Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '11

 
Kategori
Şiir
 

Hiçbir şey konuşmasak

Hiçbir şey konuşmasak
 

Bir gün bana gel

hiçbir şeyden konuşmayalım artık
gerçi neden çağırdım bilmiyorum ama
yine de seni göresim geldi

Sanki her şey karışmış gibime geldi
yoksa yine ben yanlış mı anlıyorum
geldiğimiz yer durduğumuz yer değil
o bıraktığımız yollar
bizden de bir şeyler almış giderken
korktun mu ayrılırken
o yollarda öylece yürürken
başını kaldırıp önce mavi bulutlara
sonra kirli sulara baktın mı
o kirli sularda mavi bulutlar mı
yoksa kendi yüzün mü gözüne çarptı
hangisi daha bulanıktı

Karşımdaki sensin değil mi
aslında değilsin
sadece ben kendimi kandırmak istiyorum
o kadar kanmak istiyorum ki tarafından
bu benim için en büyük günah olacak
biliyorum, ama istemeye de devam ediyorum
en son sırtımızı dönüp
başka sokaklara yönelmiştik
giderken nasılsa bir sokakta kesişiriz diye sözleşmiştik
ama yollar bizi birbirmize çıkarmadı
dar yapılmıştı zaten buralar
sırf yan yana yürümeyelim diye
unutmadın değil mi...

Şöyle düşünelim
bir adam bir yerde oturur
etrafına bakmaz
ama onu bir kadın fark eder
sonra adamın onu fark etmesi için uğraşır
sonra tanışırlar
gelişir
sonra da biter
bu sefer adam
fark edilmek için kadının peşinden koşar
ama bir şey değişmez
sonra yıllar geçer
biraz düzelmiş sanarken adamı
kadın çıktığında karşısına
tek buzlu viskisini içen bukowski gibi
ön dişini kaybeder
içi yine sızlar dağılır
sonra da bir halt olmaz
olan sadece acının tazelenmesinden başka bir şey değildir
gerek var mıdır ki acıyı verip
sonra tam yok edeceği anda yine yeniletmeye
bencillik, ego, aptallık
ya da kendini arama

Ne zaman kendini kaybettin
ve elin elimdeydi
kulağına duyumamış laflar söylüyordum
bir bardaydık
çılgınla gibi dans ediyorduk
ve herkes bizi izliyordu
yani yanımdaydın
sıcaklığını duyabiliyordum
seni fırsatını buldukça öpüyor
tüm gözümün gördüklerine
işte bu kadın... diyordum
ne ara kayboldun
ne ara beni kaybettin sonra
hangi mesafede benden hızlı davrandın
ya da kim aramıza duvar ördü de
farkında değiliz....

Yollar, sokaklar onlar bunlar
geçti ya da geçmedi hep duruyor
karşımdasın şimdi de
sen misin gerçekten
dedim ya bıraktığım gibi değilsin
şimdi de dedim kendi kendime
bırak gitsin
gidiyorum
yine en güzel şekilde
kendimi kandırıyorum
lafları yan yana diziyorum
okuyorum
son noktaya geldiğimde
yine ayağa kalkıp sigara içmeye gidiyorum
gözümde yoksun bu sefer
şehrin ışıkları da hatırlatmıyor güzelliğini
sadece duman gözüme kaçtığında
mazeretim oluyor
gözyaşlarım dökülüyor
ama sigara bitince yine çok güzel oluyorum

 
Toplam blog
: 19
: 126
Kayıt tarihi
: 04.10.11
 
 

Bugüne kadar çeşitli sözlüklerde yazarlık yaptım. Kendime ait devrimhaymatlos.tumblr adlı bir blo..