- Kategori
- Gezi - Tatil
Huzurun adresi PK:54

Huzur
ŞEHR-İ SEFA SAKARYA
Sakarya’da turizmin ve turizm eğitiminin içinde bulunarak geçirdiğim 3 yılın ardından, şehirin turizm potansiyeli hakkında bir çalışma yaptım. Bu çalışmamı yüzeysel bir hale getirerek zihninizde şehir hakkında izlenimler bırakmak istedim. Fazla detaya girmek istemedim. Turizm heyecandır. Nerede neyle karşılaşacağınızı merak edersiniz. Bu merağı ve heyecanı kırmadan çalışmamdan kesitlerle bu yazıyı hazırladım.
GENEL HATLARIYLA SAKARYA ŞEHRİ
Sakarya şehri, tarih, turizm, konum, fiziki şartlar ve sosyolojik yapı bakımından ciddi önem verilmesi gereken bir yerleşim yeridir. Bu durum sadece şimdiki dönem için değil, tarih boyunca böyle olmuştur. Hem Bizans hem de Osmanlı döneminde jeopolitik konum olarak İstanbul'un arka bahçesi sıfatıyla tanımlanmıştır. Şehirdeki tarihi kalıntılar, bu durumu açıklar niteliktedir. Kimi zaman İstanbul savunmasının kilit noktası, kimi zaman da kral ve padişahların dinlenme alanıydı. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun en parlak dönemlerinde, Sakarya, huzurun en önemli adreslerindendi.
Sakarya, tarihten aldığı bu mirası günümüze kadar korumuştur. Yakın tarih şehrin ne denli değerli olduğuna şahitlik etmiştir. Kurtuluş savaşındaki önemini bugünün eğitim kurumlarındaki tarih kitaplarında görebiliyoruz.
ŞEHRİN TARİHİ
Şehir, iklimi, toprakları, akarsuları, gölleri ile tarih boyunca çekiciliğini korumuştur. Göç yolları üzerinde bulunması sebebiyle eski çağlardan beri önemli bir yerleşim merkezi olarak günümüze kadar gelmiştir.
Sakarya’nın ilk yazılı tarihi M.Ö. XII. Yüzyıla kadar uzanmaktadır. İlk yerleşik kavmi Frigler olan bölge, daha sonra sırasıyla Bithynialılar, Kimmerler, Lidyalılar, Persler, Romalılar ve Bizanslılar tarafından hakimiyet altında yönetilmiş ve yaşam alanı olarak kullanılmıştır. Selçukluların Anadolu’ya gelmesinden sonra toprak kaygısına düşen Bizanslılar, iki devlet arasında bulunan Sakarya Nehri boyunca çok sayıda hudut kuleleri ve muhafaza birlikleri oluşturmuştur.
1071 Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu’nun kapılarını açan Selçuklular, Sultan Alparslan döneminin komutanlarından Artuk Bey’in İzmit’te Bizanslıları bozguna uğratmasının ardından şehrin tarihi akışı, nüfus yapısı ve kültürü değişmeye başlamıştır. Çünkü şehir artık Selçuklu yönetimine geçmiştir. Fakat hakimiyet kısa sürmüştür. Selçukluların zayıflamasıyla birlikte bölge İlhanlıların yönetimine geçmiştir. Daha sonra, 1291 yılında Osmangazi’ye bağlı boy beylerinden Konur Alp tarafından fethedilerek Osmanlı topraklarına eklenmiştir. 1313-1337 yılları arasında da Osmaneli, Mekece, Pamukova, Geyve, Mudanya, Akyazı, Mudurnu, Düzce, Sapanca, Kandıra, Bursa, İznik, Gemlik ve İzmit’ in fethiyle birlikte bölge, tümüyle Osmanlı idaresine geçmiştir. 1563’te köy, 1646’da Bolu’ya bağlı bir nahiye olan Adapazarı’nın 1658’de tekrar köy, 1692’de kaza, 1701’de Sapanca’ya bağlı bir köy, 1742’de nahiye ve 1837’de İzmit Sancağı’na bağlı bir kaza haline getirildiği tarihi kayıtlardan anlaşılmaktadır. 1852’de Kocaeli Mutasarrıflığına bağlanan Adapazarı, 22 Haziran 1954 tarihinde 6419 sayılı kanunla il olmuş ve “Sakarya” adını almıştır. 26 Mart 1921’ de Yunan işgaline uğrayan bölge, 21 Haziran 1921 tarihinde düşman işgalinden kurtarılmıştır. Nitekim 21 Haziran tarihleri, ilin düşman işgalinden kurtarılışının yıl dönümü olarak her yıl törenlerle kutlanmaktadır.
