- Kategori
- İnançlar
İblis ve libas
Ey Ademoğulları,size ayıp yerlerinizi örtecek ve süslenmenizi sağlayacak elbiseler gönderdik.Takva elbisesi bunlardan daha hayırlıdır.Bu Allah’ın ayetlerinden biridir.Ola ki, düşünüp ders alırlar.Ey Ademoğulları,şeytan ana-babanızı elbiselerinden soyundurup ayıp yerlerini meydana çıkararak cennetten çıkardığı gibi sizleri de ayartıp tuzağa düşürmesin.Sizin şeytanı ve adamlarını göremeyeceğiniz yerlerden onlar sizi görürler.Biz şeytanları inanmayanlara dost yaptık.(Araf 26-27)
İki ayet içinde geçen “Libas” kelimesi , “İnsanı çirkinlikten koruyacak örtü” anlamında bir kelimedir.Öyleyse iblise, “bizi çirkinliklerden koruyan elbisemize saldırıp onu yırtmak ve parçalamak isteyen bir varlık” ya da ” insanın takva ile korunması gereken özünü veya nurunu korunmasız bırakmak ve onu karartmak isteyen bir düşman” gözüyle bakabiliriz.
Öncelikle bu olaydan , insanın fıtri yapısının örtünmek gibi bir koruyucuya ihtiyaç duyduğunu anlıyoruz.Adem ile eşinin emri çiğnediği anda çıplak kalmış olmaları , Allah’ın onlara emrettiği koruyucuyu (Şu Ağaca yaklaşmayın emrini) unutmaları sebebiyledir. İblisin oyunlarına gelerek koruyucusuz kalmaları sonra da ayıp yerlerini yapraklarla örtme çabaları bize örtünmenin insanın fıtratında olduğunu gösterir.
İnsanın nurdan yaratılmış bir özü vardır. Bu nur eğer Allah’ın emirlerine ve tavsiyelerine uyularak korunmazsa her defasında yara alır ve etrafa saçtığı ışık azalır , hatta kararır. Yüce Allah onun için kafirlere ölüler demektedir. Çünkü onlar vahiyden yüz çevirip günahlara dalarak korunmamışlar ; işledikleri kocaman günahlar ile her açıdan kendilerini , özlerini veya nurlarını savunmasız bırakmışlar ; şeytanlarda onların savunmasız kalan nurlarını karartmışlardır.
İlginçtir müminler veya cennetlikler ahirette önlerinden ve sağ taraflarından saçtıkları ışıkları ile tanınırlar. Zira onlar dünyada takvaya sarılmışlar , vahiyle (nurla) beslenmişler , Allah da onların nurlarını artırmıştır.Yüce Allah , bu dünyada “Benim emirlerime uyun” demekle aslında “size vermiş olduğum nuru koruyun ve besleyin” demek istemektedir. Onu koruyan büyük bir saadete ermiştir.Onu koruyamayan ise azabı hak etmiştir. Onun emirlerine uymak içimizdeki nuru besleyip artırırken tam tersine onun emirlere karşı gelmek insanı her yönden çıplak ve korunmasız bırakmaktadır.
Peki neden veya kimden korunacağız? Tabi ki içimizdeki nuru yok etmek isteyen iblis soyundan korunacağız. Nurumuzu saran ve koruyan “takva elbisemizi” yırtıp çıkarmak isteyen şeytanlara karşı korunacağız.
Kendini vahiyden soyutlayarak çıplak kalan insan , artık her tür tehlikeye açık olmakta , korunmak için vahiy harici koruyuculara sığınmakta , “Cennet yaprağı” olarak teşbih edilen başka koruyucular arama peşine düşmektedir.