​ Her şeyin bir fiyatı mı vardır? / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Temmuz '08

 
Kategori
İlişkiler
 

Her şeyin bir fiyatı mı vardır?

Her şeyin bir fiyatı mı vardır?
 

Mallaşan ve piyasası olan her şeyin, evet fiyatı vardır. Bu fiyat, o şeyin kullanım, değişim, saklama değerlerine dayanır. O şeyi talep eden kişi; kendi gelirine ve o şeyin fiyatına göre, satın alma ve edinme davranışını belirler. O şeyi edinme ve sahip olma sürecinde birey, diğer şeylerden vazgeçebilir (fırsat maliyeti) ve vazgeçtiği şeylerin hesabını tutar. Dolayısıyla kendi iradesi ve çoklukla da başkalarının iradeleriyle (reklamlar, komşu etkisi gibi) o şeyi seçer ve alır.

İktisatta değerler; kullanım, değişim, saklama, üstünde yazılı olan ve biricik olma değerleri olarak gruplanır. Kullanım değeri; bir şeyin yüksek kullanma değerini gösterir- su gibi. Değişim değeri; bir şeyin değiş tokuşa girdiğinde yüksek değişim değerini gösterir- pırlanta gibi. Saklama değeri; bir şeyin üstünden uzun zaman geçse bile değişim değerinin yüksek olduğunu gösterir- antika eşyalar gibi. Üstünde yazılı olan değer (face value), o şeyin üstünde yazılı değeri kadardır- 50 liralık banknot paranın üstünde yazılı olan gibi. Biricik olma değeri (intrinsic value) ise, o şeyin sadece var olması, biricik olması, kendine özgü olmasından kaynaklanan değerdir. Bu yazımda bu değerden bahsedeceğim.

Kendine özgü değerin, fiyatı olamaz çünkü piyasa koşulları dışındadır. Örneğin adı Minnoş olan bir ev kedisini alalım. Kedi, kendine özgü değeri olan ve her biri biricik olan bir varlıktır. Bazı kişiler kedi edinirken asla para vermezler- bu onlara ters gelir. Ancak fiyatı olan ve para karşılığı edinilen bir sürü kedi ve köpek şehirlerdeki evlerde yaşamaktadır. Ayrıca para karşılığı aşk, seks, böbrek, vb şeyleri satanların sayısı ise hayli kabarıktır.

Daha ‘soft’ ancak bir o kadar da ‘hard’ olan bir konuya girmek istiyorum. Son zamanlarda pek çok kişi kadın-erkek ilişkilerinden şikayetçi… Eğer iki insan arasındaki ilişki en ufak bir şekilde fayda-zarar analizine tabi tutuluyorsa, çok açıktır ki o ilişki zedelenmeye mahkumdur. Çünkü insan-insan ilişkisi, insan-mal ilişkisinden çok farklı bir düzlemdedir. İnsan ilişkisinin fiyatı yoktur; ilişkinin daha baştan fayda ve zararından bahsetmek ise o ilişkiye mal özelliği verir.

Erkekler- tanıdığım, gözlemlediğim erkekler- güzeli ve genci severler. Bu çok anlaşılabilir bir şeydir çünkü hepimizde estetik duygusu ve “Hay” (yaşam, hayat) duygusu vardır. Ancak erkekler bu istekleri karşısında, kadınlar onlardan güvence/para/ün/beceri gibi özellikleri istediklerinde, o erkekler birden kaplan kesilip karşılarındaki kadınlara menfaatçi damgası vuruyorlar. İşte böylece foya ortaya çıkıyor. Foya ise şu: senin paran- benim güzelliğim! Tam bir trampa, değiş-tokuşJ

Bu düşünce içinde olan kişiler; insanları da mal gibi yedeklerlerJ Yedek pirinç, yedek salça, yedek deterjan gibi! İnsan ilişkilerine böyle bir zihniyetle yaklaşan kişiler hüsrana mı uğrar yoksa kendilerini tatmin olmuş gibi mi hissederler, bilemiyorum.

Bildiğim ise şudur: İki insan arasındaki ilişki; insan-mal ilişkisinden çok ama çok farklıdır. Beğeni, sevgi, aşk, hoşlanmak gibi duyguların fiyatı yoktur, “piyasası” olsa bileJ

 
Toplam blog
: 5
: 870
Kayıt tarihi
: 20.06.08
 
 

İzmirliyim ve İzmir'deyim. Felsefe, kültür, müzik sevdiğim alanlardır...