Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Halley'inden, uzay aracı Rosetta'ya / Bilim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Kasım '14

 
Kategori
Bilim
 

Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Halley'inden, uzay aracı Rosetta'ya

Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Halley'inden, uzay aracı Rosetta'ya
 

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın  Halley kuyrukluyıldızının 76 senede bir Dünya’dan görüldüğü için  insanlar tarafından kıyamet alarmı sanılmasının  korkularıyla kafa bulduğu ‘’Kuyrukluyıldız altında izdivaç’’ adlı romanını  yazalı  102 sene olmuş.

1912’de yazılan bu roman’dan bugüne  insanlık tarihi  nereden nerelere gelmiş.  Keşifleri, icatları, uzay çalışmalarını,  savaşları yazmaya kalksanız baş edemezsiniz.  100 sene önce yaşayan insanların hayalini bile  düşünemeyecekleri  şeyler bu gün gerçek.

İnsanoğlu  o tarihlerde kuyrukluyıldızın korkusuyla yaşarken,  bugün  onu  yakından izlemek  ve araştırmak için  oraya uydu göndermeyi başarabiliyor.  Mars’a uydu gönderiyor ve sabırla  bekliyor.

Rosetta  isimli uydunun kuyruklu yıldıza seyahati tam 10 yıl sürmüş..  Düşünebiliyor musunuz?. Ve hedefe başarıyla iniyor.

Hüseyin Rahmi Gürpınar yaşasaydı herhalde  bu kez ‘’Kuyruklu yıldız üstünde vals’’ romanını yazardı.

Bir uydunun 10 yıl  uzayda yol alıp da adrese teslim cargo gibi kuyruklıyıldızın tepesin konmasına bugün inanmakta zorluk çekiyoruz ama  bir yüzyıl sonra belki bu keşifler bile  basit bir keşif olarak kalacak,  daha büyük keşifler ve icatlar  bunların yerini alacaktır. 

"Rossetta" Uzay Aracının, kuyruklu yıldıza sondası "Philae"yı indirdiği gün ben Kadıköy’den, Maltepe’ye Ziverbey üzerinden trafik sıkışıklığı nedeniyle tam 1.5 saatte gelebildim.   Biz İstanbul’da bu sıkıntıyı yaşarken çözülecek derdi kalmayanların  alay eder gibi  kuyrukluyıldız ulaşmaları  gücüme gitmiyor değil elbette ama  bizim de  yakında  onların bile şaşıracağı bir  keşifle İstanbul’u kopyalayarak  bugün 15 milyon olan nüfusunu 35 milyona çıkaracağımıza  dair olan inancımı asla kaybetmiyorum!...

İşin bir de mizah tarafı var.

 Cüppeli Ahmet Hoca Kuyrukluyıldıza konan uzay aracı ROSETTA ve uydusu için ''fazla merak iyi değildir, et mi var, but mu var'' diye oralara gitmek, o masrafa değmez'' demiş.
Vardır bir bildiği derken ilave etmiş cingöz,
-Verin bana 100.000 dolar, size her şeyi söyleyeyim
Bakla falı açıp da en heyecanlı yerde susan romanlar gibi.yapacağı kesin  
-At bi yüzlük, söyliim!!..

Hocaya o parayı veren olur mu bilinmez, üzerimize kuş pislese şans getirdi diye milli piyango alan bir tuhaf milletiz biz.  100 sene sonra,  1980 yılındaki Banker Bülo filmde Şener Şen’in, İlyas Salman ve hemşehrilerini  kamyonla getirip, Münih diye İstanbul’un o zamanlar bomboş olan  düzlüklerinde bıraktığı  sahnelerin o zaman da yaşanacağını görür gibi oluyor insan.

Herhangi bir gezegene götürülmek için anlaşan insanlar birkaç adres soruyorlar, sonra bir de bakıyorlar, kandırılmışlar. Ay’dalar!...

Ne demiş Einstein?. Mantık sizi  A noktasından B noktasına götürür, hayal ise uçurur.

Bütün bu keşiflerin başlangıç noktası hayaldir.  Sonrası bilim’e aittir.  Bilim adamına önem verenler daha çabuk hedefine ulaşıyor, daha güçlü oluyor ve  halkı daha rahat yaşıyor.

 
Toplam blog
: 465
: 918
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

İstanbul doğumluyum.. İstanbul'un  tramvaylı döneminden bu şehirde yaşıyorum. Gençlik yıllarında ..