​ Hollywood'da Yahudi soykırım propagandası / Tarih / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '12

 
Kategori
Tarih
 

Hollywood'da Yahudi soykırım propagandası

Hollywood'da Yahudi soykırım propagandası
 

Amerikan filmlerinde konu dışında çeşitli propaganda mesajları da bulunmaktadır.  ABD bayrağı,  kilise, haç, kola, hamburger gibi görsel mesajların yanında,  ABD’nin büyüklüğü, Hıristiyanlığın  yüceliği  gibi hususlarda diyaloglar yapılarak çeşitli mesajlar verilmekte, propaganda yapılmaktadır.  Yazının   konusu olan Yahudi    Soykırımı ile  ilgili olarak,  bazı diyaloglarda konu dışında  Nazi’lerin altı milyon  Yahudi’yi  öldürdüğü (yaktığı/soykırım yaptığı)  anlatılır.

Gerçekten Nazilerin altı milyon Yahudi’yi fırınlarda yakarak öldürdüğü doğru mudur?  Bu konuyu araştıran az sayıda da olsa bazı bilim adamları 2’nci Dünya Savaşında Yahudilere baskı ve  zulüm yapıldığını kabul etmekle birlikte, anlatıldığı türde bir soykırım olmadığını dile getirmişlerdir.

Fransız düşünür yazar Roger Garaudy,  Alman araştırmacı Ernst  Zundel,  İngiliz tarihçi David İrving ve Fransız tarihçi Robert Faurisson konu ile ilgili  çeşitli sonuçlar çıkarmışlardır.  Bu bilim adamları türlü karalamalara, hapis cezalarına, tehdide ve şiddete karşı (fiziksel şiddet) hala hakikati sorgulamaya devam ediyorlar.

Bilim adamlarının tespit ettiği sorular ve sonuçlar :

*   Yahudilere uygulanan soykırıma holokost denir.  Yani “yakarak imha etme...” Neden?  Çünkü toplama kamplarında gazla yada başka şekilde de öldürülse cesetler fırınlarda yakılmıştı. 6 milyon ceset ortalıkta yoktu, hepsinin kül olduğu iddia ediliyordu.

*    6 milyon kişiyi yakabilecek kapasitede kaç fırın vardı? Bir insanın yanması ne kadar zaman alırdı?  Toplama kampındaki fırınlar 24 saat tam kapasite ile çalışsa bile 184 ceset yakılabilirdi. Fırınlar hiç arıza yapmaması ve hiç ara verilmemesi halinde soykırım yapıldığı iddia edilen 1941-1944 yılları arasında en fazla 150.000 cesedin yakılabileceği tespit edilmişti.

*   6 milyon sayısı ile ilk bilgiler savaş yıllarında  gazetelerde çıkmaya başlamıştı.  03 Haziran 1942  tarihli  Newyork Times  gazetesi günde 1000 Yahudi’nin kamplarda öldürüldüğünü yazıyordu.  Bu rakam her gün tekrarlandı ve giderek kabul gördü. Kimse Newyork Times’ın kamp civarında muhabirinin olup olmadığına dikkat etmedi.

*   Asıl kanaat, savaş suçlularının yargılandığı Nurnberg Mahkemesinde oluştu. Mahkeme Sovyet kaynaklarını açık delil olarak kabul etti. Buna göre 4 milyondan fazla Yahudi hayatını kaybetmişti. Binlerce klasörlük dava dosyalarında her ayrıntı ele alınıyordu, ama bu kadar insanın hangi yöntemle öldürüldüğüne değinilmiyordu. Suç varsa suç aleti de olmalıydı. (Bazı tanıdık davalara da benzemiyor değil hani).

*   Ölü yakma fırınları gece gündüz aralıksız çalışabilir mi?

*   Bir ölü yakma fırınında 20 dakikada kadavrayı tamamen yakıp kül etme imkanı var mıdır?

*   Tesirini göstermesi için Zyklon B gazı için ne kadar süre gerekiyordu?

*    Kapalı bir yerde bu gaz ne kadar süre etkili kalıyordu? Bu gazın kullanılmasından yarım saat sonra aynı odaya maskesiz girmek mümkün mü?  Bu sorular mahkemede hiç gündeme gelmedi.

