- Kategori
- Sivil Toplum
İbrahim Yetkin ve TZD

Her ülkede her sektörde çağın iz bırakan isimleri vardır. Onlar mücadeleleri, yaşam tarzları, topluma ve sektöre olan katkıları ile ülkenin insanlarına örnek olurlar.
Onlar insan zenginidirler. Mütevazidirler, ne lüks arabaları ne de lüks koltukları vardır. Koca ömürleri geri kalmış bir ülkenin kaderi olan örgütsel mücadeledeki yokluklar, baskılarla geçer.
Onlar dava adamıdırlar. Mükemmel bir ekip insanıdırlar. Onları içinde yer aldıkları ekipte her zaman ön saflarda görürsünüz. Doğru ve dürüst çizgide her insana ve örgüte destek verirler. Onları mevki, makam, koltuk büyütmez. Gerçekte onlar koltukları büyütürler.
Hangi zorluk içinde olurlarsa olsunlar, o günleri aşarak ayakta kalırlar. Eylemleri ile toplumda ve sektörde fark yaratırlar. Toplumun sesi oldukları gibi, sektördeki insanlara moral kaynağı olurlar, yol gösterirler. Onların yarattığı enerji ve inanç ışığı size de yansır ve güven verir. O isimlerin varlığını her attığınız adımda, aldığınız her kararda yanınızda hissedersiniz. Deneyimlerini paylaşmak istersiniz.
O insanlardan biri İbrahim Yetkin'dir. Çeyrek asrı aşan bir süredir ülke tarımına hizmet eden nadir tarım liderinden biridir. 1956 yılında Hatay’ın sınır köyünde 8 kardeşten biri olarak dünyaya gelmiş, 1975 yılında tarımın temel okullarından biri olan Çayırova Tarım Meslek Lisesinden ve 1978 yılında Hacettepe Üniversitesi Sevk ve İdare MYO’dan mezun olmuştur. 80’li yılların acısını fazlası ile yaşamıştır. Tarım Bakanlığında görev yaptığı yıllarda da 11 yılda 14 sürgün görmüştür.
28 yıldan beri de Türkiye Ziraatciler Derneğinin Başkanlığını yapan bir isimdir. Bu kadar uzun süre başkanlık yapmasını garip karşılayabilirsiniz. Ama o tabanın isteği ve desteği ile o makamda kalmış ve kısıtlı kaynaklarına rağmen TZD’yi ayakta tutmuştur. 63 yıl önce kurulmuş, 10 binden fazla üyesi bulunan Türkiye Ziraatciler Derneğinin ülke genelinde tanınmasında ve tarım politikalarında rol oynamasında onun liderliğinin büyük payı vardır.
Bugün o kişiliği ile sadece TZD’nin değil çoğu çiftçinin gönlünde bir çiftçi lideri olarak kabul edilmektedir.
Ülkenin en zor günlerinde her türlü baskı ve yıldırmaya karşı, gerek 80’li yıllarda gerekse sonrasında sivil toplum örgütlerinin sustuğu dönemlerde bile en yürekli çıkışı onda görürdünüz. O gazete başlıklarında her zaman sevilen, güvenilen ve gurur duyulan bir çiftçi lideri olarak yer almıştır. Çünkü o izlediği politikalar ile TZD’yi tarımı kucaklayan ve sektörü tümüyle sahiplenen bir örgütsel yapıya taşımıştır.
O tarım camiasının içinde gönüllere taht kurmuş bir insandır. Hem de karşılıksız, hem de gönülden. Onca parası olan, o kadar büyük yapısı olan örgütler bile onun kadar basında ve kamuoyunda kabul görmemiştir. Onun halk adamı, halk lideri olan tavrı pek tabii ki çoğu zaman bazı çevreleri ve liderleri rahatsız etmiştir.
O sahip olduğu siyasi çizgisine karşılık tarım camiasının her görüşten insanı tarafından sevilmiş ve sayılmıştır. O sektördeki insanları siyasi kimliği ile değil bir insan olarak kabul etmiş. Kimse de onu sahip olduğu siyasi görüşe göre değerlendirme basitliği içinde olmamıştır. Çünkü o her zaman için sektör için doğruları hiç korkmadan, hiçbir menfaat ve koltuk beklentisi olmadan savunmuş ve arkasında durmuştur.
Aslında o tarımın gerçek vekili olarak kabul görmüştür. Uzun mücadele yılları içinde tarım sektörünün zor yıllarını yaşamış, sektörü temsilen her platformda yer almıştır. Zaman zaman zor şartlara rağmen tarımın sorunlarını cesaretle gündeme taşımış, iktidarlarla ve muhalefetle çatışma pahasına, onlara doğru yolu göstermiştir. Çizgisinden hiç taviz vermemiş, kendine muhalif insanlar bile zaman içinde onun dürüst ve dava adamı olarak dik duruşu karşısında etkilenmişlerdir.
O ülkemizde mesleki örgütlenmede bir örgütün konumundan ve maddi gücünden çok, örgütün tanınmışlığı ve aktivitesi noktasında nelerin kazanılabileceğini, üyelerinin gerçek dayanışması ve liderlerin hizmet için çalıştıklarında nelerin yapılabileceğini göstermiştir. Yasalarla donatılmış ve desteklenmiş mesleki örgütlerinin yanında sınırlı imkânlara rağmen bir mesleki derneğin neleri başarabileceğini ispat etmiş ve örnek olmuştur.
Günümüzde örgütlerin daha kurulduğu günden itibaren, devletten ayrıcalık ve destek istediği bir dönemde TZD dikkate alınması gereken bir örnektir. TZD İbrahim Yetkin’in liderliğinde her zaman aktif, her zaman gündemde olmuştur. Tabii ki TZD’nin yapısında yer alan, teknik ve idari hizmet veren isimsiz kahramanlar onun arkasında en büyük gücü ve destekçisi olmuşlardır.
O adeta sabrı ve mütevaziliği ile Türk tarımının Gandi’si ve mücadele azmi ve cesareti ile Türk tarımının Jose Bove’si gibidir. Zorluklardan ve yokluklardan örnek alınacak bir başarı hikâyesi çıkarmıştır. O bir derneğin istediği takdirde ülke gündeminde nasıl yer bulacağını, sektöre nasıl katkı sağlayacağını göstermiştir. Ona ve onun gibi değerlere bu ülkenin her zaman ihtiyacı vardır. Tarım sektörü İbrahim Yetkin’e ne kadar teşekkür etse azdır. Türkiye Ziraatciler Derneği Başkanı ile ne kadar övünse hakkıdır.