- Kategori
- Haber
Hürriyet, Milliyet, Vatan, Posta okuru ve çalışanları ile Aydın Doğan'a çağrı...
Doğan Yayın Grubu haketmediği zor günler yaşamaktadır. Grubun okurları, çalışanları, sahipleri de bu zor süreci üzüntü ile yaşamaktadır...
Hürriyet, Milliyet, Vatan ve Posta gazeteleri eğer kanuni engel yoksa bir kampanya başlatmalıdır. Bugüne kadar milli menfaatler ve darda olan yurttaşlarımızla, milli projeler için kampanya düzenleyen bu gazeteler ve grubun televizyonları bu kez kendileri için; çalışanları, okurları ve en çok da demokrasi ile basın özgürlüğü için büyük bir kampanya başlatmalıdır.
Doğan Grubu gazeteleri ile televizyonlarının çalışanları; maaşlarının tamamını veya önemli bir kısmını dayanabildikleri sürece, bu yayın organlarının yaşaması için almamalıdır.
Okurlar; daha çok gazete almalı ve gruba çok sayıda okur kazandırmalıdır. Verecekleri reklam ve ilanlarla gazetelere destek verme çabası içinde olmalıdır.
Gerekirse ekler verilmemeli ve hatta gazetelerin sayfa sayıları azaltılmalıdır.
Grubun gazete ve televizyonları "OKURA ÇAĞRI" manşetleriyle, hergün bu kampanyayı okura duyurmalıdır. Türk Milleti bu kampanyayı destekleyecektir inancındayım.
Demokrasi, özgür basın sayesinde; tüm kurum ve kurallarıyla yerleşir ve yaşar. Özgür basın yoksa, özgürlük ve bağımsızlık zarar görür; demokrasi de tam demokrasi olmaz...
Doğan Yayın Holding'in doğanları; Aydın Doğan Bey, Hanzade, Arzuhan, Vuslat Hanımlar... Sıvayın kolları... Gümüşhane rençberi; elbirliği ile ekinini, bağını, bahçesini eker, biçer, bereket bulur, bereket dağıtır; çadırını, çardağını, çetrisini mühkem yapar, sahip çıkar; dededen, atadan, oğula-kıza, toruna emanet bırakır... Evlatlar da atalarını saygı ile yadederler... Emanetlerine her şartta sahip çıkarlar; korurlar...
Türk Milleti için dünya malı emanettir... Çalışmak, alınteri dökmek kutsaldır... İyilik etmek şiar edinilmiştir... iyilik eden insan baştacı edilir... Milletimiz inanır; mübarek bir hayat yaşar, hiç ölmeyecekmiş gibi çok çalışır; yarın ölecekmiş gibi de iyilik eder... Doğan Ailesi'nin de yaptırdığı, devletine ve milletine bağışladığı çok sayıda eseri var... Gazete ve televizyonları çok seslidir ve demokrasiye hizmet etmektedir... Gerçekte gazeteler, okurundur; sahip çıkalım; okuyalım, okutalım ve burada yazmaya da devam edelim...
Çalışanlarıyla, okurlarıyla, sahipleriyle, demokrasi ve özgür basın tutkunlarıyla gazetelerimize sahip çıkalım... Gerekirse iki yaprak, dört sayfa çıksın ve sadece bir sayfa haber, diğerleri ilan ve reklam olsun; ama yaşasın gazetelerimiz...
Dileğim bu!...
Ben bir köy çocuğuyum. Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in yaptırdığı taş binada, Atatürk'ün eğitmeni tarafından okutuldum. Köyümde okul yoktu. Gırtlağıma kadar ulaşan karlara bata çıka gittim geldim okuluma. Adını bilmediğim çiçekleri toplardım okuluma gidip gelirken; kış ortasında bile... Kardelen ismini çok sonra öğrendim... Biz çiğdem derdik... Sonraları gazetelerle, (Okur-yazar babam tanıştırdı beni gezetelerle) kitaplarla tanıştım; şimdi çiçeklerden başka; güzel dostluklardan, güzel insanlardan ve iyi olan herşeyden sonra kitap topluyorum... Nefsim için okumuyorum... Aklım hep ülkemde ve milletimde...
Gazetelerimize sahip çıkalım...
Selam ve sevgilerimle...