​ İğneada Longoz ormanlarını kaybediyoruz. / Doğal Hayat / Çevre / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '15

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
 

İğneada Longoz ormanlarını kaybediyoruz.

İğneada Longoz ormanlarını kaybediyoruz.
 

 Dün duyduğum bir haber birden içime büyük bir acı düşürdü. Adeta bir sevdiğimin hastalık ve kayıp haberini almış gibi içimi yaktı

 Haberde Türkiye'nin 3.nükleer santralinin Kırklareli İğneada mevkine yapılmasının planlandığını anlatıyordu bir yetkili.

 Bir kaç yıl önce Amerika'dan konser için gelen kızım Burcu Göker ve piyanistinin programında Edirne Trakya Üniversitesi de vardı. Sanırım Haziran 2012 idi tarih.

 Burcu'yu çok seven dostlarımız bu konserde onu izlemek istiyorlardı. Güzel bir organizasyonla üç araba 12 kişi yola çıktık. Hepimiz bir arada geçireceğimiz bir kaç gün için çok mutluyduk. Güzel bir konser izleyecek,dostça sohbetler edecek , bu arada güzel bir Trakya gezisi de yapacaktık. 

 Yola çıkarken programımızda olmamasına rağmen bir çay molasında dostlarımızdan biri 'Neden yolu biraz daha uzatıp İğneada'ya uğramıyoruz .'dedi. 

  Hepimiz  İstanbul'da oturmamıza rağmen yoğun yaşamımızdan dolayı adı geçen yerleri görmemiştik. Biraz yolu uzatmak problem olmayacaktı. Nasılsa konser bir sonraki gündü.

 Harika bir orman yolundan sonra Türkiye'nin en büyük longoz ormanının olduğu milli parka ulaştık. Longoz kelimesini sadece duymuştuk çoğumuz ve longoz ormanını ilk kez görüyorduk.3155 hektar sahada kurulu longoz ormanı harika bir doğa olayıydı. Milli parkta yer alan Dupnisa mağarasını da gezelim dedi arkadaşlar buraya kadar gelmişken. 2003 yılında turizme açılan ve bugüne kadar 120 bin kişinin gezdiği mağaranin yarasaların üreme yeri olduğunu da mağara girişindeki açıklamadan öğrendikten sonra mağaraya girdik. Harika bir ışıklandırma ile adeta görsel bir şölen vardı içerde. Mevsim yaz olmasına rağmen mağara nemli ve soğuktu. Üşümesin diye çantamda daima taşıdığım şalı Burcu'nun omuzlarına koydum hemen. Ertesi gün konseri vardı ve hastalanmaması gerekti.

 Harika sarkıt ve dikitlerin olduğu mağaranın tamamını gezmeye vaktimiz müsait değildi. Yolumuz uzundu ve karnımız açıkmıştı. Mağaradan çıkıp milli parkı terk ettik ve sahildeki balıkçıda nefis bir barbunya balığı ziyafeti çektik kendimize. 

 O gün arabalara binip oradan uzaklaşırken İğneada Longoz ormanı hatıralarımızda unutulmazlar arasında yerini almıştı çoktan.

 Dün haberi duyduğum zaman nükleer santral tehdidi ile karşılaşan İğneada'nın durumu neden içimi acıttı anlıyorsunuz sanırım.

 Sosyal paylaşım sitelerinde İğneada'da nükleer santrale hayır çağrılarını görünce içim bir kez daha acıdı. Zira Marmara Denizindeki harika adamızda kurulan devasa baz istasyonlarına tüm ada halkı hayır demiş, gerekli mercilere yazıp çizmiştik. Hiçbir sonuç çıkmadı. Devasa baz istasyonu bahçemizin dibinde aynen duruyor ve biz kanser korkusu ile yaşıyoruz.

 Bu nükleer santrale hayır sözlerinin de hiçbir şey ifade etmeyeceğini biliyorum. 

 İğneada longoz ormanı yok olacak ve sadece anılarımızda kalacak.

 

 
Toplam blog
: 826
: 1068
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..