​ Yargıya taşıyın (Tencere tava havası suç, Ankara havası suç değil...) / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Erdoğan Özgenç DOST MECLİSİ

http://blog.milliyet.com.tr/erdoganozgenc

19 Temmuz '13

 
Kategori
Güncel
 

Yargıya taşıyın (Tencere tava havası suç, Ankara havası suç değil...)

Bugün dedim siyaset üzerine yazılar yazmayayım.

Aklımda o kadar çok şey vardı ki, mesela son yılların en büyük tuzak ve siyasi manevrasına taraf olmuş Fenerbahçe’mizi yazayım istiyordum.

Zaten siyasetten de siyasetçilerden de bıktım usandım hatta utanıyorum kendilerinden…

Ama olmadı…

***

Az evvel mesaj kutuma düşen bir haberin içinden bir satırı aynen alıyorum buraya; Başbakan Kastamonu’da yaptığı havaalanı açılışında konuşmuş…

“Bu tencere tavacıları” sizler yargıya taşıyacaksınız. Her şeyi devletten beklemeyin. Müracaatınızı yapıp yargıya bildirin, herkes haddini bilsin…”

Geçende de bir gazeteci sormuştu “Tencere tavacılar nedir” diye, sınavlara hazırlanan çocuklarımızı rahatsız edenler demiş “beni istemedikleri istifamı istedikleri için” diyememişti…

***

El insan yahu bu ne vicdansızlıktır, Allah’tan kork diyeceğim de önce bugünkü fıkramızı paylaşalım isterseniz.

***

Başbakan konuşma yapmak için kürsüye çıkmadan önce hani şu malum danışmanına sormuş;

“Ben büyük bir adam mıyım?” diye

Danışman;

-Evet, efendim demiş, hem de çok büyük bir adamsınız, demiş…

Başbakan yine sormuş; mesela kimlerden daha büyüğüm?

Danışman;

-Mesela efendim, Turgut Özal’dan büyüksünüz, çünkü o Cumhurbaşkanından çok korkardı, siz korkmuyorsunuz.

Başka demiş, Başbakan,

Danışman;

-Demirel’den de büyüksünüz, çünkü o da askerlerden çok korkardı, siz askerlerden de korkmuyorsunuz.

Başbakan keyiflendikçe keyiflenmiş;  Peki ya Hz Ali’den, diye sormuş…

Danışman;

-Ondan da büyüksünüz, Sayın Başbakan, deyince Başbakan dayanamamış;

“Yok artık, bu senin yaptığına da yalakalık denir,” deyince

Danışman;

-Öyle demeyin Başbakanım, o Allah’tan korkardı, siz Allah’tan da korkmuyorsunuz, demiş…

***

Doğru söze ne denir? Başbakan ve ekibi diyelim ki Adana’ya geldi, yandık.

İnanın o gün sabahtan akşama kadar Adana da yaşam duruyor adeta. Başbakanın geçeceği tüm yollar kesiliyor üst baş araması yapılıyor, caddelerdeki trafik işaretleri değişiyor, trafik kuralları ihlal ediliyor sokaklarda polislerden geçilmiyor. Yüzlerce makam aracı zırhlı araç cabası…

Öncesinde ise sokaklarda AKP li partililer tarafından bangır bangır minibüsler dolaştırılıyor, el ilanları dağıtılıyor AKP nin parti şarkıları ve ilahiler okunuyor…

Miting meydanında ise saatlerce bangır bangır kulakları sağır edilecek şekile parti ve Başbakanın reklamı yapılıyor, kulaklarınızı sağır edecek nitelikte…

Miting meydanına beş yüz metre ne durmanız ne park etmeni mümkün değil, polislerin hakaretleri şiddeti kin nefret ve kuşkuyla bakması, herkese katil muamelesi yapması da bonusu…

Sakın yanlış anlaşılmasın bu anlattıklarım sadece Adana da değil, Türkiye’nin her yerine aynıları yaşanıyor.

***  

Yukarıda okuduğunuz gibi Başbakan; Cumhuriyet tarihinin en güzel en anlamlı ve zamanlaması en doğru “halk hareketi” eylemcilerini sanki onlar kendi vatandaşları değilmiş gibi, küçük düşürmek veya aşağılamak amacıyla olmadık kelimeler kullanıyor cümleler kuruyor.

Bununla da yetinmiyor “tencere tava çalarak” kendilerinin istifasını isteyenleri eylemcilere destek verenleri yargıya şikâyet edilmesini istiyor. Sizi rahatsız ettiler, sınava girecekleri engellediler diyor geceleri…

***

AKP teşkilatı ve Belediye Başkanı İ. Melih Başbakanı Fas Tunus dönüşünde karşılamak için gecenin ilerlemiş saatinde 02.37 de miting düzenletti biliyorsunuz? O saate kadar bakın neler oldu Ankara da;

AKP nin parti teşkilatlarına ait araçlar üzerindeki ses aletlerinden saatlerce Başbakanın havaalanında karşılanacağı, tüm partililerin ve “inançlı” insanların katılması istendi…

Ankara da Belediyeye ait tüm taşıma araçları mitinge katılacakların emrine ücretsiz tahsis edildi. Gecenin o saatine kadar yüzlerce makam ve parti aracı trafik kurallarını hiçe sayarak şehrin dört bir yanında kornalar çalarak marşlar çalarak tur attılar…

Gecenin o saatinde miting alanında kurulan ses aletlerinden saatlerce yüksek sesle havaalanı civarında bulunan tüm mahallelerde duyulacak şekilde anonslar yapıldı ilahiler okundu…

Gecenin o saatinde sesler yükseltilerek Başbakan dakikalarca konuşma yaptı ve saat gecenin 04.00 nü geçerken makam ve zırhlı araçlar trafik kurallarını ve hız limitlerini hiçe sayarak geçip gittiler. Hemen akabinde de Büyük Şehir Belediye araçları ve tüm taşıma araçları bedava gelen partilileri yandaşları taşıdılar saatlerce…

***

Bunları siz yapınca kanunsuzluk olmuyor, demokratik haklarını ve özgürlüklerini kullanarak dayatmalarınıza dinimizi sömürmenize sosyal yaşamlarına müdahale etmenize, kendinizi dev aynasında görmenize karşı tepkilerini barışçıl bir şekilde koyanların “tencere tava çalmaları” kanunsuz oluyor öyle mi?

İktidara göre kendilerinin çaldıkları Ankara havası, bu eli alnı öpülesi insanların ki “tencere tava havası…”

Şimdi birazcık insaf ve Allahtan korkun demekte haksız mıyım Allah’ını severseniz…

Ben asıl Başbakanın her dediğini doğru mu yanlış mı yerinde mi değil mi demeden yapan ve kendisinin söylediklerini papağan gibi tekrarlayanlara acıyorum…

Zavallı olmanın da bir gururu olmalı ne dersiniz?

Hayırlı akşamlar sağlık ve huzur dolu iftarlar diliyorum efendim…

Erdoğan ÖZGENÇ

 
Toplam blog
: 846
: 425
Kayıt tarihi
: 26.06.12
 
 

Emekli banka müdürüyüm ama kart vizitimde "insan" yazıyor. Adana'da ikamet ediyorum. Herk..