- Kategori
- Siyaset
Hırslar-intikamlar
Sayın Süleyman Demirel' in ne kadar daha yaşayacağını doğal olarak bilmemiz mümkün değil. Günahlarıyla, sevaplarıyla geçirdiği bir siyasi dönemi var. Darbelerle gidip demokrasi ile geri gelmiş, her seferinde onbinlere meşhur şapkasını sallayabilmiş bir lider. Zaman zaman terörün , zaman zaman darbelerin kıskacında kalmış, siyasi dehasıyla hep at başı olmayı becerebilmiş.
Dışardan bakınca zor gibi ama cumhurbaşkanı olmayı bile Allah nasip etmiş.
Şimdi seksen yedi yaşında.
Sayın başbakanımızdan azar işitiyor.
İşin garip bir tarafı var:
Ergenekon, balyozdan tutuklu bulunanlar, tutuklu gazeteciler, yuvarlak olarak söylemek gerekirse Silivri' ye mahkum edilenler gibi sayın Süleyman Demirel' de niçin suçlandığını bilmiyor.
Öte yandan sayın başbakanımız siyasette "ustalık dönemi" ne başlamadan -her şeye rağmen- ustaların ustası sayın Demirel' i azarlarken, sayın Demirel kabul gören bir karşılık vermedi. Seçimler arefesinde susmayı tercih etmesi başbakanımız için minik de olsa ustalık dersi olmuştur.
Başbakanımızın unuttuğu bir şey daha var. Meydanlarda hitap ettiği insanların babaları, anaları kim? Aynı seçmen tabanına hitap ettiğinin farkında değil mi? On yıl öncesi sayın Demirel' i alkışlayan insanların çocuklarına aynı zamanda annelerini, babalarını şikayet ediyorsun. "Yuh" çektiriyorsun.
Ama:
Kurt politikacı da deniyor sayın Demirel' e. Konuşmaları iz bırakabilir. Başbakan da olsanız "dikkat" etmek lazım. Kalfalıkta eksikler vardır, malum.
*
Sayın Engin Alan, malum nedenlerden dolayı tutuklu bulunuyor. Ayağa kalkmadığı için bedelini ödüyor denildi. Yeni öğrendik bunu. Silivriciler ne suç işlediler derken, anlaşıldıki "itaat" ve "sadakat" tan yoksun olmalarıymış.
Peki:
Askerler, gazeteciler, bilim admları milletvekili olarak meclise girerlerse, meclis kürsüsünden neler söyliyecekler, hangi taşlar eteklerden dökülecek? Bunlara verilecek cevapları hazır etmek kolay olmaz.
Donup kaldığımıza da şahit olacağız.