Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Kasım '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
402
 

İçimizdeki Pargalılar!

İçimizdeki Pargalılar!
 

Maalesef ki 2000 li yıllardan sonra bir milenyum tufanına kapılarak milli bilincimizi yitirdik.

En son örneğini Türkiye-Hırvatistan maçında yaşadık, dünyanın hiç bir yerinde milli takım kalecisine ve milli takım kaptanına ağza alınmayacak küfürlerle protesto yapılmaz.

Milli takımı temsil eden o kutsal formayı giymiş insanlara yapılanlar saygısızlıktır, seviyesizliktir.

Memleketimiz öyle bir hale getirildi ki yepyeni bir sürü sözüm ona aydın, sözüm ona yorumcu türedi, bu insanlara göre Türkiye demokrat değil, şöle olmalı böle olmalı diye ahkam kesip sözü Mustafa Kemal ATATÜRK'e hakarete kadar getirebiliyorlar, siyasi konularda aydın takılanlar, futbolda şike olayı oldu mu, hepsi bir anda futbol yorumcusu olabiliyor, tvleri açın herkes herkese hakaret ediyor, tv dizilerinin tamamı çarpık ilişkiler tecavüzlerle dolu, okul kitaplarından Atatürk resimleri çıkartılabiliyor. İnsanlar ağır ekonomik koşullarda önce aile kavramını sonra da milli duygularını yitiriyorlar.

En yakın örneği dün gazetede bir haber "Şevval Sam sucuk reklamının teklifini vejeteryan olduğu için reddetti" bu habere yapılan yorumlara inanamazsınız, Şevval Sam'a ağır hakaretler ediyorlar, nasıl reddedersin diye bu toplumun artık psikolojisinin bozulduğunun, toplumun yozlaştığının en büyük kanıtıdır.

Gelelim asıl konumuza milli takımın hocasının yabancı olması yanlıştır, milli takım maaşlı memur zihniyetli milli formaya ipotek koymuş oyuncular tarafından yönetilmektedir. Maalesef siyaset futbolumuzada girmiştir.Milli oyuncu olabilmenin şartı hükümeti sevmek ona biat etmektir. Sosyalist görüşlü, muhalif görüşlü hiç bir futbolcu milli formayı giyemez ülkemizde..

Aslında Hiddink'in gelişinden önce hazırlanan zemin malum teknik direktörün üzerine kurulmuştu,ne yapıp edip milli takımın başına cemaatçi teknik direktör geçecekti.

Kamuoyu tepkisinden çekinilerek bu konuyu donduruldu, artık ısıtıp servis zamanı geldi, bir daha ki hafta sonuna doğru malum teknik direktörümüz basına gururla açıklanacaktır.

Bakmayın siz Abdullah AVCI gelecek söylentilerine gelecek kişi bellidir.

Peki biz bu günlere nasıl geldi, nasıl bir toplum olduk, dünya özellikle avrupanın hiç bir üretmemeye başlaması ile birlikte tamamen herkes sadece tüketen, tembel, fakir edebiyatına müsait bir toplum haline getirildik.

Cumhuriyeti zaten hiçbir zaman anlayamamız bir millet olarak Padihaşım çok yaşa kavramına geçişimizde çok zor olmadı.

Cemaatler her yerimize girdi, yargımıza, askeriyemize, kolluk güçlerimize, okullarımıza, devlet dairelerine, bir giremedekleri futbol vardı, maalesef orayada sonunda girmeyi başardılar.

Biat etmeyen, kendilerine mesafeli durun kulüplere ders vermek için bir şike operasyonu uydurularak yüzyıllık kulüplere şikeci yaftası yedirildi, Taraftarlar futboldan soğutuldu, bağımsız olması gereken federasyon bile hükümetin federasyonu oldu, Liglerin geç başlaması konunun üzerine tuz biber ekti, oyuncular istenilen form düzeyini yakalıyamadı.

Değeri paha biçilmez ALİ SAMİ YEN gibi bir stat Galatasaray kulübünden alınarak sözüm ona Galatasay kulübüne devlet tarafından stat yapıldı ama göründü ki bu stat sadece Galatasaray'a yapılmamıştı.

Israrla tüm milli maçlar burada oynatıldı, Galatasaray seyircilerinin var olan şike olayları ile ilgili tepkisini Fenerbahçeli futbolculardan çıkartılması sağlandı. Kulüpçülük milli duyguların üzerine çıktı.

Tüm kamuoyu milli maçlar anadolu şehirlerinde oynansın dediyse de federasyon gene bildiğini okudu, daha doğrusu okumak zorunda bırakıldı. Tepelerden gelen emirle gene son maç Arenada oynandı.

Bugün yaşanan rezalette milli takımın başındaki teknik kadronun hiçbir kabahati yok bence, kabahatli olan burnunu futbolumuza sokan siyasilerdedir. Burnunu futbola sokturulan yargıdır.

Dünyanın neresinde bir başbakan her seçim mitinginde gittiği bölge takımının atkısını takar, veya nerde hükümetin bakanları şampiyon şu olsun, bu olsun diyebilir.

Dünyanın hangi ülkesinde bağımsız bir federasyonun başkanını siyasiler seçer, sadece bu tarz olaylar bizde olur, bu olaylar oldukça da milli takımımız, kulüp takımlarımız avrupa ve dünya arenasında hiçbir zaman başarılı olamazlar, Milli takımın başına Hiddink gelmiş, Hiddink gitmiş başkası gelmiş çok ta fark etmez.

Bize Avrupada en önemli başarımızı tattıran Fatih Terim'ler, Mustafa Denizli'ler bile yaranamamış Alex Ferguson gelmiş, Morinho gelmiş gene hiçbir şey değişmez.

Önce yapmamız gereken 2000'li yıllar öncesindeki milli ruhu yakalayabilmemiz, bu da maalesef bu federasyonla olmaz milli duyguları azami olan, yurtseverlerden oluşan, altyapıya önem veren, başarılı oyuncularla harmanlanmış bir milli takımı yaratabilme sorumluluğuna sahip, cemaatin değil halkın milli takımını yaratabilme cesaretine sahip kişilerle olur...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 888
Kayıt tarihi
: 25.09.09
 
 

Antalyada ikamet etmekteyim. Koyu bir Fenerbahçe taraftarıyım. Atatürkçü, yurtsever bir kişiliğe ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster