​ Hobi arıyorum / Kişisel Gelişim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '07

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

Hobi arıyorum

Hobi arıyorum
 

Erken çocukluk yaşlarından itibaren bir koşuşturma, bir eğitim-öğretim ya da sınav maratonunun içinde buluyoruz kendimizi. Ben neredeyse son 30 yılımı bu maratonda geçirmişim. Bir sınavı başarmanız yetmiyor ve hemen arkasından başka birisi, bir başkası vs. Hep ertelenmiş hayaller, ertelenmiş özlemler, ertelenmiş bir hayat...

İki yıl önce ihtisasımı da bitirince evet nihayet kendime zaman ayırabilecek ve yıllardır ertelediğim zevklerimi yapabileceğim dedim kendime. Önümde onlarca hobi seçeneği vardı. Tiyatroya, sinemaya gidebilecek, gezi programları yapabilecektim. Beş yıl kaldığım İstanbul'da tutmadığım balıkları belki Ankara'nın su birikintilerinde yakalayabilecektim. İnternetten hobi atölyelerini dolaştım. Gemi maketçiliği ile ilgili pek çok site okudum. Ama okumaktan ve seyretmekten öteye geçemedi bu araştırmalarım. Ben bütün antenlerimi açmış hobi ararken eşim bana bir keman hediye etti. Ama öncesinde yaptığım kulis faaliyetlerini unutmamak gerek. Çalmak istediğim enstrumana karar vermek de epey zor oldu. Bütün enstrumanları çalabilirmişim gibi geliyordu. Cahil cesareti işte! Haftada yarım saat keman kursu almaya başladım. Önceleri yarım saat az gelmişti gözüme. Ödevlerim birikip de yetiştiremez olunca ayaklarım suya erdi ve yan çizmeye başladım. Birkaç kez işyerime de götürdüm kemanımı. Ama hiç bir yer çalışmak için uygun değildi.

Sonra bir ara uçak maketi kiti aldım ve birleştirdim ama beni çok tatmin etmedi. Zaten oğlum birçok parçasını eski haline getirivermiş. Bu arada gökyüzüne merak sarıp teleskoplar hakkında bilgi sahibi olmaya başladım. Hangi tarihte gökyüzünde hangi yıldızlar ya da gezegenler gözlemlenebiliyor, internetten haritalarını indirdim. Zaman zaman karkalem çalışması yaptım ama beni şaşırtıcı yorumlar alamadım hiç. Bazen roman okuyabilecek zamanı bulabiliyorum. Ama romanı bitirmeden araya uzun zaman girmişse o da yarım kalıyor. Nasıl olsa köy çocuğuyum bari çiçek yetiştireyim dedimse de aldığım her çiçek eşime ilave yük getirdi ve bazen çiçeklerin büyüdüklerini fark eder hale geldim.

Şimdilerde çalışma saatlerimin uzun olmasına bağlı pek bir şeylere ilgi duyamıyorum. Biraz da yoruldum sanırım. Çocukluğumdan beri sürekli ders çalışmaktan kendim için bir dünya kuramamışım ben. Babam orta iki terk olduğundan ve bunun ezikliğini hisstdiğinden beni sürekli ders çalışmaya sevk etti ve başarılı oldu. Ben başarılı bir hayatın sadece ders çalışarak elde edilemeyeceğini öğrendim. Kendine yetebilen, kendinle barışık bir hayat için mutlaka iş hayatı ile özel hayatın güzelliklerini dengelemek gerekir diye düşünüyorum. Benim kendimi ezik hissttiğim bu konuda ben de oğluma bu dengeyi kurdurmalıyım. Arayışlarım elbette devam edecek ama umarım bulduğum zaman çok geç olmaz .

 
Toplam blog
: 5
: 1942
Kayıt tarihi
: 27.01.07
 
 

1971 yılında Bandırma'da doğdum. İlkokulu Hamamlı Köyü'nde, ortaokul ve liseyi Savaştepe Öğretmen Li..