- Kategori
- Güncel
Hüzün zamanları ve ateş böcekleri
Çoğumuzun yüreği buruk. Gözlerimiz dolu dolu. Dudaklarımızda, hıçkıran tebessümler. Kırgın, şaşkın, çoğu zaman öfkeli... Düşünceler; dilimizin ucuna gelip de söze dönüşebiliyor henüz! Evet henüz !... Henüz tükenmedik. Henüz korkular kök salamadı yüreğimize; düşüncelerimize ve dilimize… Kaygılar boyumuzu çoktan aştı da...
Bir dostla ne zaman karşılaşsam aynı cümleler; “ne hale geldik; nereye gidiyoruz?...” Ağlamaklı seslenişlerle çaresizlik batağında dibe vurmak da istemiyorum… Endişeli, donuk, çaresiz bakışlarla yüzüme bakarak çare aradığını ifade eden dostları gördükçe kızıyorum, üzülüyorum. Evet kızıp üzülüyorum ve hepimizin birer ateş böceği olduğumuzu düşünüyorum… Evet; hepimizin kafasında çare arayışları. Hepimizin ürettiği çözümler birer ışıltı gibi parlıyor; cazip geliyor… Evet; bu ışıltı bir an yanıp sönüyor. Tıpkı ateş böceğinde olduğu gibi… Sonrasında, hayat aynı hızıyla devam ediyor. Aynı renk, aynı kokuyla yaşamaya devam edebiliyoruz. Gri renkler artık iyiden iyiye siyaha döndü. Ateş böceklerine işte tam da burada benzemiyor muyuz? İki dost arasında geçen kaygılı söyleşiler azıcık ışıltı katıyor karanlığa! Ateş böceği misali karanlıkta, ara sıra da olsa ışık saçmak belki çözüm olur. Neden olmasın?... O zaman, milyonlarca ateş böceğinin bir araya gelmesiyle oluşacak ışığın gücü, yolumuzu aydınlatmada çözüm olacaktır mutlaka…
Bir yandan ateş böcekleri misali, oluşturduğumuz ışıktan çözümler üretmeye çalışırken; diğer yandan, taşmış çukurlardan yükselen pis kokular genzimizi yakıyor .Ve vazgeçiyoruz ateş böcekleri gibi ışık yakmaktan. Söndürülmeye çalışılan tüm ışıkların puslu aydınlığında yürümeye başlıyoruz aynı çaresizlikle. “Ah!... Vah!...” deyip geçiyoruz pis kokulu çukurların yanından!... Kör karanlıklarda, ateş böceklerinin ara sıra da olsa ışıltılarıyla yürümek ve ileriye doğru yol almak elbette umut verici… Ama; genzimizi yakan pis kokulara alışmak. O pis kokuların kaynağında yaşamaya çalışmak; geleceğimizi daha da karanlıklara götürecek en kötü alışkanlıktır…
Ben ateş böceklerini bunun için severim. Minik minik ışıkları, zaman zaman yanıp sönse de, onlar aydınlığın simgesi olurlar. Hiç olmazsa, pis kokulu çukurlara düşmemizi engelleyip karanlıklardan yol bulup çıkmamıza yardımcı olurlar… Tüm ateş böceklerinin ışığının daim olması dileğiyle…