- Kategori
- Ben Bildiriyorum
İçim kan ağlıyor...

Bugün içimden geçenleri yazmak istedim,
Çocukluğum Balıkesirde geçti, annem CHP kadın kollarında son derece aktif bir bayandı, elimden tutar o köy senin bu köy benim gezerdik, ozamanlar annem ve arkadaşlarının çırpınışları karşılıksız, çıkarsız ve sadece siyasi hedefler içindi. Onların bir lideri, partinin bir ruhu ve hedefi vardı.
Çok acı ki bugün ise benim bir partim yok, inandığım bir lider ve ekibi yok. Oyumu gönül rahatlığı ile kullanmak en doğal hakkım ama ne yazıkki öyle bir şansımda yok. Cumhuriyetim için için kemirilirken bir Cumhuriyet çocuğu olarak kan ağlıyorum. Elbette sandığa gideceğim ama sadece çaresizliğin yarattığı bir tepki olarak, birilerine belki engel olur diye. Ama benden daha ne kadar böyle oy alabilirler ki.
Çağlayan ve Tandoğan göstermiştirki Türk halkı mevcut partilerin çok ama çok ilerisinde, her iki mitingte de çok büyük dersler verildi, ama siyasetçinin seviyesi o kadar düşük, halkın o kadar gerisindeki anlamaları ve idrak etmeleri mümkün değil. Hala aymazlık, gaflet ve delalet içindeler.
Mevcut partiler gerçekten acınacak durumdalar, hizipleşmeden, birbirlerini yemekten başka bir hareket içinde değiller. İktidar olduklarında Halkın önüne koyabilecekleri bir programlarının bile olduğuna inanmıyorum. Hala ben merkezli zihniyetle, Ankara da otel yada restaurant köşelerinde basit kulislerle, halktan çok uzak küçük hesaplar peşindeler. Kişisel kopleksleri birleşmelerine bile engel oluyor
Çünkü onların %90 ı devletle iş yapan ticari kesimden gelmiş insanlar, mütaahhitlerin ağırlıklı olduğu bu partilerden fazla bir şey beklemek yanlış olsa gerek. Kısa süre sonra gerçekleşecek seçimlerdeki aday kıpırtılarına bakıyorum yine aynı gruptan insanlar.
Gerçek Liderden yoksunluk siyaseti rant arenasına çeviriyor, partileri ve mevcut başkanlarını oy için olmadık çıkar ilişkileri içerisine sürüklüyor. Olan ülkeme ve bizlere oluyor.
İçim kan ağlıyor dostlar.