Hiç ben dudak dudağa öpüşen bir çift inek ve boğa görmedim. / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '16

 
Kategori
Deneme
 

Hiç ben dudak dudağa öpüşen bir çift inek ve boğa görmedim.

Hiç ben dudak dudağa öpüşen bir çift inek ve boğa görmedim.
 

Bir erkekle hayvan gibi sevişmek istersin, ama bir hayvanla sevişmek istemezsin. İşte burada "gibi" kelimesi, tamamen insan olmak ile ilgili. Ya da olana, seni yaratana itaat etmekle ilgili. Bunun da Türkiye ‘nin şu an içinden geçtiği sürece katkısı olabilecek bir olgu olduğunu düşünmüyorum ama Türkiye 'nin gerçeği bu. Hayvan gibi sevişmek veya hayvanla sevişmek arasındaki çizgi.

Kişilerin kendi içinde bulundukları sosyal - ekonomik alt yapı ile ilgilidir seks ile ilgili kurdukları hayalleri fantezileri. Hayvan gibi sevişmek, içinde erotizm, fantezi, aşk, sevgi, zeka, sadist istekler barındırır. Bu ayrı bir konu başlığıdır ve daha derindir.

Çorbayı hergün ekmekle yemek veya çorbayı altın tozuyla yemek arasındaki farkdır temelinde seksdeki sıkıntı.. Belki ilk cümle  yanlış. Çünkü hayvanlar sevişemez. Hiç ben dudak dudağa öpüşen bir çift inek ve boğa görmedim.

Cümle şöyle olabilir miydi. Bir erkekle hayvan gibi mi sevişmek, yoksa bir hayvanla seks mi yapmak? Bir hayvan ile seks yapmak kanunu ve adaleti karşına almak ile eşdeğer.. Çünkü hayvanlar seks yaparken, orgazmı, ön sevişmeyi bilmez. Olanın ona bahşettiği üreme içgüdüsü ile hareket eder. Ve haşindir. Öldürür ve krallığını ilan eder. Hiçbir canlı buna insan familyasıda dahil, tek eşli değildir. Halbuki sistem burada da kadın ve erkek cinsi ayırmış. Sanki erkek cinsi tek eşli olamaz, kadın cinsi tek eşli olmaya daha yakın –gibi-  bir algıda yanıltma yöntemi izleniyor. Tek eşli olmak sistemin süreç içinde genetik kod ile bize öğrettiği, insan ırkına öğrettiği bir algı yanıltmasıdır. Ve yanlış bir şey doğru gibi öğretilmiştir.

Eğer blog yazarları içinde erkekler kendi doğal yaşamı içinde istediklerini yapsın diyenler var ise veya ben bu fikre katılmıyorum ama her fikrin bir pazarı vardır düşüncesi içinde olanlar var ise, onlara bir de şu pencereden bakmalarını öneriyorum.

Ataerkil bir topluma, anaerkil bir düzenden geldik. Bölünmeler, çoğalmalar aile yapısının kapitalin işine yarayacak şekilde değiştirilmesi çok uzun zamanlar aldı. İlk başta ne olduğumuzu unuttuysak, bu süreçten hiç geçmedik anlamı çıkmasın lütfen. İlk başta anaerkil bir düzen vardı. Ve kadınlar belirlerdi, üreme ve seksi..  Hayvan gibi seks yapmak olgusunu savunanlar, manevi olarak değer verdikleri için de anaerkil düzendeki gibi düşünmeliler.  Manevi olarak bağlı olduklarını, kızları, eşleri, sevgilileri gibi değil de, anaerkil düzenin getirdiği içgüdüsel tepkileri olan bir cins olarak görmek zorundalar. O zaman cümle tam yerine oturur belki. Hayvan gibi mi sevişmek , yoksa hayvanla mı sevişmek. Eğer şu cümleyi savunanlar var ise, erkekler boğa gibidir, doğallığına dokunulmasın diyenler, kadınların kendi iç dünyasında doğallığını kabul etmek zorundadır.

Eğer bir kadına ben doğalım diye hayvanca saldırırsan, ya ölümü ya da başka bir şeyi göze almak gerekir. Kadının da en az erkekler kadar insan olduğu ve onların da gözü kara olabileceğini unutmamak gerekir bence. Her kadın hayvan gibi sevişmek ister, ama bir hayvanla bırakın seks yapmak sevişmek bile istemez.

Bu bir pencere. Birde yasal evlilik sınırları içinde kaç kişi var, hayvan gibi olmadan ama hayvanla evli olduğunun farkında olmayan.

İşte Türkiye nin gerçeği bu. Toplumun en küçük yapısı diye yıllarca bize empoze ettikleri beynimize kazıdıkları kutsal ailenin dramları …

Evde mesut mutlu hayvan gibi, dışarıda hayvan. Her kadının ruhuna inin, bitmiş ..Kirletilmiş bir beden. Her birinin hikayesi o kadar aynı ki. Dinlerken senin canın yanıyor. Gözlerini göstermek istemiyorsun. İnsan olmaya çalışan ama bir türlü izin verilmeyen, kendi bedenine yabancılaşan, seksde hayvan gibi sevişmek ile hayvanla sevişmek arasındaki çizgiyi bilemeyen, doğru diye öğretilen yanlışları bir sonraki nesle aktaran ve bazen bu olanları gören ve susmak zorunda kalan ben. Boğazımda bastırmaya çalıştığım çığlıklar.

Sevgilerimle Ayrık Otum.

 

 

http://blog.milliyet.com.tr/AramaBlogger/bir-erkekle-bir-boga-arasindaki-fark-sadece-erkegin-gorunus-olarak-bogaya-benzememesidir/Blog/?BlogNo=525436

 

 
Toplam blog
: 96
: 369
Kayıt tarihi
: 05.09.07
 
 

Size hikayeler anlatmamı beklemeyin, halen büyümek istemeyen birisiyim. Daha çocuk, daha yaramaz ..