- Kategori
- Deneme
Her yeni gün, yeni bir umutla başlar.

Sen kıymetini bilirsen, güneş sana ellerinle tutabileceğin kadar yaklaşır. Unutma. Marifet sende...
Tanyeri ağırırken insanoğluna yüzünü gösteren güneş, her yüzünü gösterdiğinde, yeni bir günü müjdeler bize...
Her yeni gün, yeni bir umudu başlatır, doğan güneşle birlikte...
Sermayesinin her çeşidini kaybetmiş bir insan için bile, yeni bir umuttur, gökyüzünde neşeyle parıldayan bir güneş...
Ve kıymetini bilen her insan için, başlayan her yeni gün, kendisini anlamlı kılan umudunu da yanında getirir...
Öyleleri vardır ki aramızda, bu yaşamda, gökyüzünden altın yağsa başına: " Aman, aman!... Bu altınlar hem sert, hem 18 ayar " ! diye mızmızlanır...
Ve öyle nankörler de vardır ki şu yeryüzünde... Bir eli yağda, bir eli balda olsa: " Bu bal niye pekmez değil? " diye çığırır!...
Sen o kıymet bilmez nankörlerden olmadığına göre, yaşadığın her anın, güneşin gökyüzünde parladığı, aldığın her nefes için, Allah'ına şükretmelisin... Dünyanın binbir nimetinden faydalandığın, yeni doğan her bir gün için, ellerini kaldırıp gökyüzüne, haline, sana bu günleri gösterene, bildiğin her dilden, çalabildiğin her telden şükretmelisin, teşekkür etmelisin; benim güzel arkadaşım...
Çünkü unutmamalısın ki, her yeni gün, yeni bir umutla başlar.Ama yanlızca yaşadığı günlerin kıymetini bilenler, şükretmeyi becerebilirler.
Yeni bir günü de, yeni bir umudu da anlamlı kılan, senin ona ne anlam yüklediğindir.
Yoksa değil yeni bir gün, yeni bir umut... İyimser olmayana, güzeli görmeyene, Dünya'yı bağışlasan... " Yok muydu bağışlayabileceğin başka bir şeyin? " diyerek, seni dinden, imandan çıkarır.
Not: Yazıda kullanılan görsel www.evhalleri.blogspot.com adresinden alınmıştır.