Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Şubat '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

İdeal

İdeal
 

Bazı insanlar isteseler de, gayret etseler de şu veya bu nedenle maalesef emellerini gerçekleştirmekten mahrum oluyorlar. Onların kolayca hayâl kırıklıkları yaşadığını görüyoruz.


Toplumun en alt katmanından tutun en üst konumda bulunanlara değin hemen hemen herkesin bir ideali mutlaka mevcuttur. Toplumsal bir ideal, bilincin örtülmemesini, açık sözlülüğü, nezaketi, soyluluğu, dürüst tavır ve hareketi, cesareti, kibarlığı, görevlerin uygulanmasını, bilgi edinebilme arzusunu, irfan sahibi kişilere saygılı olmayı dile getirebiliyorsa tasvip edilir.

Normal bir yaşam tarzına sahip olup da, ‘benim idealim yok’ diyeni ise haksız ve yanlış bir düşünce içersinde buluyorum.  Böylesi olgunlaşmamış bir ortam her zaman için vardır. Bir elinde cımbız/Bir elinde ayna/Umurunda mı dünya ve 'Bu yeni bir şey değil ki.?' türünden anlayışlar daima bulunur. Ben bu tür sınıfın ideali olmak bir yana her geçen gün çok daha  bencilleşmeye başladığını görüyorum. Bir şeye karşı istek duyup,  aşırılığa gitmek, sonrasında vazgeçmek de sağlıklı bir ideal  olarak kabul edilemez.

İnsanın gerçeğine ve gereksinimlerine ulaşabilmesi için yoğun bir düşünce yapısına sahibi olması gerekiyor. Bu kafa yapısında olanlar ise başkaları tarafından hemen fark ediliyor.

Büyük patron, önemli kişi olma, iyi bir evlilik yapabilme, sevdiğine kavuşma, dünyada bırakıp gideceği şeylere yatırım yapmayı bir ideal olarak benimseme, aşkı tanıma, bir yüksek okul bitirme, insanların farklı psikolojilerini yakalama gibi düşünceler bireysel idealler arasında yer alırken, bireyin tam bir teslimiyet arzusu ile kendini tanıması en uygun ve önemli ideal biçimi olarak tanımlanıyor.

Bu açıdan bakıldığında, kazanacak ve kaybedecek bir şeyi olmayanın bütüne, gerçeğe yaklaşım yaptığını söyleyebiliriz.

Aslına bakarsanız ne biz idealimizden ayrıyız  ne de o bizden. Çocukluğumuzda sahip olduğumuz merakı yitirdiğimizden onu hatırlayamaz olduk. Bu niteliğe sahip olabilmek için sınırlı pencerelerden değil, sınırsız perspektiften bakmak gerekiyor.

Bazı insanlar  isteseler de, gayret etseler de şu veya bu nedenle  maalesef emellerini gerçekleştirmekten mahrum oluyorlar. Onların kolayca hayâl kırıklıkları yaşadığını görüyoruz.

Başkalarında takdir ettiğimiz her davranış biçimi bize düşüncelerimizin/ dileklerimizin  yakın olduğunu veya aksi, bizi üzen, sinirlendiren her hareketin  ideallerimizden ne kadar uzakta bulunduğumuzu gösteren işaretleridir. Sorumluluklarını bilmek ve yaşamak, ufukları oldukça geniş olanların başında gelen bir haslettir.

Önemli olan ideal peşinde koşarken, bunalıma düşmeden ‘benim çıkarlarım’, ‘bana kimse karışamaz’ gibi düşüncelerden uzak durabilmektir. Şartlanma ve değer yargılarından vazgeçebilme idealimize kavuşabilmek için oldukça önemli bir aşamadır.

Aksi halde, insan olaylardan yeterince ders çıkaramamış ve idealine kavuşamamış olur....

Ahmed F. YÜKSEL

 
Toplam blog
: 636
: 9957
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Araştırmacı Yazar.. ..