- Kategori
- Güncel
İğrenç bir konu!
Bu kez ne yazık ki iğrenç bir konuyu ele alacağım. Düşünmesi bile insanın tüylerini diken diken eden bir konu bu. Dilimizdeki adıyla sübyancılık ya da pedofili.
Çok uzağa gitmeyelim, internette pedofili veya sübyancılık söcüklerini aratırsanız tanımını rahatça bulacaksınız. Örnek olarak Wikipedia sitesini ele alalım. Açıklama şöyle;
“Pedofili ya da sübyancılık, yetişkin bir kimsenin ergenlik öncesi çocukları veya ergenliğe yeni girmişleri cinsel açıdan çekici bulması ve cinsel eğiliminin çocuklara yönelik olmasına neden olan psikoseksüel rahatsızlık. Bu durumdan muzdarip kişilere pedofil ya da sübyancı denir.
Sübyancılar -tipik olarak- yetişkin cinsel ilişkiden zevk almakta güçlük çekerler, özgüvenleri eksik olabilir ve çocuklarla ilişkiyi yetişkinlere nazaran daha az tehdit edici bulurlar. Sübyancının eğilimi karşıt cinse veya kendi cinsine olabilir. Sübyancıların büyük bir çoğunluğu erkektir ve bu durum kadınlarda çok nadir görülür.”
Yani korkunç bir sapkınlık. Halkımızın sübyancılık konusundaki görüşü de malumunuzdur. Küçük bir çocuğa karşı bu eylemi yapan bir sapığı sokağa salın. Linç edilmekten şans eseri kurtulsa bile en hafifinden hastanelik edileceğinden şüpheniz olmasın. İşin yasal yönü de ağır cezalar ön görüyor.
Türk ceza kanunu bu iğrenç eylemi 77. Maddesindeki “insanlığa karşı suçlar” kategorisinde değerlendiriyor. Konu TCK’nın 103. Maddesinde aynen söyle yer alıyor;
“MADDE 103. - (1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismar deyiminden;
a) Onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar,
Anlaşılır.
(2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Cinsel istismarın üstsoy, ikinci veya üçüncü derecede kan hısmı, üvey baba, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, sağlık hizmeti veren veya koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından ya da hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehdit kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması hâlinde, onbeş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
(7) Suçun mağdurun bitkisel hayata girmesine veya ölümüne neden olması durumunda, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.”
Bunları yazmama sebep olan ne mi? Yeni Eksen’de de yer alan “10 yaşındaki kız evlenebilir” başlıklı haber elbet. Haberde;
“Sivri çıkışlarıyla bilinen Suudi Arabistan’ın Büyük Müftüsü Şeyh Abdülaziz el eş-Şeyh'den, bu kez de 10 yaşındaki kızların evlenebileceği açıklaması geldi.Müftü Eş-Şeyh'in Avustralya gazetesi The World Observer’a yaptığı açıklama şöyle:
“Evlenmek için 25 yaşını bekleyenler fena halde yanılıyor. Annelerimiz ve büyükannelerimiz 12 yaşına bile gelmeden evlendiler. Aileleri tarafından iyi yetiştirilen kızlar o yaşta dahi evlilik görevlerinin tümünü yerine getirebilirler." deniyor.
İğrenç bir sapkınlık değil mi?
Çok şükür ki Türk Ceza Kanunu bu eylemi hala suç sayıyor...