- Kategori
- Edebiyat
Hikmetler: Melih Cevdet Anday'ın doğumunun 100. yıldönümü

siirantolojim.wordpress.com
Bugün Melih Cevdet Anday’ın doğumunun 100.ncü yıldönümü. Ölümü 2002. Demek ki, aramızdan ayrılalı 13 yıl olmuş.
Melih Cevdet Anday (13 Mart 1915, İstanbul – 28 Kasım 2002, İstanbul), edebiyatımızda “Garip” akımını oluşturan Orhan Veli ; Oktay Rıfat sacayağının üçüncü ayağı olan çok değerli şairimiz, düşünürümüz, tiyatro adamımız ve romancımızdı. Oldukça çok edebiyat ürünleri verdiği kadar sözleri ve düşünceleriyle de yazın alanında sözü sohbeti dinlenilen bir insandı.
“ 1941'de Orhan Veli, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat üçlüsü, şiirde var olan aşırı duygusallığa, şairaneliğe, basmakalıp söyleyişe başkaldıran şiirlerini “Garip” adıyla bir kitapta topladılar. Kitaba konulan “Garip” adı zamanla hem üç şairi yansıtan bir kimlik kazandı hem de Türk şiirinde yeni başlayan bir akımı yansıttı.”
Orhan Veli çok erken yaşta (36) bu dünyadan ayrıldı. Oktay Rıfat oldukça uzun yaşadı (74 yıl) ; aralarında en uzun yaşayan M.Cevdet Anday (87 yıl) olmuştur.
Melih Cevdet, Garip akımı aşıldıktan sonra , kendine özgü ve insanı düşündürten şiirler yazmıştır. Yazdığı denemelerinde, makalelerinde edebiyatın ve felsefenin öz sorunlarına değinmiştir. Söyledikleri şeyler boşuna değildir.
Şu derlediğimiz sözlerine, düşüncelerine bakılacak olursak, M:C.Anday’dan öğrenecek özellikle “Edebiyat” alanında çok şeyimiz var demektir. Okuyalım …
“Şairlik, simyacılıktır. Nasıl ki simyacılar topraktan altın çıkarırlar, şair de dilden altın çıkarır.”
”Uyuduk mu eşit oluruz.. Ne tutku, ne gurur, ne umut…”
“Kendimi üzmek, yiyip bitirmek için çabalıyorum; hiçbir şey bulamazsam geçmişi kurcalıyorum.”
“Şairlerin duygulu insanlar olması şart değil. Olabilir de olmayabilir de. Ama şairler düşünceli insanlardır.”
“Garip şiiri bir temizlik şiiridir, şiirimizi sululuktan, yalancılıktan, yapmacılıktan kurtarmıştır.”
“Yaşam yoksa var etmek gerekir onu. İnsancılığın başlıca temelidir bu. İnsana saygısızlık, bu temele boş vermekten kaynaklanır: “Nasıl olsa ölecek değil miydi?” Celladın sözüdür bu.
“Var mıyım, yok muyum?” sorusu yalnız doğaya değil topluma da başkaldırmayı simgeler. “
“Barışseverlik; savaştır, korkaklık değildir.” (Enver Ercan’la Söyleşi, Şubat 1986, Düşün)
“Yahya Kemal “Düşünceyi yoğurup duygu haline getirmek” demişti. Anlamıyor değilim. Ama ben daha ileri gidip, “düşüncenin duygusallığı”ndan söz etmek isterdim. Ben belki de duyguculuğa bir tepkiyimdir.”
“Kaynağımız ne olursa olsun korkmayalım, gene de kendi şiirimizi yazarız.”
(Orhan Koçak’la Söyleşi, Defter, Haziran Ekim 1989, s. 83)
“Şiir, bütün özelliği edasında olan bir söz sanatıdır”
“Şiir, bilinen sözcüklerle bilinmedik sözler kurmaktır.”
“Acı, insana sonradan verilmiş yaşama gücüdür...”
“Kadınla erkek arasındaki o sahte nezaket kırılsa, her şey konuşulur artık. (Aylaklar)
“İnsanlar bütün gerçeklerini düşlerden yapmışlardır.” (İsa’nın Güncesi)
“İnsanın aklına layık olmasıdır en büyük ideali. Masalı gerçekleştirmek, düşünceyi maddeleştirmek, günlük yaşayışı tarih yapmak. İnsanı bekleyen büyük işler bunlardır işte. (Aylaklar)
“Eskiden kız tarafının ve oğlan tarafının aileleri bir araya gelir, yeni çiftin kuracağı yuva için beraber hazırlık yapılır, beraberce yeni ev dizilirdi. Tabi o zamanlar evler genelde bahçe içinde müstakil evlerdi. O yüzden buna 'evlenmek' denirdi. Şimdi ise yeni evliler, apartman dairelerinde, yani katlarda oturuyorlar; bu yüzden artık evlilik, 'katlanmaktır'. Melih Cevdet Anday
“Cennet bize Eski Mısır'ın armağanıdır. Cehennem ise Samilerin. “ (Açıklığa Doğru)
“Bugün de gönlümüzce geçmediyse gün, suçun yarısı bizim, yarısı günün.”
(manalisozler.com)
Aranırsa, Melih Cevdet Anday’ın kitaplarında makalelerinde daha böyle yüzlerce önemli söz, deyiş bulunabilir.
Önemli olan bunları , belli bir ders alma kaygısı içinde okumaktır. Ve düşünmektir. Aslında Hikmet söyleyenimiz çok da, herhalde ders alanımız az.