- Kategori
- Güncel
Hükumet, faiz lobisinin en önemli silahı olan kredi kartını elinden almak istiyor...

Faize dayalı ekonomilerin vatandaşa attığı en büyük kazıklardan biri kredi kartıdır. Nerdeyse tüm ülkenin yediği bir kazık bu...
Kredi kartı'nın yeni çıktığı yıllarda bir öğretmen arkadaşım kredi kartının faziletlerini anlata anlata bitiremiyordu. Bir gece arkadaşın çocuğu rahatsızlanmış ama ay sonu olduğu için elde para yok.. O da kredi kartıyla bankadan para çekip çocuğunu tedavi ettirmiş...
Aslında acil bir durumda böyle bir imkanın oluşu, henüz kredi kartını tanımayan hepimiz için takdire şayan olmuştu... Yani cebinizde hiç paranız yokken banka size sorgusuz sualsiz para veriyor, bundan alası olabilir mi??
Zamanla kredi kartı yaygınlaştı... Hepimiz kart sahibi olduk... Ne var ki, arkadaşımın yaşadığı o acil sıkıntıyı gideren kart yerine bizzat kendisi başımıza dert olan kredi kartı dönemlerine geldik.
Kazanmadan harcama, peşin peşin bir şeylerin sahibi olma zaafiyeti nerdeyse tüm ülkeyi(belki tüm dünyayı demek lazım) kredi kartlarının mahkumu haline getirdi... İnsanlık kredi kartlarına mahkum olurken, bu kartların sahipleri olan "lobi"ler de sömürdükçe sömürdüler; semirdikçe semirdiler.
Bugün tedavülde bulunanan kredi kartlarının ne kadarının aslında uluslarası faiz lobilerine çalıştığını kim biliyor?... Kartın özel adının önemi yok; şu banka bu banka mühim değil... Asıl önemli olan kart cinsine göre (Visa, Mastercard...gibi) sahipleri kimlerdir.
Başbakan Erdoğan'ın faiz lobisinin en önemli silahı olan kredi kartlarının kullanılmaması yönündeki çağrısı, aslında bir tür ekonomik bağımsızlık kazanma çabasıdır. Türkiye, ekonomik anlamda bağımsız hale gelmek için mücadele verirken bunun bir ayağı IMF boyunduruğundan kurtulmaksa-ki bu gerçekleşti- bir ayağı da dünyadaki ekonomik sömürü çarkının etkisinden kurtulmak olacaktır.
Türkiye insanı bilmem kaç milyon kredi kartı kullanıcısı ile kolay harcama ve israfın bayraktarlığını yapıyorsa, bunun önüne geçmenin yolu nedir? Başbakanın yaptığı gibi bir çağrı mıdır, yoksa daha başka etkin tedbirler var mıdır?
Başbakan Erdoğan'ın halkına yönelik kredi kartı kullanmayın çağrısına gelen muhalif tepkilere bakınca Hükumetin daha fazlasını yapması zor görünüyor. Uluslarası faiz lobisinin Türkiyedeki adamları daha şimdiden ayaklandılar bile...
Eğer mesele, Başbakan'ın söylediği her söze muhalefet etmek gibi bir bayağı siyaset anlayışı değilse, bu Anamuhalefet partisi'nin kredi kartı kullanımını azaltmak yönündeki çağrıya karşı isyanının anlamı nedir?... Yani, Başbakan halkına kredi kartı kullanımını azaltın diyorsa, siz de bunu telkin edin, fena mı olur!!...
Benimki de laf mı?..Elbette fena olur; o anamuhalefet partimiz ki kendisi bir bankanın ortağıdır ve muhtemelen en çok kart pazarlayan bankanın hissedarı bulunuyor. Şimdi, kendi şirketine zarar vermesi beklenebilir mi Anamuhalefetten...İşte Türkiye'nin siyasi açmazı!!
Kredi kartı, peşini seven insanoğlu'nun bıçak yalayan kedinin kendi kanını emdiğinin farkında olmayışı gibi, kendi kendini yiyip tüketme aracıdır ve burada kan emenler ise uluslarası ve ulusal fazil lobileridir.
Bunları söylerken ben hiç kredi kartı kullanmayan biri olduğumu söylemeyeceğim. Ama daha önce de burada yazdığım gibi, kredi kartı harcamalarını en asgariye indirdim. Karttan yıllık aidat alan bankanın kartını iptal ettim...Hem de sonunda aidat almayacağız yeterki iptal etme, dedikleri halde...
Bugün sadece maaş aldığım bankanın kartı var ve onu da çok sınırlı kullanıyorum... Buna rağmen kredi kartı kullanmaktan memnun değilim. Özellikle kadınların elinde kredi kartlarının aileye ne gibi gaileler getirdiğini de biliyorum.
Devletin bugünki ekonomik dünya düzeni içerisinde kredi kartını yasaklaması mümkün değildir. Ancak, insanımızın daha bilinçli ve daha sorumlu davranması mümkündür. Meseleyi, sadece maaşların düşüklüğüne falan bağlayıp da ucuz siyaset yapmanın anlamı yok...Bu ülke kredi kartı bataklığına asıl bu hükumet öncesinde batırıldı. Faizciler asıl o zamanlar istedikleri gibi cirit attılar bu ülkede...
Bugün de, bu durumun devamını istiyorlar. Gezi Parkı, demokrasi, özgürlük ya da tencere tava... Şimdi de "kredi kartımıza dokunma" kampanyaları başlatırlarsa kimse şaşırmasın... Daha önce söyledik yine söylüyoruz: Burada Hükumetin uluslarası kapitalist faiz lobisi ile mücadelesi söz konusudur.
Diğerleri sadece bu büyük savaşın piyonları ya da maşalarıdır.