İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zaman / Anılar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '10

 
Kategori
Anılar
 

İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zaman

İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zaman
 

Özlemek, hissetmek, anmak ama kavuşamamk!

Özlemek her şeyi, en ufak bir ayrıntıyı bile özleyebilmek, hissetmek yeniden, yaşamak tadımlık!

Hatırlamak, hatırlamak, hatırlamak….

Özlemek işte anmak, neyi mi? şeyi….. Kitaplarını özlemek mesela, cdlerini, yazılarını, defter aralarından fırlayana anılarını, masanı, kalemlerini, boyalarını hatta, hayatının eski renklerini eski ama yerleşik renklerini!!! Yaşanmışlıkları ve benim dediğin her ayrıntıyı, geride bıraktığın ama tüm yeniliklerin yön vericisi olan o eski hayatını, en iyi arkadaşını, hayattaki tek yodaşın anneni, hayattaki en büyük muhalefetini sana hayata ve insanlara karşı dimdik durmayı mücadeleyi farkında olmadan kendi yöntemleriyle öğreten en efsanevi adam babanı, yatağını, evinin kokusunu, pencerelerin manzarasını, şehrinin çilesini ve hatta çillesini, buna karşın ailenin sıcaklığını, kardeşlerinin cıvıltısını, bir zamanlar kapıyı çarpıp seni odana kapatan aile kavgacıklarını, hayatta hissedebileceğin sevginin en saf halinin yaşandığı dört duvarları, bu duvarların renklerini, evin her köşesinde çınlayan çarpıp duvarlara yankılanan ve bir şimşek gibi beynine çarpıp seni eskilere götüren sesleri, şeyi işte her şeyi, elifi elif yapan zamanı ve elifce yaşanmış başka bir hayatı özlemek, hissetmek, anmak ve geçtiğini anladığın o her bir zamanı geçtikçe daha iyi anlamak!

Anlamak!

Dönüp bakmak, çabalamak ama tekrar yaşayamamak. Tadımlık ucundan yaşamak, numunelik, birkaç güncük. Evcilik oynar gibi, eskicilik oynamak.

Aitliklerini sorgulamak, sormak, sormak, sormak.

Ve nihayetinde bulmak!

Bu gece vuslat gecesi, tek gecelik bir şey bu. Bitecek yarın sabah ve bu eskicilik de son bulacak istanbula dönerken geri. Ama ben tüm özlediğim o beni ben yapan 18 yıllık hayatımın tüm güzelliklerini içime doldurdum anılarla bu gece. Sitemlerimin, isyanlarımın, acımasız eleştirilerimin hiç dinmediği bu küşük şehirdeki sevdiceklerimi yığdım önüme! günlüklerimi, yazılarımı Filmelerimi, cdlerimi, kitaplarımı, eski defterlerimi! Neden hep için için bir gizli öfke duyduğumu düşündüm bir yandan, bir yanadan sende yaşadığım güzel ve özel zamanları! Sordum, sorguladım, aradım! Neden sonumuzun öyle olduğunu, neden kötü ayrıldığımızı sorguladım.Bu gece neden böyle olduğumu da sordum!

Nilüfer!in süprizlerini koydum, körebe çalıyor şu an !!! ve nilüer ağzından sesleniyorlar muştaki anılarım bana!

Artık vazgeç sen huyunda,

çocuk değiliz ayrıldık okuldan, sen benle körebe oynama

çöz gözünü bak karşındayım,

sen de seviyorsun farkındayım!

Yıllar var ki ben oyunu unuttum

Sense evlenip ayrı bir yol tuttun!

Ve nazımı elıyorum elime, kadim bir dosta sorar gibi açıyorum rastgele bir sayfasını o annemin gençlik yıllarından kalan en değerli hediyem olan kitabın!

Ve buluyorum işte

İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi durur zaman!

Evet sanırım seninle barışıyoruz muş! Ben başka kollarda sarıyorum bende açtığın aslında ufak yaraları, mutluyum istanbullarda. Geriye sadece güzel hatıralar kaldı. Artık oynamıyorum seninle körebe, çocuk değilim açtım gözümü tüm çıplaklığıyla karşımda anılarımız, itiraf ediyorum seni seviyorum her şeye rağmen hala ama artık başka bir hayatım var sen de bunu kabul et lütfen! Hayır lütfen darılma bana olmaz yeni bir sayfa daha açamayız sen benim en eski ve özel sayfamsın.artık çok geç! Nilüferin ağzından bana seslendiğin gibi ben ayrı bir yol tuttum!

Sadece içimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor şimdi seninle geçirdiğim zaman

 
Toplam blog
: 48
: 919
Kayıt tarihi
: 09.06.09
 
 

1990 Muş doğumluyum. Şu an İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde okumaktayım. Elim kalem tuttuğ..