- Kategori
- Siyaset
Hrant Dink’in ölümü, CHP ve Türkiye algısı…

Hrant Dink’in ölümü üzerinden 5 yıl geçti, 2 gün önce davası bitti, bugün de Taksim’den Agos Gazetesi önüne yürüyüş gerçekleşti..
Türkiye toplumunun ekseriyetinin fotosunu çekmeden şahsi düşüncemi paylaşmak isterim. Kimse doğarken ne anasını, ne babasını, ne coğrafyasını, ne dinini, ne de kimliğini seçebiliyor. Bence bu öğelerin hiçbirinin önemi yoktur ve sadece insan olması yeterlidir. Bu nedenle Hrant Dink’in ölümü trajiktir, kaderdir, elbette insanlık adına utanç vericidir.. Buraya kadar küçük bir azınlığın dilek ve ütopyasından öteye gitmemektedir. Şimdi toplumsal reel algıyı anlatmaya çalışayım. Sizlere 2 olayı anımsatmakla; yazımın gövdesini oluşturacağım.
CHP İzmir Milletvekili Sayın Canan Arıtman 2-3 yıl öncesi iğrenç bir iddiada bulundu. Hani Sayın Cumhurbaşkanımız Gül’ün ailesinin bir ucu Ermeni soyuna dayandığına dair.. Ne oldu sonra? Kıyamet koptu! Sayın Gül, derhal mahkemeye başvurdu. Neden? Hakaret iddiasıyla..
8 ay önce yapılan genel seçimler öncesi Sayın Başbakan Erdoğan, miting meydanlarında bir sloganı hem bağırdı, hem yuh çektirdi… Neydi o? ‘’Bakın, CHP Lideri Kılıçdaroğlu var ya, hem Alevi hem de Kürt’tür..’’
Ne oldu sonra?
Sayın Cumhurbaşkanımız, Ermeni’yle bir bağının olmadığını kanıtlamak için bir sürü açıklamalarda bulundu. Sayın Kılıçdaroğlu ise aksini ispatlamak için aile şeceresini saydı...
Sayın Cumhurbaşkanımız çıkıp; Ermeni olmak küçültücü bir ibaremidir diyemedi. Sayın Kılıçdaroğlu, evet hem Kürdüm hem de Aleviyim deseydi toplumsal algıya şok olurdu.. Ancak toplumsal reel algı kesinlikle bunları söyletmeye müsait değildir.
Gelelim sonuca.. Sanıyorum seçimlerden 1 gün sonra yani 13 Haziran 2011 tarihinde, Akşam Gazetesi köşesinde, Sayın Oray Eğin yazmıştı. İsterseniz bir anımsayalım..
Kemal Kılıçdaroğlu'nun siyasi hayatı 'de facto' bitmiştir.CHP'de bundan böyle kaos hakim olacak. Kılıçdaroğlu'nun bütün iyi niyetine, kişisel başarısına inanıyorum ve hakkını teslim ediyorum. Ama 'cehennem buz tutana kadar' Türkiye'de karşılık bulması imkansızdır. Alevifobi her zaman baskın gelecektir ve Kemal Kılıçdaroğlu'nu yutacaktır. Mitinglerde 'Bu adam Alevi' söylemi karşılığını buldu, referandumda 'Dedeler yargıyı ele geçirdi' söyleminin etkili olduğu gibi. Kılıçdaroğlu mecburen koltuğunu Sünni bir adaya teslim etmek zorunda kalacaktır.
Aradan 8 ay geçti. Bu tespitin ne kadar yerinde olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Diğer yandan Hrant Dink’in ölümünün 5. yılında toplumun ekseriyeti timsah gözyaşı dökmektedir.
2012 yılının Türkiye’sinde yaşayan insanların yüzde 70-80’ni artık farklılığı kabul etmiyor. Peki ne istiyor?
Türk ve Sünni dışında hiçbir farklılığı ne duymaya ne de beraber olmaya tahammül edemiyor.
CHP’nin başında olan Sayın Kılıçdaroğlu gidecektir, yerine hem Sünni hem de Türk bir lider gelecektir. Başka türlü ana muhalefet CHP’nin etkin olması mümkün olmayacaktır. Medya ve kamuoyu son 2-3 aydır CHP’yi asla gündeminin ilk sırasını almamaktadır. Sizce neden? Bence Oray Eğin ağzıyla söylersek; Kemal Kılıçdaroğlu'nun siyasi hayatı 'de facto' olarak bitmiştir. Yani fiilen hem CHP hem de Kılıçdaroğlu artık yok sayılmaktadır.
Neden böyle oldu peki?
Vahşi kapitalizmin hükümran olduğu bir ülkede kaçınılmaz rota ya da gidiş budur. Siz bakmayın, televizyon ekranlarından yansıyan görüntülere ve mesajlara.. Toplumsal realite aksini söylüyor ve hızla farklılığı hasım olarak görüyor ve bu yolda gittikçe mesafe alıyor.
Yazı bitti… Anlayan anlamıştır, anlamayan anlayanlardan öğrensin arkadaş::))