*    Mahkemede gündeme gelen  iki öldürme yöntemi vardı. Birincisi Zyklon B gazı öldürme,  bu gaz hidrojen ve siyanür karışımı bir gazdı. Kullanıldığı her yerde kalıcı izler bırakıyordu.

*    İkincisi dizel kamyon egzozların içinden çıkan gazla… Yani bir kamyon gaz odasının kapısına yanaşıyor ve motorunu sürekli çalıştırarak, odayı gazla dolduruyor. Kaç kamyon, kaç günde, kaç kişiyi öldürülebilir? Bu konular mahkemede görüşülmedi.

*    Yıllar sonra kampın duvarından alınan parçalar Amerika’da incelendi.  İçerisinde  Hidrosiyanikasit  izine rastlanmadı. Oysa yıllar geçse de gazın etkisiyle ortamda mutlaka bir iz bırakmalıydı.

*   ABD’de yürürlükte olan idam cezalarında gaz odası kullanılmaktadır. Gazla idam cezası hem çok pahalı hem de zor olması bir yana, odaların yalıtılması ve ölümden sonra odaların temizlenmesi gerektiği belirtilmektedir. Fakat ölüm kamplarında basit bir yalıtımdan bile bahsetmek mümkün değildir.

*   6 milyon insanı öldürecek kadar kömürün nereden geldiği de bilinmemekteydi.

*   Ölülerin sayısı tartışmaya açıldığında,  Auschwitz’de kampın girişinde asılı duran tabelada yazan ölü sayısı 4.000.000’dan 1.000.000’a indirildi.  Ayrıca kampta gaz odası ve fırın olarak ziyarete açılan yerlerin bir kısmının sembolik olarak inşa edildiği ispatlandı.

Benim de merak ettiğim bazı sorular var;

*   Fırınlarda insan yakacak görevlileri bulmakta zorlandılar mı? Bu görevlilerin içinde gönüllü var mıydı? Görevliler vardiya usulü mü çalışıyordu?

*   Fırınların temizliği  nasıl yapılıyordu?

*   Binlerce, yüz binlerce hatta milyonlarca insanın yakıldığı fırınlarda nasıl bir koku oluşuyordu? Bu kokuya görevliler nasıl dayanıyordu? Kokuya ve sağlıksız ortama dayanamayanlardan bayılanlar, hastalananlar, hatta ölenler oluyor muydu?  

*   Görevlilerin içinde harp esiri var mıydı?

*   Savaştan sonra bu görevlilerle röportaj  yapan bir gazeteci oldu mu? Konu ile ilgili ayrıntıları anlatan bir kitap var mı?

Nazi partisinin yöneticileri soykırım talimatı verdi mi? Bu konuda da somut bir belgeye rastlanmadı. Arjantin’de yakalanan Adolf  Eichmann mahkemede  ısrarla ve inatla soykırım talimatı vermediğini ve almadığını söyleyip durdu. Sadece nihai çözümden bahsetti. Nihai çözüm de, Yahudi nüfusun Avrupa’dan göç ettirilmesiydi. Bunun için Kudüs müftüsü Hacı Emin El Hüseyni ile pazarlık yaptıklarını ve Hüseyni’ye yüklü para vererek Yahudi’leri Filistin bölgesine göç ettirdiklerini söyledi. Nazi suçluları mahkemede çok rahattı. Hatta çoğu mahkemeyi gülerek izliyordu. Mahkeme uzadıkça işin ciddiyetini anladılar.  Sonuç bir çoğu için idamdı…

Filmlerdeki  propagandalar İsrail’in milli menfaatleri doğrultusunda yapılmaktadır. İsrail kurulduğundan beri arsız bir çocuk gibi sağa sola saldırmaktadır. Adeta dediği olmadığı zaman ağlayan bir çocuk gibidir. ABD’yi ve Batı’yı arkasına alan İsrail, Ortadoğu’da istediği gibi at oynatmaya devam etmektedir.

Kaynakça : Bizim Hep İnanmamızı İstediler, Gürkan Hacır, Destek Yayınları.

 

 
Toplam blog
: 48
: 4273
Kayıt tarihi
: 28.08.12
 
 

Kamudan emekliyim. Yaşam felsefem "hayatın içinde her olayın sorgulanması gerektiği" yönündedir. ..