Kurtuluş savaşında önemli bir yeri olan Adapazarı, Ali Fuat CEBESOY, Sırrı BEY, Hasan Cavit Bey, Koçzade Mahmut Bey, Yüzbaşı Abdurrahman Bey, Kaymakam Tahir Bey gibi Kuva-i Milliyenin pek çok kahramanına yardım ve destekle Milli Mücadelenin şerefli sayfalarında yer almıştır.
SAKARYA’DA TURİZM ve TURİZM EĞİTİMİ
Sakarya şehri, kısıtlı turizm imkanlarına rağmen, alternatif turizmin etkisiyle gelişen bir turizm ağına sahiptir. Türkiye’de turizm denince akla deniz, kum ve güneş gelmektedir. Fakat ülkemizdeki turizm faaliyetlerine bakacak olursak; her yörenin kendine has turizm bilinci vardır. Bu bilinç, ülkemizde turizm çeşitliliğini doğurmuş ve aynı zamanda şehirlerin kendi tanıtımını yapabilmesi için fırsat oluşturmuştur. Sakarya bu durumu avantaja çevirmeyi başarmıştır. Her yıl düzenli olarak katıldığı EMİTT fuarlarında, ilçelerinin turizm çeşitliliğini gözler önüne sermektedir. Sakarya Üniversitesi’nin Turizm Meslek Yüksek Okulları ve Sakarya Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü, şehrin bilinçli turizm üreticisi ve kalifiye turizmci eksikliğini gidermek adına ciddi adımlar atmıştır. Özellikle Turizm Bölümü’nün önderliğinde her yıl düzenlenen Sakarya Turizm Sempozyumu, adım adım ilerletilen çalışmaların bütünüyle irdelenmesi bakımından önemli bir organizasyondur. Bu organizasyona katılanların çoğunun öğrenci olması, ileriye dönük projelerin asıl sahiplerine kolayca iletilmesi anlamına gelmektedir. Eğitimcilerin ve eğitimci adaylarının hazırlamış oldukları değerlendirme ve geliştirme sunumları, en güncel turizm verileri olarak arşivlerdeki yerlerini alır. Bu veriler daha sonra hem öğrenciler, hem de eğitimciler tarafından ihtiyaç duyulan konu ve çalışmalarda kullanılır.
Sakarya'da günübirlik olarak yapabileceğiniz turistik aktiviteleri basite indirgeyerek seçtiklerim
Maltepe'de: içme suyu tesisleri ziyareti
Serdivan Beşköprü ziyareti ( Justiniaus Köprüsü )
Sakarya Deprem Müzesi ziyareti
Hendek - Bayraktepe ve Selman Dede ziyaretleri
Adapazarı: Çark Mesire, Uzunçarşı, Sakarya Müzesi ( Atatürk Evi ), Orman Park, Poyrazlar Gölü ziyaretleri
Akyazı Kuzuluk Kaplıcaları organizasyonu
Ferizli Seyifler kalesi gezintisi
Geyve Boğazı, Sinanbey Zaviyesi ( Elvanbey İmarethanesi ), Sarıgazi Köyü ziyaretleri
Alifuatpaşa II. Beyazıt Köprüsü, Kuvay-i Milliye Müzesi gezintileri
Taraklı Yusufpaşa Camii, Taraklı Evleri, Karagöl yaylası turları
NE YENİR ?
Islama Köfte, Sütlü Kabak Tatlısı, Kabak Tatlısı, Kabaklı Kol Böreği, Çerkes Tavuğu, Çerkes Pastası (Peynirli), Ezme Fasulye, Dartılı Keşkek, Dartı, Üre Tatlısı.
Şehrin hemen hemen her köşesinde bu yemekleri bulabilirsiniz. Özellikle Kazımpaşa'daki restorantları öneririm.
Ve Sakarya'nın olmazsa olmazıyla yazımı bitiriyorum.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
.......
.......
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! .
NECİP FAZIL KISAKÜREK