- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Hoş geldin kelle vergisi!

VERGİYİ VERMEZSEN BÖYLE KIZARIRSIN!
Uzun zamandır beklediğim bir haber bu gün ajanslara düştü.
2009 Martında yapılan yerel seçim öncesi dağıtılan sosyal(!) yardımların dozu biraz kaçınca, üstüne üstlük birde Amerikan kökenli krizle birlikte meydana gelen bütçe açığımız, ekonomimizdeki daralmamız, dünya rekorları kıran işsizliğimiz, sanayi üretimindeki rekor düşüşümüz ile boğuşurken, bazen haftada 5 kez petrol ürünlerinde ayarlamalar yapılarak, bazen günlük ÖTV ve KDV artışları düzenleyerek, değişik konularda açılımlar yaparak bu günlere geldik.
Ancak bütçe açığımız bir türlü kapanmıyor! Bizim bütçemiz oldum olası (1946 dan beri) hep açık veriyor. Ancak bu açık hiç eski açıklara benzemediği ve işverenler, doktorlar, mühendisler, bilumum serbest meslek sahiplerinden yıllık alınan vergilerin 1.8 milyar Lira olduğu bir ortamda, bütçe açığının kapanması mümkün mü?
Son 7 yıllık ülke yönetiminin benimsediği bir yöntem olan vergiyi tabana yayma politikasının bir sonucu olarak vergilerimizi; maaşlı çalışanlardan, KDV, ÖTV gibi… Kalemlerden elde etmeye başladık.
Bu arada yaratılan yandaşların yat, kat ve lüks araba sahibi olmaları için önce motor hacmi 2500SS yi geçen otoların ÖTV, KDV ve MTV’lerini indirdik. Arkasından da 150 metrekareyi geçen evlerden alınan vergileri indirdik. Yetmedi son olarak da lüks yatlardan alınan ÖTV ve KDV’yi sıfırlayarak, mal mülk sahibi olmalarının zemini hazırladık. Zenginliğin nişanesi olarak görülen Pırlanta, Elmas gibi ziynet eşyalarından zaten ÖTV ve KDV almıyorduk.
Bütçe açığımızın kapanması için bir şeyler yapmak gerekiyor. Onca açılıma rağmen, bir türlü bütçe açığımızın üstü örtülemedi. Onun için vergiyi iyice tabana yaymak ve iktidara oy vermeyen kesimden kopara bildiğimizi koparmak için yeni vergi türü konusunda çalışmalar tüm hızı ile devam ediyor.
Biraz merak etmekte fayda var. Yeni bir vergi türü her zaman insanoğlunu ürkütmüştür. Bu vergi türü beni olduğu gibi herkesi ürkütecek cinsten.
Toplumda yaşamanın, hele hele büyük şehirde yaşamanın, yaşayanlar için bir ek yük getirmesi gerekiyordu! Bunu bilen iktidarımız; bunun karşılığının ödenmesi gerektiği düşüncesinden hareketle oluşturulan 'kelle vergisi' ni gündemine alarak uygulamaya geçiyormuş.
“Kelle Vergisi”nin neleri kapsadığına gelince; yerel yönetimlerin gelirlerinin artırılması ve yeni kaynak yaratılması amacıyla okul işyeri servislerinden "özel kent vergisi", ticari ve sınaî işletmelerden, ev sahiplerinden 3-5 "Büyükşehir vergisi" alınması öngörülüyormuş.
Bu vergilerinin amacı; vergiye gönüllü uyumun artırılması ve vergi tabanının genişletilmesiymiş. Ayrıca vergiyi “Kullanana ödet" sistemiymiş!
Vergi mevzuatını şöyle bir karıştırıp, bizlere yeni yük getirecek olan bu yeni tür verginin ne olduğuna baktım.
Kelle Vergisi nedir?
Vikipedi'ye göre, 'Kelle vergisi'; tüm bireylerin eşit mükellef olduğu vergi türü. Bireylerin gelirlerine orantılı vergi vermesi düşüncesine dayanan gelir vergisinin aksine kelle vergisi, herkesin aynı miktarda vergi vermesi esasına dayalı. Bunun ardındaki mantık, bir toplumda yaşamanın, gelirden bağımsız olarak, topluma belli bir maddi yük getirdiği ve bunun karşılığının ödenmesi gerektiği.
Maliye’nin üzerinde çalıştığı, taslak aşamasındaki bazı düzenlemeler şöyleymiş;
* Büyükşehirlerdeki sınaî ve ticari işletmelerden, ev sahiplerinden yüzde 3-5 oranında büyükşehir vergisi alınması, kentsel rantların yüzde 5 vergiye tabi tutulması öngörülüyormuş.
* Kullanana ödet sistemi devreye girecek. Yangın sigortası ile kaskonun zorunlu olması, okul, işçi servislerinden vergi alınması gündemdeymiş.
* Köprü, okul, hastane, yol gibi kamu hizmetlerinden sahibine rant sağlayan gayrimenkullerden devlet de pay alacakmış.
* Satın aldığı gayrimenkulü 1 yıl içinde satanlar gelirinin yüzde 10'unu düşerek, elde ettiği gelirin yüzde 90'ı üzerinden gelir vergisi ödeyecekmiş. Böylece bir yılda elde edilen değer artış kazancının yüzde 90'ından vergi alınmış olacakmış. Kentsel rantlarda vergiden düşülecek tutar ilerleyen yıllarda daha da aşağı çekilebilecekmiş.
* Taksici ve dolmuşçulara yönelik yeni bir düzenleme yapılacakmış. Vergi oranını Gelir İdaresi Başkanlığı ve ilgili meslek odaları tarafından oluşturulacak komisyonlar belirleyecekmiş.
* Basit usule tabi olan ancak yüksek kazanç elde edilen mükellefler gerçek usule geçecekmiş.
* Çiftçiden de vergi alınması planlanıyormuş. Arazisini birleştiren çiftçiler ise düşük vergi ödeyecekmiş. Zirai kazançların hâsılatları üzerinden vergi kesilmesi öngörülüyormuş.
* Hamal, boyacı, berber gibi küçük esnaflar ise gelir vergisinden muaf olacakmış. Evinde çiçek, dikiş gibi gelir elde edici işler yapanlar da bu kapsamda yer alacakmış.
Yeni vergi türümüz hepimize hayırlı olsun.
İşte vergiyi tabana yaymanın en güzel yolu!
Asgari ücretle çalışanla, altında yatı, katı ve arabası olandan aynı vergiyi almak ne kadar adil?