- Kategori
- Deneme
Hoş geldin yalnızlığım…

Hoş geldin yalnızlığım nasıl da özlemişim seni. Geç şöyle otur baş köşeye. Konuşalım seninle iç sesimi dışarıya taşıyarak. Duyayım kendi sesimi kendime yönelterek. Hatta şarkılar söyleyerek mırıldanmadan bağıra çağıra. Sonra güleyim kendime kahkahalarla. Hoş geldin yalnızlığım, nasıl da özlemişim seni.
Meğer ne çok korkuyormuşum senden.Korku insana her şeyi yaptırıyormuş ya. Bu korkuyla ne çok gereksiz insana kendimi kaptırmışım, ne çok insanı hayatıma katmışım ve ne çok kendimi ve seni yok saymışım. Eledim eledim hepsini, şimdi seni kucaklıyorum sevinçle. Bağışla beni. Bir daha seni terk etmeye, seni aldatmaya çalışmayacağım. Senin beni asla terk etmeyeceğini öğrendim. Ve seni ne çok sevdiğimi de..
Bu evde yaşayanların bir gün çekip gideceklerini, gitmek zorunda kalacaklarını biliyordum. Hoşuma gidiyordu onların hayatında vazgeçilmez olmak.Bana muhtaç olduklarını bilmek, seni ve kendimi yok sayıp, onlar üzerinden var oluşumu gerçekleştirmek, bu durum hem kendimi çok güçlü olduğumu hissettiriyor, hem de güçlü olmayı zorunluluk haline getiriyordu. Oysa ki onlarla aynı yolda yürüyorduk ama adımlarımız aynı değildi. Elbette yol ayrımına gelecektik ve onlar kendilerine başka bir yol seçeceklerdi. Ama her gitmek ‘’gitmek’’ değilmiş. Seninle baş başa kalınca öğrendim, onlar beni de götürmüşler yollarında. Ve kalmış onlar da benimle. Benimle kalanları gördüm seninle baş başa kalınca..Ve gitmek isteyenleri aslında benim gönderdiğimi..
Hoş geldin yalnızlığım. Nasıl da özlemişim seni..
Ağır adımlarla evin yolunu tut, koşmadan yetişmeye çalışmadan, hatta bir çay bahçesine uğra, bir demli çay söyle kendine. Kapının zilini çalma. Anahtarın var, aç kendinin kapılarını kendine. Ve kendi pencereni yarat dışarıya karşı. Gör dışarıyı ama içeri alma. Sen varsın içerde ve ne güzelsin. Güzel bir sofra hazırla kendine, şarap ve mum olsun mutlaka. Bir de bir demet nergis. Nergisleri çok severim ben. Ne güzel nergis kokardı ellerin unuttun mu? Çocukken anne annenin arka bahçesinden telaşla toplardın onları ve gece boyu ellerini koklayarak uyurdun. Nergisleri unutma.Ve hala çocuk yanın ağır basıyor senin , o yanını kaybetme. Çıkar şu kadife pantolonunu ayağından. Giy kırmızı puanlı fırfırlı elbiseni, dön kendi etrafında. Kendin için kendinin güzelliklerini ortaya çıkarmaktan korkma.
Hoş geldin yalnızlığım. Nasıl da özlemişim seni.
Hayatımda seni unutturacak ne kadar insan varsa hayatımdan çıkarıyorum, sana söz. Ben onlarda gördüm; yalanı, kandırmayı, olduğu gibi görünmemeyi, küçük çıkarları için büyük aşkları yok saymayı, insan kullanmayı, zavallılığı güçlülük gibi göstermeyi..Ben senden öğrenmedim ki bunları. Geçti ama hepsi geçti. Kapının dışarısında kaldılar. Ve bir daha seni terk edip onlara gitmeyeceğim. Yalnızlığımı tanıyan, beni olduğu gibi kabul eden birisi gelirse hayatıma, hayatımın kapısının anahtarının paspasın altında olmadığını zaten biliyordur. Yalnızlığım iyi ki varsın, iyi ki benimlesin.
Hoş geldin yalnızlığım. Meğer seni ne çok seviyormuşum…
Leylim
08.03.2010