürtajdır, alkol yasası düzenlemesidir, 3 çocuk 5 beş çocuk muhabbetidir bunların özel hayata müdahale olduğunu düşünmüyorum. Çünkü örneğin kürtaj doğmadık bir canın hayatı meselesidir ki kötü niyetli birçok doktor veya anne kürtaj yapılmaması gereken aylardan sonra bile kürtaj yaptırabiliyordu. Bu kampanya “benim bedenim benim kararım” sözüyle dillendirilse de anne karnındaki çocuğun “benim canım benim kararım” demesi de duyulmalı.

Alkol yasası buna keza, yine özel hayata müdahale değildir. Çünkü her şeyden önce bir yasak değil kısıtlamaydı. Sadece saat 22.00’dan itibaren alkol satışı yoktu. Git saat 21.00’da arabanın kasasını doldur sabaha kadar iç, kim karışabilir.

Uzun dönemdir 3 olan ve zamanla 5’e çıkan çocuk sayısı da özel alana müdahale değildir. Bakın Avrupa’ya genç nüfus özlemi çekiyor, nüfus yaşlandı. Atatürk’ün Gençlere ithafen “Cumhuriyeti biz kurduk ama onu yaşatacak ve yükseltecek olan sizlersiniz” sözünü söyleyenlerin 20 yıl sonra genç bir nüfusun kalmasına neden karşı çıktıklarını anlamak zor.

Şu an Avrupa’nın en genç nüfusuna sahibiz ve Avrupalı devletler nüfuslarını gençleştirmek için her şeyi yapıyor. Türkiye’de bunu Avrupa’nın durumuna düşmemek için bir politika haline getirdi ve en üst kademe başta olmak üzere bunu dillendiriyor. Bundan daha doğal bir şey olamaz.

Ama gelgelelim öğrenci evlerinin denetimine bu bildiğin özel hayata müdahaledir. Hiçbir tartışmaya ve yoruma gerek yok. Bir kız ya da erkek öğrencinin kimle kalacağına kararı verecek olan devlet değildir. Devletin görevi terör yuvalarını basar gibi evleri basıp kim kimle kalıyor diye bakmakta değildir.

Başbakan düzenlemeyi ailelere “sen kızının oğlunun karşı cinsle kalmasını ister misin” diyerek savunuyor ama o zaman ailenin istemediği her şeyi yasalaştırmak gerekiyor. Aile çocuğunun alkol kullanmasını, sigara içmesini, okey, batak, pişti oynamasını istemiyorsa bunları da mı yasayla düzenleyeceksiniz.

Oradan birisi çıkacak benim çocuğum 5 vakit namaz kılsın diyecek ya da her gün en az 2 saat kitap okusun diyecek o zaman ne yapacak devlet? Her öğrencinin başına bir denetçi mi dikecek? Devletin görevi farklı ailenin görevi farklı. Devlet analık babalık yapmaya kalkarsa o çocuk evlatlık olduğunu hisseder ve devletten uzaklaşır.

Vatandaşını devletinden ve hükümetinden soğutmaktan başka bir işe yaramayacak bu düzenlemenin bir daha anılmamak üzere rafın en üst ve en köşe yerine konulması temennisiyle

Yazının Yayını: http://www.mehmeteminztrk.com/her-seye-eyvallahta-bu-biraz-agir-oldu-basbakanim-2/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kimse kürtajı savunmuyor, insanların kürtaj hakkını savunuyor. Kürtajın bir dogum kontrol yöntemi gibi algılanması kesinlikle elestirilebilecek bir mevzu; fakat bu yasayla, yasaklamayla engellenemez, kamuoyunu bilgilendirici egitimlerle azaltılabilir. Hiç alkol kullanmayan biri olarak, alkol kısıtlamasının nasıl bir mantıgı var, ben anlayamıyorum. "21:00'da arabanın kasasını doldur sabaha kadar iç, kim karısabilir" ise bırakın 23:00'da da isteyen arabasının kasasını doldursun, sabaha kadar içsin, kimse de karısmasın. Alkollü araba kullanmayı azaltacak gibi bir mantık sunuldu, tam tersi insanları 22:00'dan sonra evlerinde degil dısarda icmeye, daha geç ve daha alkollü bir sekilde evlerine dönmeye tesvik ediyor. Aynı sekilde 3 çocuk, 5 çocuk mevzusu da basbakanın fikridir, kimseye empoze edemez, etmemeli. Kendisi, kendi ailesi isterse 10 çocuk yapsın kendi tercihi. Türkiye'nin nüfusunu genç tutmak degil, üretken, egitimli, artı deger yaratan hale getirmektir olmalı esas olan.

Selim Önal 
 10.11.2013 4:34
 

Değerli kardeşim aynı duyguları paylaşıyorum,gerçekten kimseyi incitmeden konuyu o kadar güzel izah etmişsin ki başbakan'a danışmanları tarafından okutulması gereken bir yazıdır,kalemine sağlık,reşit yaşta üniversite çağındaki gençlere dayatılacak bir şey değildir ve onbinde bir ve marjinal kalan bir uygulamadır,karışık kalma,benim üzüldüğüm asıl konu sedat laçiner denilen şahsın duvar delerek gençlerin birbirlerinin evlerine girip tabiri caizse ilişki yaşadıkları yönünde utanmazca gençleri şaibe altında bırakan açıklamalarıdır,yazıklar olsun diyorum,çanakkale halkı derhal bu şahsı şehirden uzaklaştırmalıdır,gençler böyle ahlaksızca bir olaya sebep vermezler çanakkale üniversitesi öğrencileri derhal rektörü protesto etmelidir,

ERGÜN KARASOGLU 
 08.11.2013 3:33
 

Hocam biraz ağır değil yıkım oldu düşünsenize kızınız isim verdiği şehirde eğitim görüyor ve siz anne babasınız toparlanmanız zor ..Bazı hataları örtebilmek adına yapılabilecek en korkunç iftiradır bu. Bazı abuk subuk uygulamaları ve kıdem tazminatı konusunu ört pas etmek se amaç seçilen konu inşanlah umuyorum diliyorum bunların sonu olur abi dediği arınça bile çemkirecek kadar agrasifleşen birinin noktayı koymasının zamanının geldiğine inanıyorum sevgiyle kalın...

ŞERMİN ÇIKRIKÇI 
 08.11.2013 0:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 352
Toplam yorum
: 624
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 3085
Kayıt tarihi
: 02.08.08
 
 

1989’da Aksaray’ın Eskil ilçesinde doğdu. İlköğretimini 2004 yılında Eskil Cumhuriyet İlköğretimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster