- Kategori
- Sağlıklı Yaşam
Herkes hasta…

Dikkatinizi çekiyor mu bilmem. Özellikle galişmiş ülkelerde ve bizim gibi sözde gelişmiş ülkelerin geliştiğini sanan bölümlerinde ortaya bir çok bilinmeyen hastalık türleri çıkıyor. İnsanlar sağlıklarına dikkat etikçe, ilaç firmalarının iştahları kabarıyor. Giderek insan vücudunun en normal halleri bile hastalık sayılıyor.
Hastalık yaratıcıları sağlıklı insanların sırtından para kazanıyorlar. İster
toplum fobisi olsun ya da internet bağımlığı, yüksek kolesterol seviyesi, ilerleyen
depresyon, yumuşak doku romatizması veyahut da ereksiyon bozukluğu olsun,
tıp birlikleri, hasta dernekleri ve ilaç firmaları sonu gelmeyen medya
kampanyalarıyla kamuoyunu hızla yayılan fakat ender durumlarda tedavi edilebilen hastalıklar konusunda uyarmakla meşgul.
Erkekleri hasta göstermek
Jenapharm ve Dr. Kade/Besins Pharma firmaları ise şimdi sözde milyonlarca erkeği en verimli yıllarında vuran bir hastalığı tanıtmaya çalışıyorlar: "Aging Male Syndrome" yani erkekte değişim yılları.
Araştırma enstitüleri, basın kuruluşları, reklam şirketleri, tıp profesörleri
ve gazetecilerle işbirliği yapan firma, erkeğin değişim yıllarını ciddi bir
hastalık olarak kabul ettirmek istiyor. Basın konferanslarında erkekteki hormon
üretiminin "sinsice gerilemesi" anlatıldı. Oysa kampanyanın asıl hedefi iki hormon ilacının tanıtımı idi.
Endüstri ülkelerindeki yeni hastalıkların tanısında önemli bir patlama yaşanıyor.
Bulaşıcı hastalık, sendrom, çeşitli bozukluklar vb gibi yaklaşık olarak 30.000
yeni hastalık keşfedildi. Artık her hastalığın bir ilacı olduğu gibi her ilacın
da bir hastalığı var! Bu gelişme İngilizce de "disease mongering" yani hastalık
ticareti gibi bir isim bile aldı.
Herkes hasta!
Almanya da yapılan bir araştırmaya göre sadece Ruhr bölgesinde 45 yaşını
aşkın kişilerin üçte ikisinde enfarktüs riski bulunuyor. En az üç milyon Alman
kronik yorgunluktan (Chronic Fatigue Syndrom) şikayetçi. Tüm Alman halkında ise vitamin eksikliği söz konusu.
Normalde çocuklarıyla sabırlı bir şekilde ilgilenen babaların beşte biri zaman
zaman "Kafes kaplanı sendromuna" yakalanmakta. "Şimdiye dek bilinmeyen özel bir durumdan dolayı babalar doğru kararlar almakta zorlanıp tıpkı kafese kapatılmış bir kaplan gibi saldırganlaşmakta" diyor Medical Consulting Group firması.
Günümüzde sadece kadın olmak bile hasta ilan edilmek için yeterli. Özellikle de
genç kızlar sorunlu olarak kabul ettirilmeye çalışılmakta. "Kadın Sağlığı" gibi
broşürlerde "Jinekoloğunuz yaşamınızın tüm evrelerinde size hizmet edecektir"
deniyor. Ve gerçekten de bu "hizmetten" yararlanan kadın sayısı hiç de az değil.
Kadının bazı dönemlerinde yaşadığı doğal süreçler bile uzun süredir hastalık
olarak görülüyor. Mesela hamileliklerin çoğu riskli kabul edildiğinden sezaryenle
doğumda günden güne (kadınların kendi istekleri üzerine) önemli bir artış yaşanmakta. Uzmanlar en azından 60.000 ameliyatın gereksiz oldu unu söylemelerine rağmen, her yıl 160.000 rahim alınmakta (Almanya daki araştırmalara göre).
Regl öncesi dönemi (sendromu) ve değişim yılları da tabii ki artık ilaçla tedavi
edilmekte. Yararı bilimsel açıdan bir türlü kanıtlanamamasına ra men 40 yaşını
aşmış kadınların çoğu östrojen hapı kullanıyor.
Parlak dönem ve pazarlama
Bir hastalık kamuoyunda kabul gördükten sonra, hastalar ve sigorta kuruluşları
yeni ilaç ve terapileri hiç şikayetçi olmadan ödüyor.
Yeni hastalık türlerinin keşfinden sonra ilaç firmaları en parlak dönemlerini
yaşamaya başladılar. Pazarlama için araştırmalardan daha fazla para harcanıyor.
Örneğin Big Pharma firması gelirinin ve personelinin üçte birini ilaçlarını
pazarlamak için kullanıyor.
Roche firmasının Avustralya daki ayağı doksanlı yıllarda çekingenli in hastalık
derecesine ulaşmış hali olan toplum fobisini iyileştirecek antidepresan ilacı
Aurorix i piyasaya çıkarmadan önce, Roche tarafından finanse edilen bir basın
kuruluşu bir milyonu aşkın Avustralyalıda görülen sözde sendromun ilaç ve
davranış terapisiyle iyileştirilebileceğini öne sürmüştü.
Ne var ki bu abartılı kampanya başarılı olmamış ve firma beklediği kazancı
elde edememişti. Ama bu strateji özellikle de uzman doktorlar ve ilaç firmaları
için kaçınılmaz hale geldi. Uzman doktorlar tıpta yeni bir alan keşfettiklerinde
kısa yoldan yükselme şansını elde ediyor. Ve tabii ki hastalıklar olmazsa ilaç
firmaları kazanç sağlayamıyor. (Der Spigel)
Esen kalın. 27/02/2009
Diğer yazılarım: http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=946713