​ Hiç düşündünüz mü neden bir erkek ve bir kadına çocuk yapma yetisi veriliyor? / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Hiç düşündünüz mü neden bir erkek ve bir kadına çocuk yapma yetisi veriliyor?

Hiç düşündünüz mü neden bir erkek ve bir kadına çocuk yapma yetisi veriliyor?
 

Ben çok düşündüm…

Düşünmek zorunda da kaldım…

Ve… Belki de bu yüzden, anladım…

Neden bir erkek ve bir kadın ancak birlikte çocuk dünyaya getirebilir!...

İster kız olsun, ister erkek, her çocuğun belli dönemlerinde belli gereksinimleri var…

Bu gereksinimleri karşılayan kişilere göre de belli konumlar var…

Hamilelik, emzirme…

Kız ya da erkek, fark etmez, duygusal bir bağ, hep var elbet…

Ama iyi… Ama kötü…

İstenilmemiş bir bebek, her ne kadar istenilmese de anaçlık öndedir kadında, ama elbet vardır istisnaları da, yine de severek emzirilir…

Tersi olmuşsa, zaten büyüdükçe sinyaller verecektir…

Düzü olmuşsa, her şey yolunda mı gidecektir?

Mümkün müdür… Değildir elbet…

Genel olarak anne daha anaçtır, dişi güdüsünden dolayı…

Baba, daha çözüm bulucudur, yapısından dolayı…

Farklı olamazlar mı, elbette olurlar, bir denge var her bir ilişkide…

Biri bir görevi üstleniyor, sonuçta, diğeri bir başka görevi…

Ters yüz de edilebilir yani…

Ama… Sonuç olarak: biri hoşgörü, sevgi ve kabulü verecek… Ki, kabul, çocuğa özgüven sağlayacak…

Biri ise, sevgi ile birlikte, kabul ile birlikte, “Dur bakalım… Biraz…Bak, burada da bu var” diyebilecek…

Önemli olan ise, kadın ve erkeğin paslaşmasıdır…

Yani… Belli yaşlarda anne faktörü öndeyken, ya da baba, cinsiyete göre değişir, bir başka yaşlarda işler değişir…

Kişiliğinin oluşması için, kime bağlıysa çocuk, ondan kopmak ister… Kopmadan kişiliğini bulamaz ki zaten…

O kopuşu yaşarken, ama annedir, ama baba, cinsiyete ve üstlenilmiş rollere göre değişir, kendini sevdiğine inanan bir başka kişiye yanaşmak ister, kişiliğini oluşturmaya çalışan birey…

O ergenlik ateşiyle, yakıp yıkma eğilimindedir de çoğu kere…

Bir tulumba vardır içinde… Basar da basar…

Kusası vardır her bir şeyi…

Bizim aklımızdan bile çıkıp gitmiştir çoğu kere ama, ille de hesaplaşmak ister…

Hesaplaşmadan, bir sonrasına ilerleyemez…

Orada, bize düşen, yalnızca, anlamaya çalışmak ve belki de “cahilliğime gelmiş” diyebilmek…

Hataları da kabul etmeyi bilebilmek gerek…

“Çocuğum karşısında küçük mü düşeceğim” diye düşünürsek, çocuğumuzu küçük düşmüş durumlarda bulabiliriz, az biraz sağduyu ve itina… Lütfen…

Sonuç itibari ile, ergenlik dönemi, yani kendi kişiliğini buluş döneminde, kime yakınsa ondan uzaklaşacak, bir diğer limana sığınacak…

Sığınmanın bir anlamı da, o tarafı anlayacak!

Sevgi ve saygı üzerine kurulmuş bir yuvada, çocuğun bu geçişleri daha kolaydır…

Her kim üstlenmişse, rol değişimi yapılır, karşılıklı alış veriş ile bu dönem kolayca aşılır…

Paslaşılır…

Bu paslaşmanın yapılamadığı ailelerde…

Eşler yan yana olsalar da, fark etmez!... Eşler arası problem varsa eğer…

Hele bir de ayrı iseler…

Hele bir de üstüne kopukluk var ise ayrı olunanla…

Offf ki… Ne of…

Kime acırsınız: Çocuğa mı… Kan kusturduğuna mı? Çünkü, her bir hesabı yalnızca onunla görmeye çalışır ki, kendi hesabınızı verirsiniz de… Bir diğerinin hesabı ağır gelir size… Zaten de o yüzden boşanmışsınızdır…

Ama… Aynı şeyleri yaşamak kaderiniz mi olmuştur ne?

Genler mi?

Ah… Sevgi…

Ahhh… Bu yüzden giden yıllar mı?

Hala mı aynı döngü?

Boşayabilir misiniz çocuğunuzu?

Anlayan anlamıştır, tahminen, anlamayanlar için, ki deneyimlemediklerinden dolayıdır ve de deneyimlemesinler isterim, bir çocuğa hem anne hem de baba olmak zor iştir!...

Kavramlar karışıyor, duruş çizginiz belli olamıyor…

O da karışıyor…

Siz de…

Yürümeyen bir evliliği sırf bu yüzden yürütmek mi?

Yok… Sakın… Onun zararı çok daha fazladır…

Ama diyeceğim o ki: Ancak bir kadın ve bir erkek çocuk yapma yetisine neden sahip, onu anladım ben!...

Tek başına iki cinsiyetli olamıyor insan… Ne kadar çaba harcasa da…

Bir kişi hem sevecenliği, hem hoşgörüyü, hem otoriteyi, hem o cinsi algılamayı beceremiyor…

Sevgiyi verebiliyor… Onun sınırı yok…

Ama bir kişi iki kişilik hesabı veremiyor…

Bilmem anlatabildim mi…

O yüzden… Lütfen…

Sizden siz olmanızın dışında davranışlar bekleyen birileriyle çocuk yapmayı düşünmeyin!...

Sizi, siz olarak sevemezse, sizde kusur arıyorsa genelde, ya size uygun değildir, ya da onun kendisiyle bir problemi vardır!...


Gülgün Karaoğlu
Şubat,04/08

 
Toplam blog
: 1269
: 1343
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..