- Kategori
- Sigorta
Hukuksal koruma sigortasında riziko sorunu
Sigorta sektöründe yetersiz olduğunu düşündüğüm konulardan biri de Hukuksal Koruma Sigortasıdır; çünkü, bu konuda sadece Hukusal Koruma Sigortası Genel Şartları mevcut olup, bu da yeterli değildir. En büyük yetersizliğin de rizikonun ne zaman gerçekleşmiş sayılacağının tespiti noktasının Genel Şartlar'da net olarak düzenlenmediği kanaatindeyim ki bu çok önemli bir noktadır; çünkü, poliçenin teminatına girip girmediği konusunu belirleyecek olan düzenleme, bu düzenlemedir. Dğer düzenlemeler, Ticaret Kanunu ve diğer mevzuattaki hükümler ile doldurulabilir ama riziko konusunun genel Şartlarda netlik kazanması gerekir.
Genel Şartlardaki rizikoya ilişkin düzenleme aşağıdaki gibidir:
"B.l- Rizikonun Gerçekleşmesi
Hukuksal Koruma Sigortasının uygulanması açısından riziko;
- Sigortalının ileri süreceği tazminat istemlerinde, tazminat talebine konu teşkil eden zararın gerçekleştiği anda,
- Sigortalının ceza, disiplin veya meslek kurallarına aykırılıkla suçlandığı hallerde, sigortalının sözkonusu hükümlere aykırı davrandığı ya da davranmaya başladığı varsayılan anda,
- Bunun dışında kalan tüm hallerde ise sigortalının ya da uyuşmazlıkla ilgili diğer kişi veya kişilerin, objektif ve subjektif yükümlülüklerini ihlal ettiği, ihlal etmiş sayıldığı yahut ihlal ettiği varsayılan anda,
gerçekleşmiş sayılır."
Görüldüğü gibi, özellikle son fıkra son derece muğlaktır. Genel Şartlardaki bu düzenlemeden bağımsız olarak, özellikle sigortalının davalı olduğu zamanlarda önem kazanan bu konuda, bana göre olması gereken ise şudur: Sigortalının dava dilekçesini tebliğ aldığı tarih, rizikonun gerçekleştiği tarih olarak kabul edilmeliı ve bu tarih, poliçe vadesi içinde olmuş ise, teminata dahil; aksi halde, teminat dışı sayılmalıdır.
Bu konuda açıklık getirilmediği sürece, davaya neden olan olayların (örneğin, işveren olan sigortalının, işçisini işten çıkartması ve işçinin yükümlülüğünü yerine getirmediği tarih gibi) gerçekleştiği tarihlerde rizikonun meydana geldiğini kabul edersek (Çünkü, Genel Şartlar son fıkrada yükümlülüklerin ihlalinden bahsetmektedir.), olayın meydana gelmesinden sonra poliçe yaptırarak, sigorta şirketi mağdur olacaktır.
Genel Şartlar A.6.1'de belirtilen "Sözleşmenin yapılmasından önce ve sona ermesinden sonra gerçekleşen bir rizikodan doğan uyuşmazlıklar"ın teminat dışı olması (Ticaret Kanun'unda da benzer bir düzenleme bulunmaktadır.) ise, sigortalıya açılan davaya konu olan olayın, poliçe düzenlenmesinden önce vuku bulmuş ama sigortalının haberi olmamış olabilir. Aynı şekilde, her davaya konu olayın poliçe vadesinden önce meydana gelmiş olma ihtimali de son derece yüksektir.Bu nedenle, hukuksal koruma için bu düzenlemenin uygulanması da sigortalı aleyhine bir durum ortaya çıkaracaktır.
Sonuç olarak, Hukuksal Koruma Sigortası Genel Şartlarınının, özellikle bu teminat için rizikonun ne olduğu konusunda daha detaylı ve daha net bir düzenlemenin yapılması gerekmektedir.