​ İçgüdü / Psikoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '17

 
Kategori
Psikoloji
 

İçgüdü

İçgüdü
 

İçgüdü, insan ya da hayvanın  düşünmeden ve eğitim almadan doğuştan gelen tepkisel davranışı.

İnsan davranışının içgüdüsel olup olmadığı tartışma konusu. Emme, ağlama gibi davranışların da içgüdüsel olduğu biliniyor.

İçgüdü fizyolojik ve doğuştan olup eğitimle kazanılmıyor doğuştan geliyor. İçgüdüde düşünce ve bilginin etkisi yok.

İnsan öğrenir, davranışı eğitimle değişir ve gelişir. İnsanda mantık ve zeka vardır. İnsanı hayvandan ayıran en önemli özellik zekasını kullanmasıdır. Hayvan zekasını kullanamaz, akıl yürütemez.

İlkbahar akşamlarında Anadolu’dan turnalar geçer gökyüzünde katar katar. Önde bir lider ve arkasında onu izleyen diğer turnalar.

Geçen yıllarda haber yapılan bir olay, toplumu hem düşündürmüş, hem de güldürmüştü. Olay, sürünün içinden çobanın seçtiği lider koyunun uçuruma atlaması ve diğer koyunların da aynı uçuruma atlayıp hepsinin de telef olmasıydı.

Evrim teorisine inanan bir kişinin bu durumlarla insan bağlantısını kurması nasıl değerlendirilir bilmiyorum. İnsan nere, koyun nere? Gerçekte insanoğlu birtakım yakıştırmalar ve sözler uydurmuştur koyunla insan arasında. “Koyun gibi insan” sözü ne çağrıştırır insan zihninde. Şüphesiz saflığın temizliğin yanında öndekine körü körüne bağlanmayı mı ifade eder?

 “Koyunun kaval dinlediği gibi” sözü eski bir benzetme. Yeniler, koyunla kaval ilişkisini kavramayabilirler, eskiden çobanların kalitesi iyi kaval çalması ile ölçülürdü. İyi kaval çalmayı bilmeyen zorunlu olmadıkça çoban olarak tutulmazdı. Çoban kaval çalar, sürü otlar, çoban kaval çalar sürü dinler suya iner kana kana su içer içindeki harareti söndürürdü. “Sürünün ya da koyunun kaval dinlediği gibi” sözü yakıştırma,  insan üstüne söylenmiş bir söz.

Bir anekdot anlatılır köyümde,

Radyonun ancak belli evlerde bulunduğu yıllarda köyün yetişkin erkekleri akşamları köy odalarında oturur, sohbet ederler, varsa, radyo dinlerler. Seçim propaganda çalışmaları,  radyodan parti liderlerinin kendi sesinden verilir. Böyle bir zamanda, vatandaşın biri radyodan Osman Bölükbaşı’nın konuşmasından çok etkilenir. Bunu, radyosu olmayan odada bulunan diğer köylülere heyecanla şöyle anlatır;

 “Bölükbaşı öyle konuştu, öyle konuştu ki bayıldım konuşmasına” deyince. Vatandaşlar merakla sorar,

“ Ne konuştu?”

 Adam,

“Anlayamadım ki” diye cevaplar.

Bunca yıldan sonra ne değişti bilinmez, ama koskoca generallerin imam emrine girmesi, adlarının önünde Prof yazan, Dr yazan adamların hurafelere inanması inanılması güç ama ülkemizin hazin manzaraları.

İp gibi, dosdoğru, muhakeme etmeden, düşünmeden, hipnoz edilmişçesine körü körüne lidere bağlanmanın akıl dışılığı tartışılıyor bu aylarda. Bu bir hastalık mıdır, hastalıksa bulaşıcı mıdır, tedavi yöntemleri nelerdir, yoksa genetik midir, evrim teorisi ile ilişkili midir, uzmanların, psikologların, toplum bilimcilerinin toplumu aydınlatması gerekiyor.

Hüseyin Seyfi

 
Toplam blog
: 498
: 1546
Kayıt tarihi
: 12.08.07
 
 

Öğretmen Okulunu ve İktisat Fakültesi Kamu yönetimi bölümünü bitirdim, eğitimciyim, İyi derecede ..